12. Ceza Dairesi 2021/6176 E. , 2025/3396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3393 E. - 2018/3662 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesin
**12. Ceza Dairesi 2021/6176 E. , 2025/3396 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3393 E. - 2018/3662 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin, her iki sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, savunmasının aksini ispatlar somut bir delil bulunmadığına, Sanık ...'nın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bursa KOM Şube Müdürlüğü Kaçakçılık Suçları Büro Amirliği görevlilerinin yaptığı istihbarı çalışmalarda, sanık ...'in, ... Taksi Durağının karşısındaki çayocağında sanık ... ile birlikte oturduğu ve çantasında çok sayıda tarihi eser olduğu şeklinde bilgilere ulaşılması üzerine başlanılan araştırma sırasında sanıklar Hasan ve İbrahim'in ... Çayocağının önünde oturduklarının görüldüğü, sanıkların kaba üst yoklamalarında herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, sanık ...'ın elinde bulunan siyah çantanın içerisinde ne olduğu sorulduğunda, sanığın çantada tarihi eser niteliğinde objelerin bulunduğunu beyan ederek çantadan çıkarttığı üç adet küçük poşeti görevlilere kendi rızası ile teslim ettiği, sanıklar ile birlikte KOM Şube Müdürlüğüne intikal edildiği, muhafaza altına alınan çantadan 62 adet sikke, 5 adet yüzük ile 1 adet mührün ele geçirildiği, usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden sanık ...'ın cebinden çıkan anahtara ait araçta ve ikametgahında yapılan aramada toplam 110 adet kültür varlığının ele geçirildiği, sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında, ele geçirilen tüm eserlerin kendisine ait olduğunu, köylülerin getirdiği eserleri biriktirdiğini, sanık ...'in çocukluk arkadaşı olduğunu, eserlerle bir ilgisinin bulunmadığını, olay günü İnegöl'den Bursa'ya geldiğinden birlikte çay içip sohbet etmek amacıyla bir araya geldiklerini, daha öncesinde kendisinin İznik Müzesinde tanıdığı olduğunu, bu nedenle eserleri teslim ederek Kanun gereği verilecek miktara yönelik işlemin kısa sürede yapabileceğini söylediğini beyan ettiği, sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında da sanık ...'ın 20 yıllık arkadaşı olduğunu, olay günü işleri nedeniyle Bursa'ya geldiğini, sanık ... ile çayocağının önünde buluştuklarını, iki dakika sonra polislerin geldiğini, birlikte emniyet müdürlüğüne gittiklerini, sanık ...'ın çantasından, aracından ve ikametgahından ele geçirilen tarihi eserlerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, "Yüklenen suçun sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı" gerekçesi ile sanıkların beraatlerine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Mahkeme kararına dayalı olarak yapılan dinlemeler sonucunda sanık ... ve İbrahim arasında geçen telefon konuşmaları, yine mahkeme kararına dayalı yapılan aramalarda suça konu tarihi eserlerin sanık ...'ın çantası, aracı ve evinde ele geçirilişi, sanık ...'in hazırlıkta tarihi eserlere ilgi duyduğu, sanık ...'la bu amaçla telefonda görüştüğü bölümdeki beyanının olay tarihinde suça konu eserlerle birlikte her iki sanığın yakalanmış oluşları karşısında tarihi eserlerin sayısı ve niteliği gözetilerek eylemlerinin 2863 sayılı yasanın 67/2 maddesi kapsamında ticari amaçla tarihi eser bulundurma niteliğinde olduğu" değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/14-228 Esas, 2024/281 Karar sayılı kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'in 23.06.2022 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği sanık hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Sanık ...'nın Temyiz İsteği Yönünden Sanık ...'in, sanık ... ile yaptığı telefon görüşmelerinin içeriğini kabul ettiğine dair 21.07.2015 tarihli kolluk beyanının müdafii hazır bulunmaksızın alındığı, sanığın savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'ın, ele geçirilen eserlerin kendisine ait olduğunu, sanık ...'in eserlerle bir ilgisinin bulunmadığını ifade ettiği, 5271 sayılı CMK'nın 135/8. maddesinde sayılan suçlar arasında "kültür varlığı ticaretine aykırı hareket etme" suçunun yer almadığı, bu nedenle tape kayıtlarının somut olayda delil olarak değerlendirilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için, bildirimi yapılmamış kültür varlığının "satışa arz edilmesi", "satılması", "satın alınması", "verilmesi" ve "kabul edilmesi" eylemlerinden hiçbirinin somut olayda gerçekleşmediği de dikkate alınarak sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.