8. Hukuk Dairesi 2022/2886 E. , 2022/8020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tespite İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.12.2021 tarih ve 2021/11407 Esas, 2021/12972 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş olup, davacı mirasçısı ... vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş
**8. Hukuk Dairesi 2022/2886 E. , 2022/8020 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tespite İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.12.2021 tarih ve 2021/11407 Esas, 2021/12972 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş olup, davacı mirasçısı ... vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla; dosya incelendi,gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “çekişmeli 510 parsel sayılı taşınmaza tespitte uygulanan 16.11.1950 tarih ve 176 sıra numaralı tapu kaydı ile tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin ve çekişmeli tüm taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgelerin getirtilmesi, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif yapılması, keşif sırasında 510 ve 636 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 16.11.1950 tarihli 138 ve 176 sıra numaralı tapu kayıtlarının uygulanıp kapsamlarının yöntemince belirlenmesi, tapu kayıtlarının uygulanmasında komşu parsel tutanaklarından ve dayanağı belgelerden yararlanılması, 636 parsel sayılı taşınmaza komşu 805 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olup olmadığının araştırılması, komşu 805 parselin kadim mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde tapu kayıt miktar fazlasının meradan kazanılamayacağı hususunun gözetilmesi, bilirkişi ve tanıklardan, tüm taşınmazların ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, tüm taşınmazlar yönünden öncesinin mer’a, yaylak veya kışlak olup olmadığı hususunun etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, ayrıca çekişmeli 370, 374, 376, 378, 379 ve 581 parsel sayılı taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığının sorulması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, teknik bilirkişiye, 510 ve 636 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 16.11.1950 tarihli 138 ve 176 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, tüm taşınmazların niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, her bir taşınmaz yönünden kim tarafından dava edildiği gözetilerek dava açanların talepleri ile bağlı kalınması gerektiği hususu üzerinde önemle durulması, 575 parsel sayılı taşınmazın hiçbir davacı tarafından dava konusu edilmediği ve 575 parsel sayılı taşınmazın tutanağının itiraz edilmeyerek kesinleştiği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında, çekişmeli 445 parsel yönünden dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydı yapılmış ve yargılamaya bu esas üzerinden devam olunmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli 445 parsel hakkında düzenlenen kadastro tespitinin iptaline, davacı müteveffa ...'ın mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.12.2021 tarih ve 2021/11407 Esas, 2021/12972 Karar sayılı bozma ilamıyla; "ziraat bilirkişi kurulundan alınan raporda, taşınmazın iki kısma ayrıldığı, birinci kısımda tarım yapıldığına dair her hangi bir kültür bitkisine rastlanılmadığının, ikinci kısmın ise doğal çayırlık olarak hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığının belirtilmiş olduğu, raporlara ekli fotoğrafların da bu durumu doğruladığı, hayvan otlatmak ve ot biçmek şeklinde sürdürülen zilyetliğin, ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiş, iş bu bozma ilamına karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Dava konusu 445 parsel sayılı taşınmaz, senetsizden, zilyetlik yoluyla edinilebilecek 50 dönüm miktar fazlası olarak, tarla vasfıyla, davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Mahkemece, 11.09.2017 tarihininde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, taşınmazın önceki niteliğinin tarla olduğunu, 1983 tarihinden önce dava konusu yerin davacı ...’in eşi olan ...’in babası ...’ya ait olduğunu, ...’nın ise dava konusu yeri ...’e miras payı olarak verdiğini, ...’in de burayı davacıya hibe ettiğini ve dava konusu yeri buğday ve arpa gibi tarım ürünleri ekerek kullandıklarını beyan etmişler; keşif sonrası dosyaya sunulan 20.11.2017 tarihli ziraatçi bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmazın iki kısma ayrıldığı, birinci kısmın kumlu - killi - tınlı toprak yapısına sahip olduğu, halihazırda tek sürüm ile sürüldüğü ve nadasa bırakıldığı, % 1 - 2 eğime sahip düz alan üzerinde herhangi bir ekimin yapılmadığı, tarımsal faaliyet açısından olumsuzluk oluşturabilecek herhangi bir niteliğinin bulunmadığı, ancak daha önce tarım yapıldığına dair bir kültür bitkisine rastlanmadığı, taşınmazın ikinci kısmının ise doğal çayırlık olduğu, yine kumlu - killi - tınlı toprak yapısına sahip olduğu, otlatma ve biçenek maksatlı olarak kullanıldığı, içinde doğal pınar kaynak suyunun olduğu ve sulu tarım arazisi durumunda olduğu; 06.02.2018 tarihli ek raporda ise, dava konusu taşınmazın iki kısımdan oluştuğu, taşınmazın doğal çayırlık alan olup yarısının sürülerek açılmaya başlandığı belirtilmiş olup, ziraat bilirkişi heyet raporu içeriği ve yöre koşulları dikkate alındığında, davacı tarafından taşınmazın otlarını biçmek suretiyle sürdürdüğü zilyetliğin, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 14. maddesinde sözü edilen mülk edinmeye olanak sağlar nitelikteki ekonomik amaca uygun zilyetlik olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca; Dairemizin 27.12.2021 tarih ve 2021/11407 Esas, 2021/12927 Karar sayılı ilamıyla, taşınmaz üzerinde hayvan otlatmak ve ot biçmek şeklinde sürdürülen zilyetliğin, ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise ise de, bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 440 maddesi gereğince kabulü ile Dairemizin 27.12.2021 tarih ve 2021/11407 Esas, 2021/12927 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve özellikle mahkemece bozma ilamının gereklerine uyularak bu doğrultuda işlem yapıldığının anlaşılmasına göre, Yerel Mahkemenin 14.03.2018 tarih ve 2017/24 Esas, 2018/252 Karar sayılı hükmünün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme talep eden davacıya iadesine, 13.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.