1. Hukuk Dairesi 2010/2275 E. , 2010/3467 K. "" MAHKEMESİ : ÇARŞAMBA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/07/2008 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, davalılar miras bırakanı adına kayıtlı olan ...parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile kamuya terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın k…
**1. Hukuk Dairesi 2010/2275 E. , 2010/3467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇARŞAMBA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/07/2008 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, davalılar miras bırakanı adına kayıtlı olan ...parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile kamuya terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı F. E. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ....’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davalılar miras bırakanı Baniye’ye ait çekişme konusu 327 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 15.08.1967 tarihinde kesinleştiği ve davanın 29.05.2006 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. fıkrasına "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmasızın uygulanır" cümlesi ve aynı yasanın 3. maddesi ile de 3402 sayılı yasaya " bu kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü, devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki geçici 10. madde eklenmiştir. Öte yandan, 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup, kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. Somut olayda, kadastro tespitinin kesinleştiği 15.08.1967 tarihinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçtiği açıktır. Ayrıca; davalı F.temyizinde kayıt maliki mirasçılarından M.A. S.ın ölmüş olduğunu bildirmiş olup, anılan mirasçının verasete esas nüfus aile tablosu getirilerek mirasçılarının davaya dahili gerekeceği de kuşkusuzdur.