10. Hukuk Dairesi 2012/23244 E. , 2013/15017 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2010/157-2012/514 Davacı,......, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâk
**10. Hukuk Dairesi 2012/23244 E. , 2013/15017 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2010/157-2012/514 Davacı,......, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, iş kazasından doğan rücu ......ı istemine ilişkin olup, 506 sayılı Kanunun 26/1.inci maddesindeki “....sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün, ...... Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, ......un bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, ......un rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu ......ından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, ......un talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise o takdirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise o takdirde de fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre, mahkemece, ...... Mahkemesinin iptal kararının derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek yargılama yapılıp, hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Somut olayda; davalı ......... A.Ş tarafından fabrikanın bakım ve onarım işinin diğer davalı ... İnş. ... A.Ş.'ye verildiği, kazalının....... ... A.Ş sigortalısı olup, çelikhanede ızgara bölümünde tarak değişim işi yapılırken, tarağın eline düşmesi sonucu yaralandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, temyize konu iş bu ilk rücu davasına ilişkin olarak kusur raporu alınmamış, sigortalı tarafından açılan ...... davasına dayanılmıştır. Söz konusu ...... davasında alınan 21.03.2011 tarihli kusur raporunda ise, asıl işveren sıfatıyla ......... A.Ş'ye %10, taşeron sıfatıyla....... ... A.Ş'ye %65, sigortalıya %25 oranında kusur izafe edilmiştir. Olaya ilişkin ceza davası bulunmayıp, sigorta müfettişi ise 506 sayılı Yasanın 26/1. maddesinin tatbiki gerektiğini bildirmiştir. Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca davalıların rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan maddede öngörülen yasal koşulların gerçekleşmesi hâlinde mümkündür. ...... Mahkemesi iptal kararı kapsamında, ......un rücu hakkının, halefiyet ilkesine dayanmayıp, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ...... davasında alınan kusur raporunun iş bu rücu davasında bağlayıcılığından söz edilemez. Kaldı ki, ...... dosyasının kesinleşip kesinleşmediği yönünde araştırma da yapılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden, kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alıp, sonucuna göre hüküm tesisinden ibarettir. Ancak, tarafların kusur oran ve aidiyetleri belirlenirken ...... dosyasının da dikkate alınması gereği gözden uzak tutulmamalıdır. Kabule göre de, %12 olarak belirlenen sürekli iş göremezlik derecesi için 01.10.2010 tarihinde ön görülen kontrol kaydı sonucunun araştırılmadan rücu alacağına hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur. O halde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılara iadesine, 02.07.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.