10. Hukuk Dairesi 2026/1886 E. , 2026/1725 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2190 E., 2025/2105 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/507 E., 2024/433 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf…
10. Hukuk Dairesi 2026/1886 E. , 2026/1725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2190 E., 2025/2105 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/507 E., 2024/433 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.05.2018 tarihinde davalı şirkette çalışmakta iken meydana gelen iş kazası neticesinde elinin neredeyse yarısının kopması sonucu yaralandığını, sakat ve malul kaldığını, davalı işverenin %100 kusurlu olduğunu, davacının iş göremezlik oranını Bölge Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenmiş olduğunu, davacının 2500 TL net maaş, 3 ayda bir primleriyle birlikte en az 3500 TL maaş aldığını beyanla; 100,00 TL maddi tazminat ve 200.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının davacının kendi kusur ve ihmali ile sebebiyet verdiğini, davacının SGK ve YSK tarafından maluliyet oranınn %5 olarak tespit edildiğini, huzurdaki dava bakımından yeniden maluliyet oranı hesaplamasına yargılamaya bir faydasının olmayacağını, davacının yeniden maluliyet oranın hesaplanmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesini, beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; 1-Müvekkilinin, olay tarihinde 25 yıl, 9 ay ve 4 günlük yaşta olduğunu, bu yaşın yuvarlanarak, 26 yaş üzerinden hesaplama yapılmasına katılmadıklarını, 2-ATK 2. Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporda da maluliyet oranı %3,1 olarak belirlendiğini, karara mesnet bilirkişi raporunda ve kararda da müvekkilinin maluliyet oranının gerçeğin çok altında %5 olarak alındığını, müvekkilinin elinin yarısını iş kazası neticesinde kaybettiğini ve sakat kaldığını bu nedenle bu oranın oldukça düşük olduğunu, 3-Müvekkilinin tamamen kusursuz olduğunu ve davalı işverenin ise tam kusurlu olduğunu, 4-Hesap bilirkişisi raporunda ve Mahkemece yapılan hesaplamada, maddi tazminat miktarının ödenmesi gerekenden daha az olduğunu, manevi tazminatı 200.000,00 TL olarak talep ettiklerini, Mahkemece salt 80.000,00 TL olarak hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Davalı vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; 1-Kusur oranlarının hatalı ve eksik değerlendirmeler ile tespit edildiğini, davacının ağır kusur ve ihmali olduğu gözetilmeksizin %20 oranında kusurun hatalı olduğunu, 2-Adli Yıp Üst Kurulu tarafından davacının maluliyeti %3,1 olarak tespit edilmiş olsa da, usulü kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak %5 maluliyet üzerinden karar verildiğini, ancak, huzurdaki dava kapsamında usulü kazanılmış hakkın uygulanabilirliğinin bulunmadığını, SGK Tahkikatı aşamasında alınan gerek ... Sağlık Kurulu gerekse Yüksek Sağlık Kurulu raporları müvekkiline tebliğ edilmediğini, işbu raporlara karşı itiraz etmediğini, davacıya usuli kazanılmış hak tanınamayacağını, yargılamanın başından bu yana davacının maluliyetinin iddia ettiği kadar olmadığını, davacının maluliyetini yükseltmeye yönelik olarak beyan ve taleplerde bulunduğunu, 3-Hesap raporunda işlemiş aktif dönem tarih aralığı hatalı tespit edildiğini, işlemiş - bilinen aktif devre aralığının 14.05.2018- 01.07.2024 bu aralıkta hatalı olarak belirlendiğini, oysa, aktüerya raporlarında aktif dönem rapor tarihi ile son bulacağını, dolayısıyla gelecek zaman olan 01.07.2024 tarihinin bilinen, işlemiş dönem olarak kabulünün hatalı olduğunu, kök raporda işlemiş dönem sonu 14.05.2024 olarak dikkate alındığını, bu raporların hükme esas alınmasının verilen kararın da hukuka aykırı olmasına yol açtığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan Mahkeme kararına karşı davalı Belediye tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. ..." gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Taraf vekillerinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR : Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Taraf vekillerinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.