6. Hukuk Dairesi 2023/3698 E. , 2024/2047 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/821 E., 2023/1040 K. HÜKÜM/KARAR : Red- Kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk derece mahkemesinin 30.09.2010 tarihli yetkisizlik kararının Yargıtay 11. HD. 05.07.2012 tarih 2011/5258 E., 2012/12061 K. sayılı ilamı ile onanması sonrasında Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili, davalılar ... Gayrimenkul Değer…
**6. Hukuk Dairesi 2023/3698 E. , 2024/2047 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/821 E., 2023/1040 K. HÜKÜM/KARAR : Red- Kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk derece mahkemesinin 30.09.2010 tarihli yetkisizlik kararının Yargıtay 11. HD. 05.07.2012 tarih 2011/5258 E., 2012/12061 K. sayılı ilamı ile onanması sonrasında Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili, davalılar ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında 28.03.2008 tarihli Ekspertiz Hizmet Sözleşmesi kapsamında 19.06.2008 tarihinde ... Akdeniz Şubesi tarafından ... Tekstil Yaş.Meyv.Seb.Petr.Tic.Ltd. Şirketine kullandırılacak olan kredinin teminatı için ...'na ait ... İli,... İlçesi ,... Köyü,2223 parselde kayıtlı bir adet soğuk hava deposu, bir adet tek katlı kargir ev ve müştemilatı ve tarla için 23.06.2008 tarih ve ŞB-0806040 nolu raporu ile taşınmazların rayiç değerinin 1.825.000,00 TL olarak belirlendiğini ve rapor esas alınarak taşınmaz üzerinde 2.727.000,00 TL bedelli ipotek tesis edilerek dava dışı şirkete toplam 588.000,00 TL kredi kullandırıldığını, geri ödemelerdeki düzensizlik nedeniyle kredi borçlusu şirket hakkında ... 5.İcra Müdürlüğü'nün 2009/2481 E. sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip işlemleri başlattıklarını,icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdiri sonucunda düzenlenen 19.03.1009 tarihli raporda taşınmazın içerisindeki makinalar ile beraber değerinin 488.750,00 TL olarak saptandığını ve davaıl şirket tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda taşınmazın değerinin çok fahiş saptandığının anlaşıldığını ve müvekkili bankanın hatalı bu rapor nedeniyle 04.01.2010 tarihi itibariyle zararının 967.104,00 TL ye ulaştığını, davalıların güveni kötüye kullandıklarının sabit olduğunu, cezalandırılmaları istemi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, davalıların eyleminin Borçlar Hukuku açısından haksız fiil niteliğinde olduğunu,davalı firmanın kendi çalışanlarınca 3.kişilere verilen zararlardan sorumlu olduğunu,gerçek dışı rapor düzenlemek suretiyle teminat açığına neden olarak bankanın zararına sebebiyet veren davalıların bu zarardan sorumlu olduklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL tazminatın kredi kullandırım tarihi olan 30.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; değerleme hizmetinin verildiği dolayısıyla iddia edilen haksız fiilin vuku bulabileceği yerin ... olduğunu, davacı ile imzalanan ekspertiz hizmet sözleşmesinde İstanbul Merkez Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, HUMK.nın 8,10,21 ve 22. maddeleri göz önüne alındığında ... Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin hiçbir emare bulunmadığını, açılan davada yasa hükümleri uyarınca da, sözleşme hükümleri uyarınca da İstanbul Mahkemelerin yetkili olduğunu ve dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesini istediklerini, müvekkili şirketin Anadolu Sigorta A.Ş. nezdinde Mesleki Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu ve anılan şirketin davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın esası bakımından da yersiz olduğunu, davacının henüz muaccel bir zararının oluşmadığını, davacının haksız fiil iddiasının ispata muhtaç olduğunu, müvekkili şirketin davacının ihmalinden kaynaklanan zararlardan sorumlu tutulamayacağını bildirmiş ve davanın öncelikle yetki yönünden olmadığı taktirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle; ikametgahının ... 'de olduğunu, ... Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu ve davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın ... Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiğini, davanın esası yönünden de dayanaksız olduğunu, ekspertiz incelemesini mevzuata uygun olarak yaptığını, belirlediği değerin de günün şartlarına göre emsallerine uygun olduğunu bildirmiş ve davanın öncelikle yetki yönünden, olmadığı taktirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir Davalı ..., uygun tebligata rağmen duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ... yönünden; kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile davalının davacının zararından sorumlu olduğu, her ne kadar davalı cevap dilekçesinde böyle bir itirazı olmadığı halde devam eden yargılamada rapordaki imzasına itiraz etmiş ise de, bu yönden de mahkemece araştırma yapıldığı ve hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 16/08/2021 tarihli Adli Tıp raporunda söz konusu imzanın (Birsel) Yekta ...'nin eli ürünü olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davalının, haksız fiil tarihi olan, söz konusu ekspertiz raporuna göre kredinin onaylandığı 30/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik talep ettiği 100.000,00 TL'den sorumlu olduğuna, Davalı ...Ş. yönünden ise; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan 28/03/2008 tarihli " Ekspertiz Hizmet Sözleşmesi"nin 5.5 maddesine göre; davalı şirketin, davacı bankanın doğacak her türlü zarar ve ziyanından sorumlu olduğu yönündeki düzenleme gereği, davacı bankanın zararından sorumlu olduğu, mahkemece, davacı bankanın, 19/03/2009 tarihinde icra dosyasında düzenlenen kıymet takdiri raporu ile zararı öğrendiği, bunun üzerine davalı şirkete ... 10. Noterliği'nin 03/09/2009 tarihli ihtarnamesi ile davalı şirketten zararını talep ettiği, ihtarnamenin 07/09/2009 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği ve ihtarnamede tanınan 7 günlük süreye göre 15/09/2009 tarihinde temerrüde düştüğü kanaatine varılarak, bu tarihten itibaren işleyecek, taraflar karşılıklı tacir olduğundan talep gibi, avans faiziyle, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik talep ettiği 100.000,00 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, Davalı ... hakkında açılan davanın ise; gerek kesinleşen ceza mahkemesi kararı gerekse, davalının davalı şirket ortağı olarak şirket adına davaya konu raporu imzalamış olması, raporu düzenleyenin diğer davalı ... ... olması hususları ile ayrıca davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmeye göre, davalı şirketin bankanın doğacak zararlarını karşılamayı peşinen kabul ettiği, bu durumda davalının şirketin ortağı olması sebebiyle bile bile şirketi ve dolayısıyla kendisini borç altına sokacak kusur eylemde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, haksız fiil hükümlerine göre davalıyı zarardan sorumlu tutmak için kusurun varlığı gerektiği, ancak davalının kusurunun ispatlanamamış olması nedeniyle davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davaının davalı ... yönünden reddine, davalılar ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... Gayrımenkul Değerleme A.Ş. ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'un ekspertiz raporunu SPK Lisanslı GM Değerleme uzmanı sıfatı ile imzalamış olup, sorumlu olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı ... ... değerleme uzmanı olarak imzalamışken davalı ...'un SPK Lisanslı GM değerleme uzmanı sıfatı ile imzaladığını, raporun iki davalı tarafından birlikte imzalandığını, davalı şirket ile aktedilen hizmet sözleşmesinin 5.9. maddesinde SPK lisanslı eksperler ile çalışılacağı belirtildiğini, müvekkilinin SPK Lisanslı değerleme uzmanı olması nedeniyle davalı ...'un imzasına itibar ettiğini, raporda davalı...'un imzasının üzerinde onay ibaresi olduğundan onayladığı düşünülse dahi bunun sıradan bir şirket yetkilisinin onayından öte olup, SPK Lisanslı uzman olarak da imza attığının kabul edilmesi gerektiğini, davalı ...'un ceza dosyasında beraat almış olması bu davalı yönünden davanın reddi gerekçesi yapılmasının doğru olmadığını, hukuk ve ceza yargılamasının birbirinden bağımsız olduğunu, davalının sadece kastından değil ihmal ve kusurlu davranışları nedeniyle de sorumlu olacağını ve gerçek değer ve tespit edilen değer arasındaki fark gözetildiğinde basit bir hatadan söz edilemeyeceğini davalının SPK Lisansının sorumluluklarını yerine getirmediğinin ortada olduğu, belirtilen nedenlerle kararın bozulması talep edilmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; TBK 74. maddesi gereği beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü, ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi hususların hukuk hakimini bağlamayacağının açık olduğunu, davacı bankanın davasına dayanak ettiği raporların hiçbirinde müvekkilinin imzasının olmadığını, davalı müvekkile ait olduğu ifade edilen imza görüntüleri kaşe ve lazer yazıcı ile oluşturulmuş sahte imzalar olduğunu, ceza dosyasındaki eksper raporları üzerinde 30 kat büyütme yapılarak alınan görüntülerin incelenmesinde müvekkiline ait olduğu iddia edilen imza görünümlü şeylerin gerçekte lazer yazıcı ve kaşeler ile sahte olarak üretildiğinin gözle göründüğünü, imza görüntüsünün aslında bir kaşe ürünü olduğu, kaşe üzerindeki bulunan kırmızı, mavi ve siyah mürekkep lekelerinin olduğu bu mürekkep lekelerinin farklı renklerde stampa kullanıldığının bir göstergesi olduğunun anlaşılmasına rağmen bilirkişi raporunda bu hususların göz ardı edildiğini, bilirkişi raporun hatalı ve eksik düzenlendiğini ve hatalı karar verildiğini, belirtilen nedenlerle kararın bozulması talep edilmiştir. Davalı ... Gayrımenkul A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Raporlar arasında müterafik kusur ve kusur oranları açısından çelişki bulunduğunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 51. maddesine göre kredi açma yetkisinin banka yönetim kuruluna ait olduğunu ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu, verilen milyonluk kredilerin risk yükünün basit bir ekspertiz hizmeti ve ücreti karşılığında yapan müvekkil şirkete yüklendiğini, davacı bankanın müşterisinin risk analizlerini yapmadığının icra dosyasından anlaşıldığını, tüm riskin 3. kişiye ait taşınmaz üzerine yüklediğini, ayrıca rapordaki belirtilen değere göre çok kıymetli olduğu anlaşılan taşınmaz için tek ekspertiz raporu ile kredi vermiş olması nedeniyle davacının da kusurunun açık olduğunu ve kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, dolayısıyla davacının müterafik kusuru olup raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre zararın ekspertiz raporunda çıkan değer ile icra dosyasındaki fark şeklinde hesaplanmış olmakla kabul edilemeyeceğini, nitekim taşınmazın değerinin tamamı kadar kredi verilemeyeceğini, veriliyor ise yasaya aykırı davranılmış olacağını, hesaplamanın kredi tahsis oranına göre yapılması gerektiğini ve Yargıtay kabullerinin de bu yönde olduğunu, zarar hesabının da hatalı olduğunu, davacının bankacılık işlemlerini ihlal ederek oluşturduğu fazladan zararın müvekkiline yüklenmesinin doğru olmadığını, belirtilen nedenlerle kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ekspertiz hizmet sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası, 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalılar ... Gayrımenkul Değerleme A.Ş. ve ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı bankanın davadışı şirkete kullandırdığı kredi miktarı karşılığı ayni teminat olarak kabul ettiği 3 adet gayrımenkulün krediyi kullanma tarihindeki kıymet takdirini davalı ...Ş. ne 23.06.2008 tarihinde yaptırmıştır. Dava konusu olan ekspertiz hizmet sözleşmesi gereği düzenlenen ekspertiz raporundaki ... İli,... İlçesi ,... Köyü, 2223 parselde kayıtlı bir adet soğuk hava deposu, bir adet tek katlı kargir ev ve müştemilatı ve tarlanın değeri 1.825.000,00 TL olarak belirlenmiş, kredinin geri ödemesindeki düzensizlikler nedeniyle açılan icra takip dosyasında 19.03.2009 tarihinde icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdirinde ise 488.750,00 TL olarak tespit yapılmıştır. Bu tespite göre, gayrımenkul değerleme şirketinin tespiti ile icra dairesi tespiti arasında yaklaşık 4 katı fark bulunmaktadır. Aynı icra dosyasında alınan rehin açığı belgesindeki 1.081.340,32TL tutar yönünden davacı banka alacağını alamadığı için rehin açığı belgesi düzenlenmiştir. Bu durumda davalı şirket, davalı şirket yetkilisi ve SPK onaylı değerleme uzmanı yakın tarihli raporlara göre fahiş fark içeren rapor düzenlemiş olduğundan kusurlu bulundukları sabit olmakla müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken davalı ...'un sorumlu tutulmaması ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen farklı tespit ve hesaplamalar içeren bilirkişi raporlarından hangisine itibar edilerek karar verildiği açıklanmaksızın hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacı bankanın alacağı esas alınarak bu kredi nedeniyle rehnedilen diğer taşınmazlardan yaptığı toplam tahsilat mahsup edilmek suretiyle bu davanın konusu taşınmazın icra dairesince yapılan kıymet takdiri ile davalı şirketin yaptığı 1.825.000,00 TL kıymet takdiri arasındaki farkın ( davacı bankanın alacağını aşmayacak şekilde ) davalı şirket, şirket yetkilisi ve değerleme uzmanından müteselsilen tahsiline hükmetmekten ibarettir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. V. KARAR 1.Yukarıda değerlendirme bölümünün 1 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacı ve davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Değerlendirme bölümünün 2 nolu bendinde yer alan nedenlerle davacı ve davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcın istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.