4. Hukuk Dairesi 2009/11987 E. , 2010/11597 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/09/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/11/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı…
**4. Hukuk Dairesi 2009/11987 E. , 2010/11597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/09/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/11/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı hazine vekili Avukat ... ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın, Devletin sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince, ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, tapu siciline ve geçerli tapu kaydına dayanarak kazandığı mülkiyet hakkının bedelsiz ve isteği dışında, kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilmesinden dolayı uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı idareye dava dilekçesi 08.10.2008 günü tebliğ edilmiş, idare vekili 13.10.2008 günlü yanıt dilekçesi ile zamanaşımı savunmasında bulunarak davanın zamanaşımı ve esas yönden reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, zamanaşımı savunması hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, keşif sonucu belirlenen taşınmaz bedelinden indirim yapılarak davalının sorumluluğuna karar verilmiştir. Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi, zarara uğrayanın, zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Aynı Yasa'nın 60/2. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğmuş olması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın Devletin sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince ödetilmesi istemine ilişkin davadaki zarar, kamu tüzel kişisi olan davalının suç sayılan bir eyleminden doğmadığına göre, olayda uygulanacak olan zamanaşımı süresi bir yıl olup (uzamış) ceza zamanaşımı uygulanmaz. Dava konusu olayda, davacı adına kayıtlı olan 1142 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı, ... Asliye Hukuk Hakimliği’nin 04.05.1999 gün ve 1995/276-1999/159 sayılı kararı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilmiş ve 18.06.2001 günü temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Tapu iptaline ilişkin kararın kesinleştiği gün zarar ve sorumlusunu öğrenen davacı, kesinleşme gününden sonraki bir yıl içerisinde değil, Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra, 10.09.2008 gününde, eldeki davayı açmıştır. Yerel mahkemece açıklanan olgular ve davalının yasal sürede zamanaşımı savunmasında bulunduğu gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı savunması konusunda suskun kalınıp, davalının sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalı hazine yararına takdir olunan 750.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine 09/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.