(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/9500 E. , 2007/12635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.1.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/9500 E. , 2007/12635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.1.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye devredilen pay üzerine yüklenicinin borcu nedeniyle konulan haciz şerhinin terkini isteminde bulunmuştur. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir. Davacı arsa sahibi, dava dışı yüklenici ile düzenledikleri arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca edimi karşılığı yükleniciye devredilecek payı sözleşme düzenlendikten hemen sonra devretmiştir. Kural, borç ilişkisinin sonucu olan edimin alacaklıya ifasıdır. Fakat hayat şartları, ticaret ve ekonomi gereksinmeleri, alacaklının ifayı beklemeden alacağını başkasına devretmesi veya borçlunun borcunu bir başkasına nakletmesi yollarının da açılmasını zorunlu kılmıştır. Görülüyor ki, alacağın temliki hayatın ihtiyaçlarından ortaya çıkan bir hukuk kurumudur. Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde de bina yapım işini borçlanan yüklenici finans ihtiyacı duyar. Bu ihtiyacın kısmen veya tamamen yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün daha inşaat aşamasında üçüncü kişilere bağımsız bölüm satılarak veya satış vaadinde bulunularak karşılanması mümkündür. Aslında arsa sahibinin Borçlar Kanununun 364. maddesi uyarınca, kural olarak eserin tesliminde devri gereken arsa payını inşaat aşamasında yükleniciye devretmesi yüklenicinin de bunu üçüncü kişilere temlik ederek finans sağlaması arsa sahibinin yükleniciye kredi kullandırmasıdır. Somut olayda da, yükleniciye edimi karşılığı bırakılacak pay tapuda sözleşme düzenlendikten hemen sonra devredilmiştir. Ne var ki, yüklenici edimini yerine getirmediği için 20.10.2005 tarihinde kesinleşen kararla arsa sahibi ile yüklenici arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi hükmen fesh edilmiş, yükleniciye devredilen paylar için tapunun iptali ile yeniden arsa sahibi adına tesciline karar verilmiştir. Hükmen fesih ve tapu iptali tescil davası derdest iken 30.9.2004 tarihinde davalı tarafından yüklenicinin borcu nedeniyle taşınmaz kaydına haciz şerhi konulmuştur. Yükleniciden pay devralan veya yükleniciye devredilen pay üzerine yüklenicinin borçları nedeniyle haciz koyduran kişiler yüklenicinin arsa malikine karşı hakkını ancak kendi edimini yerine getirmesi halinde haklarına kavuşabileceklerini bilecek durumdadır. Zira davacı arsa sahibi ile yüklenici arasında tapuda tanzim edilen akit tablosunda pay devrinin arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklandığı yazılıdır. Davalılar pay satın alırken bu hali gören kişilerdir. Haklarını kullanırken gerekli özeni gösterdikleri varsayılmalıdır. Bu nedenle, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi hükmünden yararlanmaları mümkün değildir. Ayrıca, bu olgular bir yana bırakıldığında dahi, haciz şerhi konulduğu tarihte yüklenici ve arsa sahibi arasındaki derdest sözleşmenin feshi ve tapu iptali tescil davası nedeniyle taşınmaz kaydına ihtiyati tedbir şerhi de bulunmaktadır. İhtiyati tedbir şerhi nedeniyle davalının Türk Medeni Kanununun 1023 maddesi hükmünden yararlanma bu nedenle de yoktur. Tüm bu hususlar gözetilerek, yüklenicinin borcu nedeniyle konulan haciz şerhinin terkini gerekirken, Dairemizin bu konuda kararlılık kazanmış görüşüne de ters düşer biçimde bu davalılar hakkındaki istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 25.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.