12. Ceza Dairesi 2020/12218 E. , 2024/7217 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Ceza verilmesine yer olmadığına,mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında ta…
**12. Ceza Dairesi 2020/12218 E. , 2024/7217 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Ceza verilmesine yer olmadığına,mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK'nın 85/2,62,50/4-1a,52/2-4,53/6 maddeleri gereğince 60800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; kusura ve eksik incelemeye ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; bilinçli taksir şartları oluşmasına rağmen uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanık sürücü ..., 30.07.2015 günü saat 20:15 sıralarında, yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile bir bölümü yapım sebebiyle kapatılan bölünmüş yolun çift yönlü hale getirilen diğer bölümünü takiben Kayseri istikametinden Boğazlıyan istikametine seyredip, 20. Km'deki olay mahalline geldiğinde, şerit ihlali yaparak, karşı istikametten gelen ölen sürücü ...'nun kullandığı otomobil ile istikametine göre sol şeritte çarpışmaları sonucu, sanığın aracında yolcu olarak bulunan kızının ve karşı araç sürücüsü ve bu araçtaki yolcunun öldüğü olayda; Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahal dışında, çift yönlü yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde, mevcut verilerden anlaşılmakla, yola gereken dikkatini vermemiş, hızını ve sürüşünü mahal şartları ile gece far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamamış, bu haliyle, sevk ve idare hatası sonucu şerit ihlali yapması ve karşı istikametten gelen araç ile istikametine göre sol şeritte çarpışmaları sonucu meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hareketi ile K.T.K.'nın 52/b ve 84/g maddeleri gereğince asli ve tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Sanığın kızı ...'e yönelik taksirli ölüm eylemi açısından neden olunan neticenin münhasıran failin ailevi ve kişisel durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derece mağdur olmasına yola açacağına kanaat olunarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK 22/6 madde ve fıkrası uygulanarak, sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, sanığın ölen ... ve ...' ye karşı gerçekleştirdiği taksirli ölüm eylemi açısından ceza tayininde ise; sanığın olay nedeniyle tam kusurlu olduğu kabul edilerek TCK 85/2 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; TCK'nın 22/6-1. cümlesinin uygulanabilmesi için taksirle hareket sonucu neden olunan neticenin, münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesi gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması gerektiği, böyle bir netice ile birlikte başka bir neticenin de meydana gelmiş olması halinde anılan fıkra ile uygulama yapılamayacağı, ayrıca taksirli eylemden doğan neticelerin bölünerek bir kısmı bakımından ceza verilmesine yer olmadığına, bir kısmı bakımından ise mahkumiyete karar verilemeyeceği dikkate alınmadan, taksirli eylemi nedeniyle meydana gelen olay sonucu kızının ve kazaya karışan diğer araçtaki iki kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında TCK'nın 85/2 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin; eylemin bölünerek sanık hakkında kızının ölümü bakımından ceza verilmesine yer olmadığına, Kemal ve ...'nun ölümü bakımından ise sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.