8. Hukuk Dairesi 2022/1999 E. , 2024/4361 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/258 E., 2020/45 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar veri…
**8. Hukuk Dairesi 2022/1999 E. , 2024/4361 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/258 E., 2020/45 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; Manavgat ilçesi ... Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmazın tapu kütüğüne kayıtlı olmadığını, taşınmazın aynı zamanda orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının dışında bulunduğunu, orman vasfı taşımayan yerlerden olduğunu, ilgili taşınmazın 1960'lı yıllardan beri davacı tarafından malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığını, taşınmaz üzerinde davacıya ait olan ve halen kullanmaya devam ettiği evin de bulunduğunu, davacının yaklaşık olarak 54 yıldır taşınmazı nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla kullandığını, davacı adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmazın edinme koşulları oluştuğunu belirterek; dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili; söz konusu taşınmazda imar ihyaya ilişkin bir olgunun olmadığını, dava konusu taşınmazın 01.04.2014 tarihinden itibaren Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde kaldığını, Belediye sınırları içinde kalan mücavir alanlarda imar ihyaya dayalı kazanımın mümkün olmadığını, nizalı taşınmazın kadastro tespiti sırasında taşlık, kayalık, çalılık ve fundalık olması nedeniyle tespit harici bırakıldığını, taşınmazın imar ihya ve zilyetlikle kazanmaya elverişli olmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, ayrıca nizalı taşınmazın tapulamasının yapıldığı tarihle uygulamanın kesinleştiği tarihe kadarki dönemde kanunun aradığı anlamda kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazla ilgili olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinde belirtilen zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının bulunmadığını, bir taşınmazın tespit harici bırakılmasının o yerin zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi için tek başına yeterli olmadığını, nitelendirme yapılmaksızın tespit harici bırakılan bir yerin ise öncesinin hava fotoğraflarına bakılması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.