1. Ceza Dairesi 2010/171 E. , 2010/7036 K. TEBLİĞNAME : 1-B/09/283673 MAHKEMESİ :(ANKARA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi TARİH VE NO :08/10/2009-379/251 SUÇ :Kasten öldürmek A. E. A.'ı kasten öldürmekten sanıklar İ.. Ç.., A.. Ç.. ile K.. Ç..'ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (ANKARA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/10/2009 gün ve 379/251 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller veki…
**1. Ceza Dairesi 2010/171 E. , 2010/7036 K.** **"İçtihat Metni"** TEBLİĞNAME : 1-B/09/283673 MAHKEMESİ :(ANKARA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesi TARİH VE NO :08/10/2009-379/251 SUÇ :Kasten öldürmek A. E. A.'ı kasten öldürmekten sanıklar İ.. Ç.., A.. Ç.. ile K.. Ç..'ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (ANKARA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/10/2009 gün ve 379/251 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş, sanıklar müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar hakkında duruşmalı, müdahillerin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; Sanıkların müdafiiliğini üstlenen avukatın maktule bıçakla sanık Kemal'in vurduğunu, sanık İbrahim'in olaydan sonra gelerek Kemal'i alıp eve götürdüğünü, sanık Ali'nin olay yerinde bulunmadığını savunmaları, sanık Kemal'in savunmasında bıçağı rastgele savurunca maktule denk geldiğini, sanık İbrahim gelip kendisini eve götürdüğünü, diğer sanıkların kavgaya katılmadığını, sanık İbrahim'in savunmasında haber verilmesi üzerine sanık Kemal'i olay yerinden alıp eve götürdüğünde kapıda Ali ile karşılaştıklarını, sanık Ali'nin ise olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmeleri karşısında, sanıkların aralarında menfaat çatışması olduğu anlaşıldığı halde, sanıkların başka müdafiiler tarafından savunulmasının sağlanması gerektiği düşünülmeyerek her üç sanığın da aynı müdafiiler ile temsil ettirilerek kamu davasının yürütülüp sonuçlandırılması suretiyle CMK.nun 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/b maddelerine muhalefet edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Usule aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazları ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönler incelenmeksizin, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak CMK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi. 21/10/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı M. A.'nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar K.. Ç.., İ.. Ç.. ile A.. Ç.. müdafii avukat Ş.N. E.'un yokluğunda 04/11/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.