23. Hukuk Dairesi 2015/6900 E. , 2016/1925 K. "" . Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacının dava dışı borçlu Minimax Ltd. Şti'nden olan alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, takiplerin ke…
**23. Hukuk Dairesi 2015/6900 E. , 2016/1925 K.** **"İçtihat Metni"** . Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacının dava dışı borçlu Minimax Ltd. Şti'nden olan alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, takiplerin kesinleştiğini, borçlunun Nuruosmaniye Vergi Dairesinden olan alacağı için ilgili kuruma müzekkereler ve haciz ihbarları gönderilmiş ise de kurum tarafından eksik ve yanlış cevaplar verildiğini, davalı tarafından borçlu şirket aleyhine Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/25677 esas sayılı dosyasında yapılan takibin muvazaalı olduğunu, 31.11.2011 tarihli sıra cetveli sıralamasının usülsüz olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, husumet ve görev yönünden itirazları olduğunu, müvekkilinin dava dışı Minimax isimli şirketten olan alacağı nedeniyle 10.05.2010 tanzim ve 15.07.2010 vade tarihli ve 40.000,00 TL bedelli bononun Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/25677 esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, takip kesinleştiğinde Vergi Dairesine haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, bu işlemlerden sonra müvekkili ile borçlu arasında borcun tasfiyesi amacıyla protokol imzalandığını, borçlu şirket ile müvekkili arasında muvazaalı bir işlem bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının icra takibini 08.11.2010 tarihinde başlattığı, 10.11.2010 tarihinde dava dışı borçlu şirket vekili tarafından verilen dilekçe ile İİK hükümleri gereğince belirlenen yasal süreler beklenilmeksizin takipten sonra 2 gün içerisinde borcun kabul edildiği ve sürelerden de feragat edildiği, bu dilekçe ile davalının diğer alacaklılar karşısında kayrıldığı, davalı yönünden icra takiplerinde avantaj sağlandığı ve diğer alacaklıların haklarının ihlal edildiği, davalı şirketin alacağının diğer alacaklardan önce ödenmesini sağlamak için takip işlemlerinin çabuklaştırıldığı, davalı ile dava dışı borçlu şirket arasındaki işlemlerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında, davanın kabulü halinde kıyasen uygulanması gereken İİK'nın 235/3. maddesi uyarınca davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya .../... S.2