DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/603 E. , 2024/1958 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/603 Karar No : 2024/1958 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ... 2-... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 02/11/2023 tarih ve E:2019/12450, K:2023/7850 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜR
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/603 E. , 2024/1958 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/603 Karar No : 2024/1958 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ... 2-... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 02/11/2023 tarih ve E:2019/12450, K:2023/7850 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parsel ile ... ada ... sayılı parsellerde yer alan davacıya ait taşınmazların da içinde bulunduğu alanın, kentsel dönüşüm projesi kapsamında Şahinbey Belediyesi tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/10/2012 tarih ve 28434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/09/2012 tarih ve 2012/3706 sayılı Bakanlar Kurulu kararının davacıya ait taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 11/12/2017 tarih ve E:2016/13810, K:2017/10497 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2018 tarih ve E:2018/2122, K:2018/3950 sayılı kararıyla kesin olarak onanması ve bu kararın davacıya tebliği üzerine, taşınmazın erken tahliye edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 70.000,00-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi zararın 06/03/2017 (Dairece sehven 02/12/2016 yazılmıştır) tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/11/2023 tarih ve E:2019/12450, K:2023/7850 sayılı kararıyla; İdarenin kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zarardan sorumlu tutulmasını gerektiren kuramlardan birisinin hizmet kusuru olduğu, idarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığı, İdarenin tazminle yükümlü tutulmasının, ancak bir maddi zararın kesin olarak ortaya çıkmış, belirgin hale gelmiş olması halinde mümkün olduğu, kişinin isteği dışında maddi varlığında meydana gelen kayıp ve eksiklikler ile çoğalma olanağından yoksunluk olarak tanımlanan maddi zarar, henüz kesin olarak ortaya çıkmamış, belirgin hale gelmemiş ise, bu aşamada idarenin tazmin yükümlülüğüne gidilmesine olanak bulunmadığı, Hukuka aykırılığı yargı yerince saptanan işlemlerden dolayı kişilerin uğradığı zararların tazmininin Anayasal ve yasal bir zorunluluk olduğunda kuşku bulunmadığı, Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait taşınmazların da içinde bulunduğu alanın, kentsel dönüşüm kapsamında kalması nedeniyle Bakanlar Kurulunun 10/09/2012 tarih ve 2012/3706 sayılı kararıyla acele kamulaştırılmasına karar verildiği, anılan Bakanlar Kurulu kararına dayalı olarak açılan el koyma davalarında, asliye hukuk mahkemesince acele el koyma kararları verilmesi üzerine, Şahinbey Belediye Başkanlığının 06/03/2017 tarihli yazısıyla davacıdan taşınmazların tahliyesinin istenildiği, akabinde 29/04/2017 tarihinde tahliyelerin gerçekleştirildiği, Bakanlar Kurulunun 10/09/2012 tarih ve 2012/3706 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 11/12/2017 tarih ve E:2016/13810, K:2017/10497 sayılı kararıyla iptal edildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2018 tarih ve E:2018/2122, K:2018/3950 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun anılan kararının 15/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, kamulaştırma süreci içerisinde davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarında ise, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına tesciline; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ... ada, ... sayılı parsel ile ... ada, ... ve ... sayılı parsellerin davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verilmesi üzerine, davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazlardan erken tahliye edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 70.000,00-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi zararın 06/03/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı, Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, Bakanlar Kurulu kararının iptaline karar verilmiş ve hukuka aykırılığı yargı yerince ortaya konulan işlem nedeniyle davacının taşınmazlarından erken tahliye edildiği görülmüş ise de; yargı yerince acele el koyma kararları verilmeden önce, taşınmaz malın tespit edilen bedelinin malik adına depo edilmesinin zorunlu olduğu, olayda da ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... D.İş sayılı dosyasında takdir edilen 51.779,00-TL bedelin ... tarihinde, E:... D.İş sayılı dosyasında takdir edilen 283.697,92-TL bedelin ... tarihinde, E:... D.İş sayılı dosyasında takdir edilen 10.944,00-TL bedelin ... tarihinde, E:... D.İş sayılı dosyasında takdir edilen 173.600,47-TL bedelin 03/01/2017 tarihinde davacı adına açılan banka hesabına depo edildiği, daha sonra davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı tarafından açılan bedel tespit ve tescil davalarında da, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ... ada ... sayılı parsel ile ... ada ... ve ... sayılı parsellerin davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına kesin olarak tesciline ve kamulaştırma bedelinin fazla belirlenen kısımlarının davalı Şahinbey Belediye Başkanlığına iadesine; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ise, ... ada ... sayılı parselin davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına kesin olarak tesciline ve bilirkişilerce tespit edilen 192.544,42-TL bedelin, bakiye kalan 18.943,95-TL'lik kısmının davacıya ödenmesine karar verildiği, davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında, kamulaştırma bedelinin bir kısmını tescil kararından önce peşin alan davacının herhangi bir maddi zarara uğramadığının anlaşıldığı, Öte yandan, idare hukuku ilkelerine göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerekmekte olup; uyuşmazlıkta, davacının tahliye edildiği tarih itibarıyla acele kamulaştırma işleminin ayakta olduğu, bir idari işleme dayalı olarak alınan acele el koyma kararına istinaden davacının taşınmazından tahliye edilmesinin davacıyı ağır bir elem ve üzüntüye sevk etmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar sonradan bu işlemin yargı yerince iptaline karar verilmiş ise de; bu iptal kararından önce olağan kamulaştırma sürecine dayalı, taşınmazın davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına tescil edildiği görüldüğünden, davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartların bulunmadığı sonucuna varıldığı, Nitekim, benzer uyuşmazlıkta Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 25/04/2022 tarih ve E:2021/2823, K:2022/1620 sayılı kararın da bu yönde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararında emsal alınan kararda, zarar talebinde bulunan davacının tüzel kişi olduğu, vergi levhasında gelir gösterilmediği için maddi zararının bulunmadığına karar verildiği, yine tüzel kişinin manevi acı çekemeyeceği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kabul edilmediği, ancak somut uyuşmazlıkta gerçek kişinin söz konusu olduğu, kira gelirlerinin de bulunduğu, bu nedenle maddi ve manevi zararlarının tespit edilmesi gerekirken, davanın reddedilmesinin ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuş, Şahinbey Belediyesi tarafından ise, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Acele kamulaştırma kararının hukuka aykırı bulunarak yargı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunan işlemin uygulanmasından doğan zararların tazmini gerektiğinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırma kararına dayanılarak verilen acele el koyma kararı üzerine erken tahliye edilmesi nedeniyle, davacının uğradığı zararların tazmini gerektiği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 02/11/2023 tarih ve E:2019/12450, K:2023/7850 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 08/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu, 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden, mülga Bakanlar Kurulu tarafından verilen acele kamulaştırma kararı ve sonrasında ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen acele el koyma kararları üzerine davacının uyuşmazlığa konu taşınmazlardan 29/04/2017 tarihinde tahliye edildiği, davalı idare tarafından açılan bedel tespiti ve taşınmazların idare adına tescili istemli davalarda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ... ada ... sayılı parsel ile ... ada ... ve ... sayılı parsellerin, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ise ... ada ... sayılı parselin davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına kesin olarak tesciline hükmedildiği, bununla beraber, davacı tarafından acele kamulaştırma işleminin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 11/12/2017 tarih ve E:2016/13810, K:2017/10497 sayılı kararıyla iptal edildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2018 tarih ve E:2018/2122, K:2018/3950 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, dolayısıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın davalı idare adına tesciline 11/10/2018 ve 25/11/2021 tarihlerinde hükmedilmesine karşın, hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit olunan acele kamulaştırma işleminden dolayı davacının taşınmazlarından daha erken bir tarihte tahliye edildiği görülmüştür. Acele kamulaştırma kararının hukuka aykırı bulunarak yargı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunan işlemin uygulanmasından doğan zararların tazmini gerektiğinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırma kararına dayanılarak verilen acele el koyma kararı üzerine tahliye edilmesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tespiti amacıyla, mahrum kaldığı kazanç ve kira gelirlerinin belirlenerek sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, Daire kararının maddi tazminat isteminin reddine yönelik kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz. KARŞI OY XX-Manevi tazminat, kişinin manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntının bir miktar parayla kısmen de olsa hafifletilmesini sağlamak amacına yönelik olup, bir manevi tatmin aracıdır. Manevi tazminatın bu niteliği dikkate alındığında, belli bir zarar karşılığı olmayan yalnızca olay nedeniyle duyulan üzüntünün kısmen giderilmesi amacını taşıyan manevi tazminatın, başka türlü giderim yolunun bulunmayışı veya yetersiz kalışının parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirdiği, olayın gelişimi ve sonucu, ilgilinin durumu itibarıyla uğradığı manevi zarara karşılık takdir edilecek tazminatın bu niteliği dikkate alındığında, zenginleşmeye yol açmayacak miktarda, fakat idarenin olaydaki kusurunun niteliği ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanmasının zorunlu bulunduğu açıktır. Bu itibarla, davacının uzun yıllardır söz konusu taşınmazlarda faaliyet sürdürdüğü, kiracılarının bulunduğu ve hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan acele kamulaştırma nedeniyle taşınmazlarından erken tahliye edildiği dikkate alındığında, uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.