6. Hukuk Dairesi 2025/870 E. , 2025/2045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2021/153 E., 2025/56 K. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dav
**6. Hukuk Dairesi 2025/870 E. , 2025/2045 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2021/153 E., 2025/56 K. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların kooperatif yönetim görevini ifa ettikleri dönemde kooperatif ana sözleşmesine ve kanuna aykırı olarak aldıkları kararlarla kooperatifi zarara uğrattıklarını ileri sürerek 100.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.01.2016 tarihli, 2013/235 Esas 2016/32 Karar sayılı kararı ile genel kurulda dava açma kararı alınmadan dava açıldığını, dava açmaya ehliyetleri olduğu kabul edilse dahi soruşturma dosyasında alınan rapor ve soruşturma dosyası kapsamına göre davacı kooperatifin zarara uğratıldığına ilişkin bir zarar tespit edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı denetim kurulu üyelerince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 14.02.2018 tarihli ve 2016/2719 Esas, 2018/5888 Karar sayılı bozma ilamı ile mahkemece sorumluluk davası açılmak üzere genel kurul kararı alınmadığı ret gerekçesi olarak yazılmış ise de kooperatifin 04.11.2012 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılmak üzere yetki alındığı, kooperatifin tüm defter, kayıt ve belgelerinin getirtilip konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kooperatif yönetim kurulu tarafından yapılan kooperatif daire satışlarının genel kurul kararı ile yönetim kuruluna verilen yetki çerçevesinde yapılmış olduğu, muavin hesap dökümlerinden, dava konusu çekin kayıt tarihinin, 366 yevmiye maddesi ile, 01.10.2012 olduğu, 320.31. ... Tic. Ltd. Şti. muavin hesabına borç karşılığında, 103. verilen çekler hesabına alacak şeklinde kayıt yapılmış olduğu, yıl sonunda yapılan envanter işlemleri bağlamında, 31.12.2012 tarihi itibari ile, 321. borç senetleri hesabında görülmekte olduğu, yönetim değişikliğinin ise, 04.11.2012 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul ile gerçekleşmiş olduğu, diğer taraftan 01.10.2012 tarihli olağan genel kurul tutanağından üyelerden aidat alacağı mevcut olduğu anlaşılmakta ise de, muhasebe kayıtlarında, ödenecek tutarın tahakkuk ettirildiği hesap olan 431 ve dönem içerinde ödemelerin takip edildiği 131. hesabın kullanılmamış olması nedeni ile ne kadar ödenmeyen üye aidatı olduğu yönünden ve borç ödeme gücü yönünden bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, ancak, 31.12.2023 tarihi itibari ile bankada 40.662,82 TL mevcut olduğu ... isimli şahsa kooperatife her hangi bir iş yapmamasına rağmen 150.000,00 TL'lik çek verilerek bankadan çeki tahsil eden ...'ın tahsil etmiş olduğu 150.000,00 TL'yi Kooperatifin Finans Bank'ta bulunan hesabına yatırdığını, akabinde davalıların bu parayı Kooperatifin Finans Bank'ta bulunan hesabından çekerek Kooperatifin Kuveyt Bankta bulunan hesabına kendi adlarına üye aidatı olarak yatırdığını, bu dürümün banka kayıtlarında mevcut olduğu iddiası kapsamında; Elazığ ....Noterliği'nden, 04.06.2007 tarih ve 10826 yevmiye numarası ile tasdikli karar defterinde yer alan, 57 no'lu Yönetim Kurulu Kararının, "Yönetim kurulumuza, 16.12.2010 tarihinde dilekçe ile müracaatta bulunarak kooperatif hisse ve ortaklığından istifasının kabulüne oy birliği ile karar verildi. Ayrıca kooperatifimizin banka hesabına yatırmış olduğu, 50.000,00 TL (Ellibin)'nin 20.09.2011 tarihli çek ile ödenmesine karar verildi.” şeklinde kararın bu hususu teyit ettiği, bu çekin Kooperatifler Kanunu m. 17 hükmü çerçevesinde ayrılan ortağın ödediği aidatın iadesi niteliği arz ettiği, tüm üyeler yönünden gecikme cezasının uygulanmadığı, inşaat giderlerinde usulsüz olarak yaklaşık 7.000,00 TL (yedi bin)ye yakın miktarda tavuk faturasının işlenmesi suretiyle gerçeğe aykırı kooperatifi zarara sokulduğu iddiası yönünden; dava dosyası ekine sadece 2012 yılı defteri sunulmuş olduğu ve bu harcama ilişkin tarih belirtilmemiş olması yanı sıra, demir ustası ...'nın da beyanı mevcut olmaması nedeni ile bir tespit ve değerlendirme yapılamadığının belirtildiği, davalıların kusurunun bulunduğu hususunun ispatlanamadığı, özen yükümlüğüne aykırılık yönünden dosya kapsamına tüm belgelerin asıllarının sunulmaması nedeniyle inceleme yapılamadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 15.07.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunun sonuç kısmında ikinci, üçüncü, sekizinci ve dokuzuncu maddelerinde açıklandığı üzere, doğan zararlar bakımından yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun gündeme gelebileceğinin belirtilmesine rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kooperatif yöneticilerinin sorumluluklarına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.