Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/11849 E. , 2024/8055 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/11849 Karar No : 2024/8055 DAVACI : ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı/... VEKİLİ : Hukuk müşaviri ... DAVANIN KONUSU : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli ...-... Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevk…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/11849 E. , 2024/8055 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/11849 Karar No : 2024/8055 DAVACI : ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı/... VEKİLİ : Hukuk müşaviri ... DAVANIN KONUSU : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli ...-... Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın 2002 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 2015 tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel gelişme alanında kaldığı, dava konusu plan ile ağaçlandırılacak alan kullanımı getirildiği, taşınmaz üzerindeki yapılar için yapı ruhsatı ve tadilat ruhsatı alındığı, 2002 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dava konusu 1/100.000 ölçekli plan arasında çelişki bulunduğu, taşınmazın bulunduğu bölgede TOKİ konutları projesi olduğu ve sosyal donatı alanı yapılmasının planlandığı, bölge halkının ihtiyaçlarının karşılanamayacağı, yetersiz altyapı nedeniyle insanların mağdur olacağı, önceki imar planına güvenilerek parsel için yatırım yapıldığı, kazanılmış haklarının korunması gerektiği, 2002 tarihli planlar için alınan kurum görüşlerinde alanın ormanla ilişiğinin bulunmadığı, dolayısıyla kurum görüşleri dikkate alındığında bölgenin ağaçlandırılacak alan olmasının mümkün olmadığı, planlamanın mevcut duruma ve kamu yararına aykırı olduğundan dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI: Davanın süresinde açılmadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca kabul edilen 1/25.000 ölçekli ... Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında kentsel gelişme alanından çıkarıldığı, dava konusu planda da 1/25.000 ölçekli ... Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı kararları doğrultusunda ağaçlandırılacak alan olarak belirlendiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından; dava konusu taşınmazın Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli ...-... Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında ağaçlandırılacak alan sınırları içerisinde gösterildiğinin anlaşılması üzerine kentsel gelişme alanına dönüştürülmesi gerektiği iddiasıyla dava konusu planın iptalinin istenildiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazı da kapsayan alana ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 14/12/2021 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yapıldığı ve yaklaşık 49 hektarlık alanın kentsel gelişme alanı olarak planlandığı görüldüğünden davanın konusunun kalmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 10/10/2018 tarihli oluru ile onaylanan 1/100.000 ölçekli ...-... Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin savlarına itibar edilmemiştir. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/07/2018 tarihli 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli ...-... Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında ağaçlandırılacak alan sınırları içerisinde belirlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu çevre düzeni planının plan notlarının 7.1 sayılı maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu, 7.2 sayılı maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği, 7.13 sayılı maddesinde bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının, 7.14 sayılı maddesinde de bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planlarının geçerli olduğu, mevzi imar planlarında değişiklik yapılması durumunda bu planın arazi kullanım kararları ve plan hükümlerine uyulacağı, bu planın onay tarihinden önce mevzii imar planları onaylanmış, ilgili idaresine başvurarak yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda faaliyetlere devam edileceği, ancak bu alanlarda bu plan kararlarına aykırı olarak yoğunluk artışı ve arazi kullanım türü değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu ve tevsi yapılamayacağı belirtilmiş, 4.51 sayılı maddesinde, ağaçlandırılacak alanlar: bulundukları yörenin doğal bitki örtüsüne uygun olarak ağaçlandırılması önerilen alanlar ile yerleşmeler ve sanayi tesisleri çevresinde oluşturulan yeşil kuşak alanlar olarak tanımlanmış, 8.12.1 sayılı maddesinde, ağaçlandırılacak alanlarda günübirlik kullanım alanlarının yer alabileceği, bu kullanımlara ilişkin yapılaşma koşullarının alt ölçekli planlarda belirleneceği, 8.12.2 sayılı maddesinde, bu planda, ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmiş alanların ilgili idarelerce alt ölçekli planlarda ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmemesi durumunda bu alanlar içinde yer alan özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla, 8.7.21. dikili tarım arazileri plan hükümlerinin geçerli olduğu, dört tarafı orman alanı ile çevrili olan parsellerde bu planın 8.11.5 hükmünün uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Uyuşmazlık konusu parseli de kapsayan alanı da içeren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca 10/10/2018 tarihinde onaylanan ...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle ... Belediye Başkanlığı tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda "Davacı iddiaları ve davalı savunmasında dava konusu A, B ve C planlama bölgelerinden söz edilmektedir. Söz konusu bölgelerin konumları dava dosyasında tarafımıza sunulan belgelerde aşağıdaki şekilde (Şekil 1) verilmektedir. Davacı, Şekil 1’de A ile gösterilen alanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16/11/2015 tarihli olur ile onaylanan ...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Kentsel Gelişme Alanı” olarak belirlenmiş olmasına rağmen, 10/10/2018 tarihli ...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde “Ağaçlandırılacak Alan” olarak düzenlenmesine; B ile gösterilen alanın 2015 tarihli planda "Kentsel Gelişme Alanı” olarak belirlenmiş olmasına rağmen, dava konusu 2018 tarihli plan değişikliğinde“Tarım Alanı” olarak düzenlenmesine; C ile gösterilen alanın 2015 tarihli planda “Sanayi Alanı” olarak belirlenmiş olmasına rağmen, dava konusu 2018 tarihli plan değişikliğinde “Tarım Alanı” olarak düzenlenmesine itiraz etmektedir. A harfi ile işaretlenen alan, 16/11/2015 tarihli planda “Kentsel Gelişme Alanı” iken, dava konusu 10/10/2018 tarihli ...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde “Ağaçlandırılacak Alan” olarak düzenlenmiştir. Burada söz konusu olan değişiklik, iki farklı arazi kullanımının birbirlerine yaklaştığı sınır kesiminde bulunan bir kent parçasına ilişkin değildir. Burada net bir kullanım değişikliği görülmektedir. Davalı taraf, bu değişikliğin ... Büyükşehir Bütünü 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planından gelen verilerle uyumluluk sağlanması amacıyla yapıldığından söz etmektedir. Dava konusu alana ilişkin Mart 2021 tarihli hava fotoğrafı aşağıda verilmektedir. Bu fotoğraftan, dava konusu A harfli bölgenin yalnızca Şekil 9’da kırmızı ile işaretlenen bölümünün yapılaştığı geri kalan kısmının açık ve yeşil alan vasfında olduğu görülmektedir. Keşif esnasında da alanın büyük bölümünün yerleşilmemiş açık alan niteliği taşıdığı gözlemlenmiştir (Şekil 10). Belirtmek gerekir ki, planlama hiyerarşisi gereği, alt ölçekli planlar üst ölçekli planlarla uyumlu olmak zorundadır. Ancak planlama süreci, daha önce de belirtildiği gibi geri beslemeli bir süreçtir. Yani eğer bir alt ölçekli plan, üst ölçekli plandan önce yapıldıysa, üst ölçekli plan yapım sürecinde söz konusu alt ölçekli planın kararlarını da değerlendirmek gerekir. Bunun anlamı altsürdürülmektedir. Şekil 5’te izlenebileceği gibi, her ne kadar ... Mahallesi’nin batı tarafında yeşil kuşağın ardında ... ve ... isimli küçük yerleşim birimleri bulunsa da, ... yerleşimi bütününün bir yeşil kuşak ile çevrildiği 1/25.000 ölçekli planda görülebilmektedir. Yeşil kuşak stratejisi, 1/25.000 ölçekli plan için yapısal bir karar niteliğindedir ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları çerçevesinde olumlu bir planlama stratejisidir. Kurulumuz, hukuki bir değerlendirme konusu olan “kazanılmış ölçekli plandaki tüm kararların kabul edilip üst ölçekli plana işlenmesi demek değildir. Burada yapılması gereken, alt ölçeklere ilişkin yapısal kararların incelenmesi ve bu yapısal kararların koruma-kullanma ilkeleri doğrultusunda üst ölçekli planlarda ilkesel yaklaşım olarak benimsenmesinin anlamlı olup olmayacağının araştırılmasıdır. Yukarıdaki 1/25.000 ölçekli planlar ve güncel hava fotoğrafı göstermektedir ki; 1/25.000 ölçekli planda dava konusu bölgenin de dahil olduğu bir yeşil kuşak oluşturma stratejisi söz konusudur ve bu strateji dava konusu 1/100.000 ölçekli plan değişikliğinde de benimsenerek sürdürülmektedirsürdürülmektedir. Şekil 5’te izlenebileceği gibi, her ne kadar ... Mahallesi’nin batı tarafında yeşil kuşağın ardında ... ve ... isimli küçük yerleşim birimleri bulunsa da, ... yerleşimi bütününün bir yeşil kuşak ile çevrildiği 1/25.000 ölçekli planda görülebilmektedir. Yeşil kuşak stratejisi, 1/25.000 ölçekli plan için yapısal bir karar niteliğindedir ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları çerçevesinde olumlu bir planlama stratejisidir. Kurulumuz, hukuki bir değerlendirme konusu olan “kazanılmış ış haklar” ve “arsa vasfı verilmiş olması” konularına girmeyecektir; ancak planlama ilkeleri açısından bakıldığında açık yeşil alanların farklı işlevler atanarak bir süreklilik içinde (buradaki yeşil kuşakta olduğu gibi) korunmasını ve geliştirilmesini olumlu bir yaklaşım olarak bulmaktadır. Yani, henüz yapılaşmamış olan ve 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Ağaçlandırılacak Alan” vasfında bulunan dava konusu A harfli bölgenin dava konusu 10/10/2018 tarihli ...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde yine “Ağaçlandırılacak Alan” olarak belirlenmesi olumlu bir planlama yaklaşımıdır. Kurulumuzdan dava konusu düzenlemelere ilişkin olarak “...ekosistemler ile ekolojik varlıkları gösteren, imar yapılaşma ve yerleşme sonucu ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik bir plan niteliği taşıyıp taşımadığı ve ekolojik amaçlı olup olmadığının” değerlendirilmesi de istenmiştir. Bu açıdan bakıldığında da Kurulumuz, yapılaşmamış ve bir yeşil sistemin parçası olabilecek bir alanın “kentsel gelişme alanı” olarak belirlenmesini olumsuz bir planlama işlemi olarak değerlendirmektedir." görüş ve değerlendirmelerine yer verilmiştir. Danıştay Altıncı Dairesince 19/01/2023 tarihli, E: 2019/13683, K: 2023/539 sayılı kararıyla bilirkişi raporuna esas alınarak, " . . . Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle söz konusu planlar, bu planlara dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir. Uyuşmazlığa konu alanın, dava konusu (A) çevre düzeni planında, ağaçlandırılacak alan kullanımında kaldığı, konumu ve büyüklüğü dikkate alındığında dava konusu planın değiştirilmesini gerektirecek stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmadığı bu nedenle davacının itirazının reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, dava konusu planda daha önceden onaylı imar planları olduğundan bahisle uyuşmazlık konusu alanın yerleşime açılması istenilse de, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği plan notlarıyla açıklandığından itiraza konu alanın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan olarak gösterilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır. " gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İş bu davada; dosyadaki bilgi ve belgelerle, Çevre Düzeni Planı notları ve Danıştay Altıncı Dairesi'nin E: 2019/13683 esasına kayıtlı olup uyuşmazlık konusu parseli de kapsayan (ağaçlandırılacak alan) çevre düzeni planının iptali istemiyle açılan dava dosyası nedeniyle mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden,uyuşmazlığa konusu parselin,çevre düzeni planında, ağaçlandırılacak alan kullanımında kaldığı,bu alanın büyük bölümünün yerleşilmemiş açık alan niteliği taşıdığı , her ne kadar ... Mahallesi’nin batı tarafında yeşil kuşağın ardında ... ve ... isimli küçük yerleşim birimleri bulunsa da, ... yerleşimi bütününün bir yeşil kuşak ile çevrildiği , Yeşil kuşak stratejisinin yapısal bir karar niteliğinde ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları çerçevesinde olumlu bir planlama stratejisi olduğu hususları ve de ağaçlandırılacak alanın konumu ve büyüklüğü dikkate alındığında ve de dava konusu çevre düzeni plan notlarıyla getirilen ağaçlandırılacak alan kullanımında kalan özel mülkiyete konu taşınmazlar için tarım arazileri ile ilgili plan hükümlerinin geçerli olduğu, belirli oranda yapılaşma hakkının sağlandığı, öte yandan dava konusu plan hükümlerine göre, bu planın onay tarihinden önce mevzuata uygun onaylanmış imar planları ile mevzii imar planlarının geçerli olduğunun kabul edildiği, bu planlarda yapılacak değişikliklerin koşula bağlandığı ve bu planlar uyarınca yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı alan ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetlerin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda bu kullanımların devamına da olanak sağlandığı gözönünde tutulduğunda, uyuşmazlık konusu parselin ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmesinde kamu yararına, koruma-kullanma ilkelerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 14/08/2009 tarihinde onaylanan ...-...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 26/12/2012 tarihli, E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümünün iptaline karar verilmiştir. Söz konusu karar üzerine ...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ... tarih ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylanmıştır. ... tarih ve ... sayılı Bakanlık oluru ile onaylanan ...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında 30/12/2014 tarih ve 21137 sayılı Bakanlık oluru ile yeniden onaylanmıştır. Anılan plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da ...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (... sayılı paftaları ve plan hükümleri) 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesi uyarınca 16/11/2015 tarihinde onaylanmış, bu planda 27/01/2017 tarihinde ... sayılı plan paftasında, 10/04/2018 tarihinde ... sayılı plan paftası, ... sayılı plan paftası ve bazı plan hükümlerinde değişiklik yapılmış, ... plan paftasına ilişkin yapılan değişiklik 25/07/2018 tarihinde onaylanmış ve ...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği (... sayılı plan paftaları, lejant paftası, plan hükümleri, plan açıklama raporu, plan değişikliği gerekçe raporu ve eki) 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 10/10/2018 tarihinde onaylanmıştır. 10/10/2018 tarihinde onaylanan ...-... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptalinin istenilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/07/2018 tarihli 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli ...-... Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında ağaçlandırılacak alan sınırları içerisinde gösterildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu çevre düzeni planının plan notlarının 7.1 sayılı maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu, 7.2 sayılı maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği, 7.13 sayılı maddesinde bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının, 7.14 sayılı maddesinde de bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planlarının geçerli olduğu, mevzi imar planlarında değişiklik yapılması durumunda bu planın arazi kullanım kararları ve plan hükümlerine uyulacağı, bu planın onay tarihinden önce mevzii imar planları onaylanmış, ilgili idaresine başvurarak yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda faaliyetlere devam edileceği, ancak bu alanlarda bu plan kararlarına aykırı olarak yoğunluk artışı ve arazi kullanım türü değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu ve tevsi yapılamayacağı belirtilmiş, 4.51 sayılı maddesinde, ağaçlandırılacak alanlar: bulundukları yörenin doğal bitki örtüsüne uygun olarak ağaçlandırılması önerilen alanlar ile yerleşmeler ve sanayi tesisleri çevresinde oluşturulan yeşil kuşak alanlar olarak tanımlanmış, 8.12.1 sayılı maddesinde, ağaçlandırılacak alanlarda günübirlik kullanım alanlarının yer alabileceği, bu kullanımlara ilişkin yapılaşma koşullarının alt ölçekli planlarda belirleneceği, 8.12.2 sayılı maddesinde, bu planda, ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmiş alanların ilgili idarelerce alt ölçekli planlarda ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmemesi durumunda bu alanlar içinde yer alan özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla, 8.7.21. dikili tarım arazileri plan hükümlerinin geçerli olduğu, dört tarafı orman alanı ile çevrili olan parsellerde bu planın 8.11.5 hükmünün uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Çevre düzeni planı kararları, kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi, bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir. Stratejik mekânsal planlama, kentsel gelişimi yalnızca fiziksel gelişim kapsamında ele alan bir yaklaşım değildir. Fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerir. Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle sadece fiziki kullanım kararları içermemektedir. Dolayısıyla, dava konusu 1/100.000 ölçekli ...-... Çevre Düzeni Planında belirlenen arazi kullanım kararları, niteliği itibarıyla çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup, bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz ettiği kuşkusuzdur. Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır. Bu amaç çerçevesinde, çevre düzeni planı ölçeğinde hangi usul ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir. Ayrıca, bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olması o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmaz. Dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olamayacağı, planın bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, planlama bölgesinde, koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gerektiği alanlarda, yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçeği plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği görülmüştür. Bu itibarla, dava konusu planda ağaçlandırılacak alan kullanımında kalan özel mülkiyete konu taşınmazlar için tarım arazileri ile ilgili plan hükümlerinin geçerli olduğu, belirli oranda yapılaşma hakkının sağlandığı, öte yandan dava konusu plan hükümlerine göre, bu planın onay tarihinden önce mevzuata uygun onaylanmış imar planları ile mevzii imar planlarının geçerli olduğunun kabul edildiği, bu planlarda yapılacak değişikliklerin koşula bağlandığı ve bu planlar uyarınca yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı alan ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetlerin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda bu kullanımların devamına da olanak sağlandığı dikkate alındığında taşınmaza yönelik olarak dava konusu planın şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olmadığı soncuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/12/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Davacı tarafından; dava konusu taşınmazın Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli ...-... Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında ağaçlandırılacak alan sınırları içerisinde gösterildiğinin anlaşılması üzerine kentsel gelişme alanına dönüştürülmesi gerektiği iddiasıyla dava konusu planın iptalinin istenildiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazı da kapsayan alana ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 14/12/2021 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yapıldığı ve yaklaşık 49 hektarlık alanın kentsel gelişme alanı olarak planlandığı görüldüğünden davanın konusunun kalmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden Dairemiz kararına katılmıyorum.