Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5672 E. , 2024/2768 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5672 Karar No : 2024/2768 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5672 E. , 2024/2768 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5672 Karar No : 2024/2768 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İrtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir olmadığı, idarenin düzenleyici işlemiyle suç ve cezanın belirlenemeyeceği, üyesi olduğu sendikanın terör örgütüyle bağlantılı olduğuna ilişkin bir yargı kararı bulunmadığı, 29/05/2015 tarihine kadar ilan edilmiş bir terör örgütünün olmadığı, Bank Asya'nın terör örgütünün bankası olduğuna ilişkin bir karar bulunmadığı, olağanüstü hal döneminde durumun gerektirdiği ölçüde, geçici tedbirler alınabileceği, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, gerekçeli karar hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, özel hayata saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:...sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilmiş ise de, anılan mahkumiyet kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan mahkumiyet hükmünün bozulduğu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği görülmüştür. Kesinleşen ceza mahkemesi kararında, davacının 05/02/2014 tarihinde Bank Asya'da açmış olduğu hesaba yaptığı ilk para yatırma işlemi örgütün talimat dönemine denk gelmiş ise de, davacının diğer işlemlerinin örgüt liderinin çağrı dönemlerine denk gelmediği, bankadaki bakiyesini bankanın TMSF'ye devrinden sonra da devam ettirdiği, Bank Asya nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, davacının örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgüte yardım kastıyla hareket ettiğinin tespit edilemediği, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği sabit görülmediğinden davacının beraatine karar verilmiştir. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.