11. Ceza Dairesi 2012/3388 E. , 2013/12510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, basit dolandırıcılık, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, sahte kaşe düzenlemek, özel evrakta sahtecilik, sahte nüfus cüzdanı düzenleyip kullanmak, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : A- Sanık ... hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat, I- Katılan Fortisbank A.Ş vekilinin, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahteci
**11. Ceza Dairesi 2012/3388 E. , 2013/12510 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, basit dolandırıcılık, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, sahte kaşe düzenlemek, özel evrakta sahtecilik, sahte nüfus cüzdanı düzenleyip kullanmak, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : A- Sanık ... hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat, I- Katılan Fortisbank A.Ş vekilinin, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik” suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşamı nedeniyle düşürülmesine, katılan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in katılan bankaya yönelik “nitelikli dolandırıcılık ve nüfus cüzdanında sahtecilik” eylemleri dışındaki diğer mağdurlara yönelik işledikleri “nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık, özel evrekta sahtecilik ve sahte nüfus cüzdanı düzenleyip kullanmak” suçları ile “cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, mühürde sahtecilik”suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in katılana yönelik “nitelikli dolandırıcılık ve nüfus cüzdanında sahtecilik” eylemleri dışındaki diğer mağdurlara yönelik işledikleri “nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik ve sahte nüfus cüzdanı düzenleyip kullanmak” suçları ile “cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve mühürde sahtecilik” suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, katılanlar Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili ile katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın “resmi belgede sahtecilik” suçundan beraatlerine dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Şikayetçiler Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve ...'nın bu suçlar yönünden açılan kamu davalarına katılma haklarının bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararlarının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği, bu dosya ile birleştirilen aynı mahkemenin 2005/106 Esas sayılı dosyasında şikayetçi Fortis Bank A.Ş. ile ilgili verilen 16.06.2005 tarihli katılma kararının ise sadece sanık ... hakkındaki kamu davasına ilişkin olup diğer sanıklar hakkındaki kamu davaları yönünden verilmiş bir katılma kararının bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçiler vekillerinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Katılanlar Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve ... vekillerinin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in katılanlara yönelik işledikleri “nitelikli dolandırıcılık ve nüfus cüzdanında sahtecilik” suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen suçların yasada gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan 12.08.2004 sorgu tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, III- Katılan Fortisbank A.Ş. vekilinin sanık ...'ın "nitelikli dolandırıcılık” suçundan beraatine dair karara yönelik temyiz itirazlarını incelenmesine gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan 24.08.2006 sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, IV- Sanık ... müdafiinin “resmi belgede sahtecilik" suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: 1- Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2004 tarih ve 2004/330 Esas sayılı iddianamesi ile 10.05.2004 günü sanığın annesi adına kayıtlı ancak sanık tarafından kullanılan ... plaka sayılı araç içerisinde yapılan arama sonucunda suça konu 17.07.2004 keşide tarihli L5199345 seri nolu 13.000.000.000 TL bedelli çekin ele geçtiği, ayrıca sanığın şikayetçi ...'den aldığı 120 teneke bal bedeli karşılığı olarak 3.950.000.000 ve 8.300.000.000 TL bedelli renkli fotokopi yoluyla çoğaltıp arkalarını ... ismi ile ciro ettikleri sahte çekleri verdiği iddiası ile 3 kez resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davasının açıldığı, şikayetçi ...'ün 12.08.2004 tarihli mahkeme ifadesinde 20.05.2004 tarihinde kollukta verdiği ifadesinin okunmasını istemesi üzerine duruşma zaptında ifade tutanağının okunduğunun yazılı olmasına rağmen dosya arasında 20.05.2004 tarihli kolluk ifadesinin mevcut olmadığı, 28.03.2006 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporunun ... plakalı araçta ele geçen çek ile ilgili düzenlendiği, şikayetçi ...'e verildiği iddia ve kabul edilen sahte çekler ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılmadığı gibi suça konu çeklerin asıllarının veya fotokopilerinin dosya arasında bulunmadığı, suça konu iki adet çek asıllarının adli emanete alındıklarına veya mahkemece duruşmaya getirtilerek incelendiklerine dair herhangi bir belgenin mevcut olmadığı, çeklerin hangi muhatap banka tarafından düzenlendiği, çek hesabı sahiplerinin gerçekte var olan gerçek veya tüzel kişiler olup olmadıklarına yönelik bir araştırma yapılmadan kararın verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti suçun unsurlarının tayini bakımından; öncelikle suça konu 3.950.000.000 TL ve 8.300.000.000 TL bedelli çek asılları getirtilip, üzerlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu çek hesabı sahiplerinin gerçek kişiler olup olmadıkları, çeklerin şikayetçi ...'e aynı anda verilip verilmediği araştırılıp, şikayetçi ...'e ait 20.04.2005 tarihli kolluk ifade tutanağı aslının dosya arasına alındıktan sonra, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait oduğu cihetle, suça konu çek asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılmadan ve denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, suça konu 3.950.000.000 TL ve 8.300.000.000 TL bedelli çek hesabı sahiplerinin farklı gerçek kişiler olması halinde suçun mağdurunun çek hesabı sahibi gerçek kişiler olması nedeniyle üç ayrı “resmi belgede sahtecilik” suçunun oluşacağı, çek hesabı sahiplerinin hayali kişiler olması halinde ise ... plakalı araçta ele geçen 13.000.000.000 TL çek ile şikayetçi ...'e verilen iki adet çek arasında hukuki bağlantı bulunmaması nedeniyle sanığın eylemlerinin iki ayrı “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2- Resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde lehe düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece her iki yasa uygulamasında da cezanın teşdiden 3 yıl olarak belirleneceği belirtilmiş ise de, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de nazara alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'ya göre yapılan uygulamada 765 sayılı Yasaya göre belirlenen cezadan daha az bir ceza takdir ve tayin olunduktan sonra ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 3- Katılan ...'ya yönelik sanığın işlediği iddia olunan suçlarla ilgili gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesine ve resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun ... olmamasına rağmen katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, 4- Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin hükmolunan cezasından 765 sayılı TCK'nun 40. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.