4. Hukuk Dairesi 2010/616 E. , 2010/4773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı Eskişehir ... ve ... aleyhine 30/10/2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tar
**4. Hukuk Dairesi 2010/616 E. , 2010/4773 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı Eskişehir ... ve ... aleyhine 30/10/2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre şağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Öteki temyiz itirazına gelince; a)Davacılar, 17.08.1999 günü meydana gelen deprem nedeniyle binanın yıkılmasından dolayı uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalılardan ... ise, olayda sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, bozmadan önce verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davalılardan Eskişehir ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda; davalılardan ... 1.5/8, yüklenici Tevfik Tarhan 2/8, bağımsız bölüm sahipleri 2/8, belediye görevlileri 1.5/8 ve proje denetimini yapan Ferruh Singer 1/8 oranlarda kusurlu bulunmuşlardır. Zarar kapsamının saptanmasına ilişkin bilirkişi raporu ise 6/8 kusur oranına göre hesaplanma yapılmıştır. Davacılar dava dilekçesinde, davalılardan ...'ün % 50'ye yakın oranda kusurlu olduğunu belirtmişler, diğer kusurlu olarak da Eskişehir ...'nı göstermişlerdir. Bu durumda, davalılardan ..., sadece kendi kusuru ve diğer davalı Eskişehir ...'nın kusuru toplamından sorumlu olduğundan 6/8 orandaki kusurdan sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Öte yandan, diğer davalı Eskişehir ...'nın idari yargı yerinde tazminat ile sorumlu tutulabileceği göz önüne alınarak, davalılardan ...'ün çifte ödemeye (tahsilde tekerrüre) yol açmayacak biçimde sorumlu tutulmasına karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Yukarıda belirtilen kusur oranları ve açıklanan ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bette gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.