4. Hukuk Dairesi 2021/17514 E. , 2022/16677 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi Davacı ...vekili Av. ... tarafından, davalı ... .. San. ve Tic. A.Ş aleyhine 04.01.2016 gününde verilen dilekçe ile tacirler arası haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27.12.2018 günlü karara karşı davacı vekilinin i…
**4. Hukuk Dairesi 2021/17514 E. , 2022/16677 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi Davacı ...vekili Av. ... tarafından, davalı ... .. San. ve Tic. A.Ş aleyhine 04.01.2016 gününde verilen dilekçe ile tacirler arası haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27.12.2018 günlü karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen 15.04.2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma isteminin miktardan reddine karar verildikten sonra tetkik hâkiminin raporu ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. KARAR Davacı vekili; 03.01.2014 tarihinde davalı tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında müvekkili şirkete ait alt yapıya hasar verildiğini, hasarın kendileri tarafından giderildiğini, hasarın giderilmesine ilişkin sarf edilen tutarın davalıya yapılan bildirime rağmen ödenmediğini, hasar belirleme formu ve arıza raporunun davalı şirket yetkili tarafından düzenlenen tutanağın sunulduğunu, işletme zararına ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek 17.116,87 TL maddi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında; davanın zamanaşımı ve yetki yönünden reddi gerektiğini, davalı şirketin fiilin gerçekleştiği esnada Yalova Belediyesi adına hizmet görmekte olduğunu, bu nedenle husumetin anılan Belediyeye yönetilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kendisine verilen bilgiler dahilinde yol çalışması yaptığını, iş görme sırasında ve öncesinde anılan belediye tarafından çalışma sahasından fiber optik kablo geçtiğine dair müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi davacı şirketin de hattın geçtiğine dair işaret vb koymadığını, davalının elindeki bilgiler ışığında gerekli dikkat ve özeni göstermek suretiyle işini yaptığını, müvekkili şirket kusurlu ise davacının da kusurlu olduğunu belirterek, davanın öncelikle yetki ve zamanaşımı yönünden, aksi halde esastan reddini savunmuş; 06.10.2017 tarihli ikinci cevap dilekçesinde ise; cevap dilekçesinde işin müvekkili tarafından belediye adına yapıldığı şeklinde beyanın, bu işin müvekkili tarafından yapılmadığı ilk etapta tespit edilemediğinden sehven yazıldığı, müvekkili şirket ve Yalova Belediyesi nezdinde haricen yaptıkları görüşmelerde bu işin müvekkili tarafından yapılmadığını tespit ettiklerini, işin esasına girilmesi halinde ise davalı şirketin üzerine düşen tüm objektif mükellefiyetleri yerine getirdiğini beyan etmiştir.