Başvuru, kolluk kuvvetleri tarafından toplantıya yapılan müdahale neticesinde yaralanma meydana gelmesi ve buna ilişkin yürütülen ceza soruşturmasının etkili olmaması nedenleriyle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkindir.
Başvuru, kolluk kuvvetleri tarafından toplantıya yapılan müdahale neticesinde yaralanma meydana gelmesi ve buna ilişkin yürütülen ceza soruşturmasının etkili olmaması nedenleriyle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkindir. Başvuru 20/2/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 1988 doğumlu ve avukat olan başvurucu, olay tarihinde İzmir'de yaşamaktadır. Başvurucu 13/2/2015 tarihinde bazı sivil toplum kuruluşlarının laik, bilimsel ve ana dilde eğitim konusunda ülke genelinde düzenlediği basın toplantısı ve protesto gösterilerden İzmir'de düzenlenen kısmına katılmıştır. Anlatımına göre başvurucu, bir grup insanla basın toplantısının yapılacağı alana yürürken kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle karşılaşmış, coplanarak darbedilmiş, ardından bir arkadaşını yanına almaya çalıştığı esnada toplumsal müdahale aracı (TOMA) içinde bulunan bir polis memuru tarafından fark edilerek hedef alınmış ve yakın mesafeden yüzüne basınçlı su sıkılması sonucu yaralanmıştır. Göstericilerden 58 kişi olay nedeniyle yakalanarak gözaltına alınmış ve buna ilişkin olarak kolluk tarafından tutanak düzenlenmiştir. Olay ve Yakalama Tutanağı'nda, yapılan toplantı ve kolluğun müdahalesi genel hatlarıyla anlatılmış; bu kişilerin ikaza rağmen dağılmamakta ısrar etmeleri ve kolluk görevlilerine direnmeleri nedeniyle yakalandıkları belirtilmiştir. Anılan tutanak dokuz sayfadan oluşmakta olup yedi sayfasında tutanağı düzenleyen kolluk memurları ile yakalanan kişilerin imzaları bulunmaktadır. Tutanakta başvurucu, yakalanan bu 58 kişi arasında sayılmamakta; tutanağın içeriğinde ismen başvurucudan bahsedilmemekte; ayrıca başvurucunun imzası da bulunmamaktadır. Başvurucu, olay nedeniyle gözaltına alınmadığını beyan etmektedir. Başvurucu hakkında açılan ceza davası olup olmadığına ilişkin bilgi başvuru dosyasına yansımamıştır.A. Sağlık Raporları Başvurucu hakkında olay tarihinde düzenlenen adli muayene raporu -okunabildiği kadarıyla- şöyledir:"-Olayın Öyküsü; 10 kişilik bir grup halinde yürüyorduk. Kenardaydım. TOMA yakın mesafeden gözüme tazyikli su sıktı. (...) Etrafımızda bizi çevreleyen polisler vardı. Sırtıma, enseme copla vurdular dedi.-Muayene bulguları; Ağız alt ve üst dudaklarda kanama ve ödem. Burun kanalından epitaksis [kanama]. Sağ göz ödemli ve hematomlu. Üst göz kapağı hematomlu. -Sonuç; Mevcut bulgular BTT [basit tıbbi müdahale] ile giderilemez. Hayati tehlikesi yoktur. Göz uzmanı, beyin cerrahisi uzmanı, (...) konsültasyon gerekmektedir. Göz bulguları yönünden tekrar kontrolü ve değerlendirilmesi uygundur. Kesin rapor uzman adli tabiplikçe verilecektir." Başvurucu hakkında düzenlenen epikriz/anamnez raporları şu şekildedir: - Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesinin 13/2/2015 tarihli ve 8456238 protokol numaralı epikriz/anamnez raporu: "Darp ile boyun sağda ağrı, sağ gözde konjonktivada kızarıklık, beyin BT normal, servikal lordozda düzleşme."- Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesinin 13/2/2015 tarihli ve 8456238 protokol numaralı epikriz/anamnez raporu:"Travma ve darbeye bağlı olarak alt ve üst dudaklarda kanama, şişlik ve ödem oluşmuştur. Üst dişlerde ön bölgelerde 12, 11, 21 nolu dişlerde darbeye bağlı sallanma mevcuttur. Diş kaybı söz konusu olabilir. Dişlerde 11, 21 de oynama ve önemli çıkma vardır. Tekrar takibi gerekmektedir." Başvurucunun Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Temsilciliğine başvurusu üzerine başvurucuya ilişkin 22/4/2015 tarihinde düzenlenen değerlendirme raporunun sonuç kısmı şöyledir: "-Yumuşak doku travması; Sağ göz kapaklarında ekimoz ve ödem, konjuktivada kanama, ödem ve hiperemi, kornea ödemi, punktite epitel defekti ve ödemi, hifema (gözde kan toplanması), ayrıca 14,13,12,11 nolu dişlerde hafif luksasyon, perküsyona duyarlılık tanıları konulmuş olup tedavisi düzenlenmiştir.-Kişinin olaylara dair anlatımları, yakınmalarına ilişkin alınmış olan anamnez, yapılan fiziksel değerlendirme, muayene bulguları, tetkik sonuçları bir arada ve bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde;Kişinin bu süreçte insan eliyle oluşturulmuş travmaya maruz kaldığı ve Dünya Sağlık Örgütünün Uluslararası Hastalık Sınıflandırması, ICD 10 kapsamında YO3 kodu ile de belirtilen işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele kapsamı içinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatini bildirir değerlendirme raporudur." Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 13/4/2016 tarihli raporun sonuç kısmı şöyledir:"Mevcut tıbbi belgelere [epikriz raporlarına] göre; Şahısta üst dişlerde ön bölgelerde subluksasyona neden olan yaralanma arızasının;1-) Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, 2-) Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını bildirir rapordur."B. Ceza Soruşturması Süreci Başvurucu kendisini yaralayan kolluk görevlileri hakkında işkence, olay yerinde bulunan diğer kolluk görevlileri hakkında kamu görevlisinin suçu bildirmemesi, tüm görevliler hakkında ise görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri iddiasıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına (Savcılık) 3/9/2015 tarihinde şikâyette bulunmuştur. Savcılık tarafından şikâyete konu toplantıyı gösteren kamera görüntüleri -MOBESE, kolluğun kaydettiği görüntüler- temin edilmiş, yedi DVD'den oluşan görüntülerin incelenmesi amacıyla bilirkişi atanmıştır. Yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 7/5/2015 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmı şöyledir:"İncelenen görüntülerde İzmir Enternasyonel Fuarı Basmane kapısı önünde bir grupun toplandığı bu gruba Buca Belediyesi önünde basın açıklaması yaptıktan sonra otobüslerle gelen diğer bir grubun daha katıldığı ve fuar önünden konak meydanına doğru yürüyüş yapmak istediği, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin ise bu yürüyüşe izin vermeyeceklerini ve yürüyüşün yasa dışı olduğunu kendilerinin basın açıklaması yaparak dağılmalarını polis ile karşı karşıya kalmamalarını gerek mikrofon ve gerekse megafonlarla ilan ettikleri ve grubun bu ikaz ve uyarılara uymayarak polislerin üzerine yürümeye başlamasıyla polisin toma araçları ve yaya polisler ile gruba müdahale ettiği bir kısım gözaltılar yaptığı görülmüştür. Çok kalabalık bir gruba yapılan bir müdahale söz konusu olduğundan kalabalık arasında müşteki tespit edilememiş ve bu sebeple şikayetine konu görüntüler bulunamamıştır." Savcılık 19/9/2016 tarihinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri hakkında kovuşturma yapılmamasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Toplumsal güvenliğin sağlanması için öncelikle önleyici görevleri yerine getirme ve bundan sonuç alınamaması halinde ise suçla mücadele etmeleri konusunda güvenlik kuvvetlerine kafi ve etkili yetkilerin tanınması zorunlu bulunmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak polise zor kullanma yetkisi verilmiştir. Zor kullanma, direnme ve saldırının mahiyetine ve derecesine göre etkisiz hale getirilecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedeni kuvvet, maddi güç ve kanuni şartları gerçekleştiğinde her çeşit silah kullanma yetkilerini ifade eder.2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyeti Kanununun maddesinde;...Polis, görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir. Zor kullanma yetkisi kapsamında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet, maddî güç ve kanunî şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir.. şeklinde düzenleme mevcut olup,...Müştekinin de katıldığı 13/2/2015 tarihinde yapılan yasadışı yürüyüş eylemine ilişkinikazlara rağmen grubun dağılmaması üzerine Emniyet Güçlerince içinde müştekinin de bulunduğu gruba müdahale sırasında zor kullanılarak gözaltına alınması esnasındamüştekide oluşan 'basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmasından' ibaret olayda; polisin yasal yetkisini kullanması nedeniyle üzerine atılı zor kullanma yetkisine ilişkin sınırı aşılması suretiyle kasten yaralama suçunun yasal unsurları oluşmadığı Yargıtay Karaları (4 2012 tarih ve 2010/23257 E,2012/14697 K) ve AİHM içtihatları (Murray/İngiltere,14310/88, 28 Ekim 1994) ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;Yasal unsurları oluşmayan zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan şüpheliler hakkında atılı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına..." Başvurucu tarafından Savcılık kararına yapılan itiraz, İzmir Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/11/2016 tarihli kararıyla "savcılık kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle reddedilmiştir. İtirazın reddi kararı başvurucuya 20/1/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 20/2/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Özge Özgürengin, B. No: 2014/5218, 19/4/2018, §§ 24, 25, 29-31; Ali Ulvi Altunelli, B. No: 2014/11172, 12/6/2018, §§ 23-26, 36-38; Mehmet Güneş B. No: 2015/16417, 11/12/2018, §§ 24-