11. Ceza Dairesi 2012/20288 E. , 2013/9393 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 157/1, 52, 62, 51. maddelerine göre 10 ay hapis, 1666 YTL adli para cezası, hapis cezasının ertelenmesine, 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59, 647 sayılı Yasanın 6. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine I- Sanığın "dolandırıcılık" suçunu bankanın maddi varlığı olan çeki kullanmak suretiyle işlediğinin iddia olu…
**11. Ceza Dairesi 2012/20288 E. , 2013/9393 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 157/1, 52, 62, 51. maddelerine göre 10 ay hapis, 1666 YTL adli para cezası, hapis cezasının ertelenmesine, 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59, 647 sayılı Yasanın 6. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine I- Sanığın "dolandırıcılık" suçunu bankanın maddi varlığı olan çeki kullanmak suretiyle işlediğinin iddia olunmasına göre suçun sübutu halinde eylemin 765 sayılı TCK'nun 504/3, 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddelerinde yazılı suçu oluşturacağı ve yargılama görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Katılan vekili ile sanık müdafiinin "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizlerine gelince: Sanığın adli sicil kaydındaki hükümlülüklerinin 3167 sayılı Yasanın 13/1,16/1. maddeleri uyarınca "karşılıksız çek keşide etme" fiillerine ilişkin olması, hükümden sonra 5941 sayılı Kanun'da 03.02.2012 tarihli ve 28193 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile "karşılıksız çek keşide etme" fiilinin suç olmaktan çıkarılması nedeniyle, engel hükümlülük kaydı bulunmayan, sanık hakkında, CMK.nun 231. maddesinin uygulanma imkanı bulunduğundan tebliğnamedeki aksi düşünceye iştirak edilmemiştir. a)Kut Yapı şirketi adına imza yetkisi olmamasına rağmen çeki keşide ederek şikayetçiye vermek suretiyle sanık hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan açılan davada, sanığın herhangi bir yetkilendirme belgesi olmaksızın şirketin parasal işlerini yapması için şirket ortaklarının sözlü muvafakatları ile katılan şirket ile sözleşme imzalayarak suça konu çeki düzenlediğini ve bu şekilde başka çekler de imzalayıp verdiğini, sorun çıkmadığını savunması, tanık olarak dinlenen şirket ortağı ... ve suç tarihinde imzaya yetkili eşi ...'ın da benzer ifadelerde bulunması, katılanın da suça konu çekin düzenlenmesine vesile olan sözleşmeleri sanıkla imzaladıklarını belirtmesi karşısında, şirket yetkilisi ...'in tanık sıfatıyla dinlenmesi ve çek düzenleme yetkisi verip vermedikleri hususunda bilgisine başvurulması, sanık tarafından şirket adına düzenlenmiş ve ödenmiş başka çekler olup olmadığının araştırılması suça konu çekin düzenlenmesine esas olan sözleşme nedeniyle alınan hizmet olup olmadığı hususunda araştırma yapılıp elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı, b)Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.