Başvurucu, 5/5/2006 tarihinde Malatya İş Mahkemesinde açtığı maluliyetin tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması davasında yargılamanın makul sürede bitirilemediğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, 5/5/2006 tarihinde Malatya İş Mahkemesinde açtığı maluliyetin tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması davasında yargılamanın makul sürede bitirilemediğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 25/11/2013 tarihinde Malatya Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 31/12/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölümün 14/1/2014 tarihli ara kararı gereğince başvurunun, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 13/2/2014 tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 26/5/2005 tarihinde meydana gelen beyin kanaması sonucu çalışma gücü kaybına uğramıştır. Başvurucu, 5/5/2006 tarihinde Bağ-Kur Genel Müdürlüğü aleyhine Malatya İş Mahkemesinde açtığı davada, 2005 yılı Mayıs ayında meydana gelen beyin kanaması sonucu felç kaldığını ileri sürerek, maluliyetin tespitini ve maluliyet aylığı bağlanmasını talep etmiştir. Mahkemece, 19/6/2008 tarih ve E.2006/314, K.2008/335 sayılı kararla; Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun raporlarına göre başvurucunun çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiğinin tespitine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 25/2/2010 tarih ve E.2008/16164, K.2010/2545 sayılı ilamıyla; başvurucunun çalışma gücünde meydana gelen 2/3 çalışma gücü kaybının hangi tarih itibarıyla gerçekleştiğinin sağlık kurulu raporu ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, 7/3/2013 tarih ve E.2010/332, K.2013/184 sayılı kararla; Adli Tıp Kurumunun 19/1/2012 tarihli raporuna göre başvurucunun çalışma gücü kaybına uğradığı, 1/3/2006 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, başvurucunun 2/3 oranında çalışma gücünü kaybettiğinin tespitine, 1/3/2006 tarihinden itibaren başvurucuya maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 5/6/2013 tarih ve E.2013/9898, K.2013/12548 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Karar düzeltme yolu kapalı olan hüküm, 5/6/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Karar, başvurucu tarafından 11/11/2013 tarihinde öğrenilmiştir.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 6100 sayılı Kanun’un “Diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hâllerde, bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümleri uygulanır.” 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.” 5521 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “İş mahkemelerinde şifahi yargılama usulü uygulanır. İlk oturumda mahkeme tarafları sulha teşvik eder. Uzlaşamadıkları ve taraflar veya vekillerinden birisi gelmediği takdirde yargılamaya devam olunarak esas hakkında hüküm verilir.” 5521 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “Bu Kanunda sarahat bulunmıyan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanır.” 31/5/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Malûl sayılma” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.”