T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1860 KARAR NO: 2025/2315 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/06/2025 NUMARASI : 2020/436 Esas - 2025/513 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 24/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1860 KARAR NO: 2025/2315 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/06/2025 NUMARASI : 2020/436 Esas - 2025/513 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 24/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.11.2010 tarihinde, davalı ... Sigorta tarafından sigortalanan... plakalı traktör ile sigortası bulunmayan ... plakalı motosikletin karıştığı trafik kazasında, motosiklette bulunan Tugay ...'ın vefat ettiğini, müteveffanın babası olan davacının İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/46 Esas sayılı dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı davası açtığını, dosyaya sunulan 10.06.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre traktör sürücüsü ...’in %75, motosiklet sürücüsü ...’in %15, motosiklet yolcusu olan müteveffa Tugay ...’ın ise %10 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, müteveffanın kazanın oluşumuna etkisi bulunmamakta olup, yalnızca ölümündeki müterafik kusuru nedeniyle sorumluluğunun söz konusu olduğunu, bu nedenle, İzmir 4.ATM'nin tazminat hesabını %100 haklılık oranı üzerinden yaptırıp, müterafik kusur kapsamında %20 oranında indirim uyguladığını, kararın Yargıtayca onanması suretiyle kesinleştiğini, bu nedenle eldeki davada kusur yönünden yeniden bir inceleme yapılmasına gerek bulunmadığını, yalnızca güncel verilerle aktüerya hesaplaması yapılmasının yeterli olacağını, İzmir 4.ATM'nin dosyasında belirlenen toplam zarar miktarının 67.653,54 TL olarak belirlendiğini, önceki davada ıslah imkânı bulunmadığından mahkemenin fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak karar verdiğini, davacının işbu dosyada bakiye tazminat talebinde bulunduğunu belirterek sadece güncel ekonomik verilerle hesaplanacak tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı KTK m. 109 gereğince iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davalının haksız fiil faili de olmadığını, bu nednele uzamış ceza zamanaşımı süresinin ... Hesabı’na uygulanamayacağını, davacının belirlenebilir bir tazminat tutarı olmasına rağmen kısmi dava açtığını, eksik harç yatırarak dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davanın ... plakalı araç sürücüsü ...' ihbarı gerektiğini, davacıya zaten ödeme yapıldığını, davacı tarafın gerçek zararını aşan bir zararı varsa bunu ispat etmesi gerektiğini, ayrıca, daha önce yapılmış ödemenin, davacının imzasını taşıyan bir “ibraname” ile sonuçlandığını, bu nedenle borcun sona erdiğini ve davacının başkaca bir alacağı kalmadığını, ... Hesabı’nın sorumluluğunun sadece sigortasız araca atfedilen kusur oranı ve 2010 yılı teminat limiti ile sınırlı olduğu, müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğunu, bu nedenle %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, ayrıca olayda hatır taşımasının da söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından açılan işbu dava öncesinde, müvekkil sigorta şirketine başvurulması üzerine davacıya 28.07.2015 tarihinde 14.930,86 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu ödeme ile poliçeden doğan sorumluluğun sona erdiğini, davacı tarafın ıslah taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketinin, sadece sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınması gerektiğini, müteveffanın gerçek gelirinin tespit edilmesi gerektiğini, önceden yapılan ödemenin güncellenerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, faiz sorumluluğunun ancak dava tarihi itibariyle başlayabileceğini, yalnızca yasal faiz uygulanabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Dava şartı yokluğunda davanın usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasında 15 yaşında hayatını kaybeden Tugay ...'ın ölmeseydi davacı babasına ölünceye kadar destek olacağını, davacının çocuğunun desteğinden yoksun kalması sebebiyle daha önce dava açıldığını, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/236 E. - 2015/535 K.sayılı dosyasında karara bağlandığını, Yargıtay ilgili dairesinin yerel mahkemece verilen hatalı kararı bozduğunu, 7251 sayılı bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe girdiğini, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2019/46 E. - 2019/1445 K.sayılı dosyasındaki karar tarihi olan 19/12/2019 tarihinde henüz söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını, davanın ilk derece mahkemesince verildiği şekliyle fazlaya ilişkin hakları yönünden kabulü gerektiğini, hükmün istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 02/11/2010 tarihinde, davalı ... Sigorta tarafından sigortalanan... plakalı traktör ile sigortası bulunmayan ... plakalı motosikletin karıştığı trafik kazasında, motosiklette yolcu olarak bulunan Tugay ...'ın vefat ettiği, müteveffanın babası olan davacının 06/06/2013 tarihinde İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/236 Esas sayılı dosyasında, davalılar ... Hesabı ve ... Sigorta aleyhine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00-TL'lik destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 2015/535 Karar sayılı kararı ile "davanın kabulü ile 14.930,86 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 3.050,04 TL'nin davalı ... Hesabı'ndan tahsiline" karar verildiği, kararın davacı vekili ve davalı ... Hesabı vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2015/14204 Esas, 2018/7723 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulduğu, dosyanın bu kez Mahkemenin 2019/46 Esas sırasına kaydedildiği, Mahkemenin 2019/1445 Karar sayılı kararı ile; "Davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla, Yargıtay bozma ilamı da dikkate alınarak, birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinde, tek bir indirim oranı uygulanacak olması, her ne kadar dosyada, müteveffanın, hatır taşımasının bulunduğu anlaşılmakla birlikte, tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, Hakimin tazminattan mutlaka indirim yapması gerekmeyeceğinden, mahkememizce takdiren, hatır taşıması mevcut ise de, bu nedenle herhangi bir indirim uygulanmasına yer olmadığına, takdiren %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 17.980,90-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, bu kararın temyiz edildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/3946 Esas, 2021/3306 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, dosyanın bu kez Mahkemenin 2021/337 Esas sırasına kaydedildiği, Mahkemenin 2019/1445 Karar sayılı kararı ile; "...Davanın kısmen kabulü ile; Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 17.980,90 TL'lik miktar yönünden mahkememizce 2019/46 esas, 2019/1445 sayılı kararı; davalı ... Sigorta A.Ş. ve davacı vekili tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olmakla bu davalı yönünden, bu miktara yönelik yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Davalı ... hesabı yönünden; 21.210,44 TL'lik tazminat üzerinden; %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 16.968,35 TL'den de; %20 hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle 13.574,68 TL'den dava tarihi itibariyle her iki davalının da müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte sorumluluğuna 4.406,22 TL'lik miktar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ... Sigorta A.Ş.'nin bu miktar yönünden de ayrıca sorumluluğuna, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsiline (sigorta poliçeleri ile sınırlı olmak üzere), fazlaya ilişkin talebin reddine.." karar verildiği, bu kararın temyiz edildiği, kararın Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2022/13987 Esas, 2024/816 Karar sayılı ilamı ile onandığı ve kesinleştiği; işbu dosyada ise İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ıslah yapamadığını belirterek bakiye zararı için dava açtığı anlaşılmıştır. Davacının aynı kaza nedeniyle, aynı davalılara karşı İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı davadaki yargılamada verilen kararları temyiz etmediği, o dosyada sunulan bilirkişi raporuna itiraz etmediği, raporlardaki miktarların kesinleştiği ve davalı taraf yararına tazminat miktarı bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğundan ek dava hakkı bulunmadığından o dosyadaki yargılama devam ederken işbu davayı açtığı anlaşılmakla mahkemenin derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.24/12/2025