5. Hukuk Dairesi 2012/5767 E. , 2012/11508 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından, duruşma ist…
**5. Hukuk Dairesi 2012/5767 E. , 2012/11508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından, duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.. Mahkemece, irtifak hakkı karşılığının tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan serbest satışlara göre taşınmaz değerinin hesaplanması zorunludur. Mahkemece, hükme esas alınan raporda somut emsal olarak kabul edilen satış işlemi, Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca rızai kamulaştırma suretiyle yapılmış olduğundan, bu satışın serbest satış olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Bu nedenle taraflara, değerlendirme tarihine yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü emsalleri bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.