10. Hukuk Dairesi 2023/9343 E. , 2023/11358 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/882 E., 2023/1008 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/248 E., 2022/359 K. Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının ve sürekli iş göremezlik gelirinin belirlenmesinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ta…
**10. Hukuk Dairesi 2023/9343 E. , 2023/11358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/882 E., 2023/1008 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/248 E., 2022/359 K. Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının ve sürekli iş göremezlik gelirinin belirlenmesinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacı şirketin imalat ve ihracat işi yapan bünyesinde çok sayıda işçi çalıştıran bir şirketin olduğuu, davacı şirketin tüm işçilerin yasal haklarını koruduğunu ve ödediğini, işçilerin meslek hastalığına yakalanması sebebiyle yargı yoluna başvurduğu ve bazılarının da SGK'ya başvurduğunu, meslek hastalığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, işçilerin meslek hastalığına yakalanmadığını iddia ettiklerini, davalı işçiye %15 oranında maluliyet oranının tespit edildiğini, bu rapora itiraz ettiklerini, SGK müfettiş raporunda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, davalı işçinin maluliyet oranının tespiti ile tespit edilecek maluliyet oranına göre davalının geçici iş göremezlik gelirine ve sürekli iş göremezlik gelirinin belirlenmesinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davalının Kuruma sigortalı olarak kayıtlı olduğunu, davacı işveren sigortalının yakalandığı hastalığın meslek hastalığı olmadığını, işçinin meslek hastalığına yakalanmasında kusurları olmadığını, Kurum tarafından belirlenen çalışma gücü kaybı oranının da bağlayıcılığı olmadığı iddiası ile dava açtıklarını, Kurum müfettişince tutulan inceleme sırasında işyerinde ayrıntılı inceleme ve araştırma yapılmış, çok kapsamlı bir rapor düzenlendiğini, Kurumun davalı işçinin meslek hastalığı iddiasını 5510 sayılı Kanun hükümleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirmiş, hastane raporlarının Sağlık Kurullarınca yine mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda meslek hastalığı tanısına varıldığını, davacı işverenin işçilerin meslek hastalığına tutulmadığı iddiası ise somut belge ve bilgilere dayanmamakta olup, soyut söylemlerden ibaret olduğunu, sağlık kuruluna gönderilen itirazın sonucu da henüz belli olmadığını ve beklenmesi gerektiğini bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının iddiasının meslek hastalığı olmadığı, olduğu kabul edilse bile Kurumun tespit ettiği sürekli iş göremezlik oranının bulunmadığı şeklinde olduğu, bu kapsamda dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, dosya kapsamında bulunan tıbbi raporlar ve en nihayetinde SSYSK raporları ile uyumlu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafın iddiasının aksine davalı işçide meslek hastalığının bulunduğu, en az Kurum tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranında meslekte kazanma gücünün kaybedildiği sübuta ermiş olduğu" gerekçesiyle; "Davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, meslek hastalıkları ile ilgili bilirkişi raporunun çıkarılırken ILO'nun esas alınması gerektiğini, ancak bilirkişi raporunun buna uygun olmadığını, bu durumun bilimsel gerçeklikle hukuksal verilerin çelişmesine sebebiyet verdiğini, mahkemece alınan adli tıp raporunun da bu sebeple bu durumun bir örneğini oluşturduğunu, bu sebeple daha güncel ve net bir değerlendirme yapabilmek için son gelişmeler ve yayınlar göz önüne alınarak Türk Toraks Derneğince yayımlanmış olan maluliyet değerlendirme rehberi esas alınarak irdeleme yapılmasını ve bilimsel verilerle örtüşen bir rapor hazırlanmasının hukuken ve somut gerçeklik açısından daha doğru bulunacağını, maluliyet değerlendirme rehberine göre maluliyet oranının belirlenebilmesi için izlenmesi gereken yolda en önemli hususlardan birisinin de anamnez denen aşama olduğunu, diğer önemli bir aşamanın ise laboratuar testleri olduğunu, davacının SGK'lı ve SGK'sız olarak çalıştığı tüm iş yerlerinin tespit edilmek suretiyle bahse konu iş yerlerinin kusur oranlarının tespitini talep ettiklerini, bahse konu tüm iş yerlerinde keşif yapılması gerektiğini, hastalığın zamanla oluşup oluşmadığı araştırılarak kusur durumunun tüm faktörlerinin değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, hastalık sebebiyle saptanan bozukluğun geçici mi, kalıcı mi, kalıcı ve ilerleyici mi olduğu, mevcut patoloji ile kişinin çalışmakta olduğu işte veya başka bir işte çalışıp çalışamayacağı, tedavi ve prognoz hakkında görüşlerin belirtilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda bu hususların belirtilmediğini, gerekli özenin gösterilmediğini, kişinin anamnezi alınırken gerekli bilgilerin edinilmemiş olduğunu, sadece sigara kullanıp bıraktığının kaydedildiğini, sigaranın somut olaya etkisinin raporda hiç irdelenmediğini, radyolojik şüphelerin de patolojik tanılarla detaylı incelenmesi gerektiğini, Kurumun hatalı ve kesin olmayan hesaplamanın ve maluliyetin tespiti nedeniyle Kurum vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamında bulunan tıbbi raporlar ve en nihayetinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 22.05.2022 tarihli raporu göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafın iddiasının aksine davalı işçide meslek hastalığının bulunduğu, ve 24.07.2014 tarihinde en az Kurum tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranında meslekte kazanma gücünün kaybedildiği sübuta ermiş olmakla davacının davasının reddine karar verilmesi yerinde olduğu" gerekçesiyle; "İlk Derece Mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Kanun'un 14 ve 95 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.