Başvuru, nakdi tazminat ödenmesi isteminin reddi işlemi hakkında açılan davanın emsal kararlara aykırı şekilde reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, nakdi tazminat ödenmesi isteminin reddi işlemi hakkında açılan davanın emsal kararlara aykırı şekilde reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/8/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Ankara’da bulunan Makine Piyade Tugay Komutanlığı emrinde sıhhiye uzman çavuş olarak görev yaptığı 1/11/2012 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı piyade silahları atış denetimi ve eğitimine katılmıştır. Aynı gün içinde atış yapan başvurucunun kulaklarında işitme kaybının meydana gelmesi üzerine başvurucuya tıbbi tedavi uygulanmıştır. Yapılan muayene sonrasında hakkında sırasıyla bir ve üç aylık hava değişimi raporları düzenlenmiş olan başvurucu, Gülhane Askerî Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiştir. Bu hastane tarafından düzenlenen 17/4/2013 tarihli raporda başvurucunun Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamayacağına karar verilmiştir.A. Vazife Malullüğü Talebine Yönelik Dava Süreci Başvurucu, görevini yaparken engelli hâle geldiğinden bahisle vazife malullüğü aylığı bağlanması istemi ile idareye başvurmuş; başvurucunun talebi reddedilmiştir. Başvurucu bu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal kayıpların -idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte- tazmini istemiyle Ankara İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi 10/12/2013 tarihli ve E.2013/1565, K.2013/1869 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, bu kararında özetle başvurucunun atış denetlemesi öncesinde sağlıklı olduğu ve kulaklarında herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığı hususunda ihtilaf olmadığını, atış denetlemesi sonrasında başvurucunun kulaklarında işitme kaybı meydana geldiğini, netice olarak bu engellilik hâlinin görevinin neden ve etkisiyle oluştuğunu kabul etmiştir. Anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Danıştay Onbirinci Dairesi 17/5/2018 tarihinde yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar vermiştir. B. Nakdi Tazminat Ödenmesi Talebine Yönelik Dava Süreci Başvurucu 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında nakdi tazminat verilmesi istemiyle Millî Savunma Bakanlığına başvurmuş, başvurusu zımnen reddedilmiştir. Başvurucu, anılan zımni ret işleminin iptali için Ankara İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) iptal davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde özetle şu hususları ileri sürmüştür: - TSK’da görev yapamamasına ve dava sürecine neden olan olay 1/11/2012 tarihinde yapılan atış denetlemesidir.- Vazife malullüğü nedeniyle açılan davada Ankara İdare Mahkemesi, başvurucuda meydana gelen işitme kaybının vazifeden kaynaklandığını açıkça kabul etmiştir. - Bir polis memurunun benzer maddi olay nedeniyle açmış olduğu bir davada Ankara İdare Mahkemesi davacıya nakdi tazminat ödenmesine karar vermiştir.- İdare kendi faaliyetleri sonucunda oluşan tüm zararları karşılamakla mükelleftir. İdare Mahkemesi 13/3/2019 tarihinde, yukarıdaki (bkz. §§ 9-11) yargısal süreçteki tespitlere yer verdikten sonra özetle başvurucuda meydana gelen engellilik hâlinin barışta güven ve asayişin sağlanması amacıyla askerlik görevinin etkisi ve nedeniyle oluştuğunu kabul ederek zımnen ret kararının iptaline ve 2330 sayılı Kanun kapsamında hesaplanacak nakdi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile ödenmesine karar vermiştir. Anılan bu karar karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 16/6/2019 tarihinde istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın esastan reddine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının ilgili kısmı şöyledir:''...[N]akdi tazminat ödenebilmesi için; 1) Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men takip ve tahkikle, trafik yol ve güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleri konularında görevli olunması ya da görevli kişinin 2330 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde belirtildiği derecede yakını bulunması 2) Ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın, belirtilen görevlerin yapılışı sırasında veya görev sona ermiş bulunsa bile görevden dolayı meydana gelmiş olması 3) Ölüm, yaralanma ve sakatlanmanın oluşumunda kendi kastı bulunmaması koşullarının bir araya gelmesi gerekmektedir.Dava konusu uyuşmazlıkta, somut olayı 2330 sayılı Kanunun 'amaç' başlıklı 1'nci maddesi uyarınca tanımlamak ve sonuca gitmek gerekmektedir. Olay tutanağı ile davacının KKK'lığı piyade silah atış denetlemesinden sonra kulaklarında çınlama ve uğuldamanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davacı olay sırasında iç güvenlik ve asayiş görevine yönelik hazırlık içeren bir faaliyet içindedir. Söz konusu atış denetlemesi birlik Komutanlığı içerisinde yapılan olağan bir faaliyettir.Bu durumda; davacının yaralanmasına neden olan olayın 2330 sayılı Yasa kapsamında kabul edilmesi mümkün görülmediğinden, İdare Mahkemesince nakdi tazminat ödenmemesi işleminin iptali yönünde verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır…'' Davanın esastan reddine dair bu kararın 7/7/2019 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmesi üzerine başvurucu 6/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa’nın maddesinin son fıkrası şöyledir: “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.’’ 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun mülga maddesinin birinci fıkrası şöyledir: ''Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (malul) denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır....'' 2330 sayılı Kanun’un "Amaç" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Bu kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir.’’ 2330 sayılı Kanun'un ''Kapsam'' kenar başlıklı maddesinin ilgili fıkraları şöyledir: "Bu kanun;a) İçgüvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen ... Silahlı Kuvvetler mensuplarını,....e) Güven ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu olan ve yetkililerce kendilerine bu amaca yönelik görev verilen kamu görevlileri ve sivilleri;f) İç güvenlik ve asayişin korunmasında veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile ilgili olarak güvenlik kuvvetlerine kendiliklerinden yardımcı olmuş ve faydalı oldukları yetkililerce tevsik edilmiş şahısları;g) Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik olarak yapılan saldırılara maruz kalan kamu görevlilerini;h) Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan ve 24/2/2000 tarihli ve 4536 sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanunda tanımlanan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenleri;...kapsar." 2330 sayılı Kanun'un ''Nakdî Tazminat'' kenar başlıklı maddesinin ilgili fıkraları şöyledir: ''Bu kanun kapsamına girenlerden;...b) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malûl olanlara 200 katı, diğer engelli hâle gelenlere (a) bendinde belirtilen tutarın % 25’inden % 75’ine kadar, yaralananlara ise %20’sini geçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesine göre nakdî tazminat ödenir.'' 2330 sayılı Kanun’un ''Yönetmelik'' kenar başlıklı maddesi şöyledir:''Bu kanuna göre verilecek nakdi tazminatların ödenme şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ve bu kanunla ilgili diğer hususlar ….. bir yönetmelikle düzenlenir.'' 25/11/1992 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik’in maddesinin ilgili kısmı şöyledir: ''a) İç güvenlik ve asayişin korunmasında, kaçakçılığın men, takip ve tahkikinde, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamada, güven ve asayişi ihlal eden eylemler nedeniyle yakalanan, gözaltına alınan, tutuklanan veya hükümlü bulunanların muayene ve tedavilerinde, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki maksadıyla mayınlanmış sahaların temizlenmesinde, 2935 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde belirtilen görev ve işlerin yerine getirilmesinde, Devlet istihbarat faaliyetlerinde, Devletin kara sınırlarının korunması ve güvenliğinin sağlanmasında ve terörle mücadele faaliyetlerinde ve patlayıcı madde ve şüpheli cisimlerin tespiti, incelenmesi, muhafazası, nakli, imhası ve zararsız hale getirilmesinde görevlendirilen;… (2) Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının,…bu görev ve yardımlarından dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımları nedeniyle ya da Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ve hastalık sonucu ölmeleri halinde, 2330 sayılı Kanunda belirtilen hak sahiplerine verilecek nakdi tazminat ile dul ve yetimlerine bağlanacak aylıkların, engelli hale gelmeleri halinde kendilerine verilecek nakdi tazminat ile bağlanacak aylığın, yaralanmaları halinde ise kendilerine verilecek nakdi tazminatın ve yapılacak öğrenim ve sağlık yardımının esaslarını kapsar.’’