21. Hukuk Dairesi 2017/2032 E. , 2018/8688 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan ... Holding A.Ş, ... A. Ş, ...Yalıtım Ürünleri A.Ş, .... İnş. Teks. Turz. San.Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süres…
**21. Hukuk Dairesi 2017/2032 E. , 2018/8688 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan ... Holding A.Ş, ... A. Ş, ...Yalıtım Ürünleri A.Ş, .... İnş. Teks. Turz. San.Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Dava, 29/01/2008 tarihli iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 01/10/2014 tarihli celsede açıklanan kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, “davanın kısmen kabulü ile 26.171,41 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren, 627,35 TL geçici iş görmezliğin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine” karar verilmiştir. Gerekçede ise “ bilirkişi raporlarında kusur izafe edilmeyen ... Holding ve ... A.Ş. yönünden açılan davanın reddi gerektiği belirtilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne” karar verildiğine işaret edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten, son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra Hakimin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 298.maddesi uyarınca kararlarını gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu HMK’nın 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Mahkemece yargılama sonunda verilen bu kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan (nihai) son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Bu aşamadan sonra yapılması zorunlu iş, gerekçeli kararı kısa karar doğrultusunda ve yasal gerekçeleriyle birlikte mahkemenin yazmasından ibarettir. Artık bu karardan dönme (rücu) olanaklı olmadığı gibi, kararın asli unsurlarından olan gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun biçimde yer alması gerekir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1991/7 E. ve 1992/4 K. sayılı ve 10.4.1992 günlü kararı). Esasen ilamın tefhim edilen karara uygun yazılması ve gerekçe taşıması kamu düzeni ile doğrudan ilgili temel kurallardan olup, bu kurala kanun koyucu HMK’nın 294 ve 298. maddeleriyle varlık kazandırmıştır.