12. Ceza Dairesi 2024/319 E. , 2024/4609 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/381 E., 2023/360 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükümler; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüld…
**12. Ceza Dairesi 2024/319 E. , 2024/4609 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/381 E., 2023/360 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükümler; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 07.10.2021 tarihli bozma ilâmı üzerine İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan ayrı ayrı beraat kararları verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin temyiz istemlerine ilişkin olarak hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği; mahkemece eksik hususlar giderilmeksizin eksik ve hatalı şekilde karar verilmiş olduğuna, sanıkların sübut bulan ve eylemlerine uyan TCK m 85/2, 53/2 uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı olduğuna, sanıkların tamamı için beraat kararı verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde ölen ...' in ailesi ile piknik yapmak üzere Botan çayına gittikleri, ... ve eşi ... kıyıda otururlarken, Alkumru Barajı Hidroelektrik Santralinin gövdesinden 31748 metre mesafedeki yerde çocukları 17 yaşındaki ..., 9 yaşındaki ... ve 13 yaşındaki ...'in oyun oynadıkları sırada, suyun debisindeki artış nedeni ile ...'in çocuklarını çıkarmak üzere çaya girdiği, çocuklar ile ...'in suya kapıldıkları, ...'in hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, ..., ... ve ...'in ise suda boğulma sonucu öldükleri olayda; olayın meydana geldiği yerin Alkumru Barajı Hidroelektrik santralinin gövdesinin bulunduğu yer ile arasındaki mesafenin 31748 metre olduğu, enerji ihtiyacı olduğunda Milli Yük Tevzi Merkezi ve Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezinin talimatları doğrultusunda enerji üretimi yapıldığı, elektrik üretildikten sonra tribünlerden çıkan suyun 268 km uzunlukta kendi yatağında aktığı, olay yeri barajın gövdesinden itibaren 32. kilometreye kadar 22 adet “Suyun Ani Yükselmeleri Nedeniyle Suya Girmenin Tehlikeli Olduğu” yolunda ikaz levhalarının bulunduğu, ancak talimat doğrultusunda enerji üretilirken Botan çayına su bırakıldığı, sanıkların 268 kilometrelik kısmının etrafının kapatmalarının mümkün olmadığı, ancak su bırakma zamanında şahısların haberdar edilmesi konusunda prosedürlerin hazırlanmaması nedeniyle hizmet kusuru olabileceği anlaşılmakla sanıkların meydana gelen olaya ilikin olarak suçun manevi unsuru olan kast veya taksirlerinin bulunmayışı sebebiyle sanıkların CMK madde 223/2-c fıkrası uyarınca beraatlerine ilişkin kararın, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.10.2021 tarihli ilâmıyla; "...1-Olay tarihinde ölen ...' in ailesi ile piknik yapmak üzere Botan çayına gittikleri, ... ve eşi ... kıyıda otururlarken, Alkumru Barajı Hidroelektrik Santralinin gövdesinden 31748 metre mesafedeki yerde çocukları 17 yaşındaki ..., 9 yaşındaki ... ve 13 yaşındaki ...'in oyun oynadıkları sırada, suyun debisindeki artış nedeni ile ...'in çocuklarını çıkarmak üzere çaya girdiği, çocuklar ile ...'in suya kapıldıkları, ...'in hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, ..., ... ve ...'in ise suda boğulma sonucu öldükleri olayda; sanık ...'in Limak Hidroelektrik Santral Yatırımları Anonim Şirketinin yönetim kurulu başkanı, sanık ...'nın yönetim kurulu üyesi olduğu, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'in ise, işletme müdürünün emri altında santral işletme faaliyetlerini yürüten mühendisler olduğu, Limak Hidroelektrik Santral Yatırımları Anonim Şirketine, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca, Siirt ilinde kurulacak Alkumru Barajı ve Hidroelektrik Santrali üretim tesisinde 27.09.2007 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle faaliyet göstermek üzere lisans verildiği, lisans sözleşmesinin "Güvenlik" başlıklı 12. maddesinde, lisans sahibinin tesislerin gerek inşası ve işletilmesi gerekse ek yatırımları sırasında kamuya, çevreye, gerçek ve tüzel kişilere ait taşınır ve taşınmazlara zarar verilmemesi ve can ve mal kaybına sebep olmaması için gerekli tedbirleri alacağının belirtildiği, lisans gereğince tesiste, üç ünitenin işletileceği ve yıllık 828.070.000 kwh elektrik üretileceğinin belirtildiği, ÇED raporuna göre, barajdan sürekli 14 metreküp/saniye su bırakılacağı, su tutma işleminin yağışın çok olduğu ve balıkların üreme sezonu dışında yapılacağı, Botan Çayının genellikle etrafı dik yükseltiler arasında aktığı için sulama amaçlı kullanımının kısıtlı olduğu ve etrafında kısıtlı arazi bulunduğunun tespit edildiği, 28.02.2011'de yapımı tamamlanan tesisin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığınca 12.04.2011'de geçici kabulünün yapıldığı, Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliğinin 16. maddesinde “Ünitelerin Teiaş'ın dağıtım barajı veya dağıtım sistemi ile senkronize olması için gerekli şartlar bağlantı, anlaşmasında yer alır, senkranizasyon işlemleri ulusal veya bölgesel yük dağıtım merkezlerinin talimatları doğrultusunda gerçekleştirilir” şeklinde düzenleme yapıldığı, Milli Yük Tevzi Merkezi ve Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezinin talimatları doğrultusunda enerji üretimi yapıldığı, elektrik üretildikten sonra tribünlerden çıkan suyun 268 km uzunluktaki Botan Çayının kendi yatağında aktığı, olay yeri barajın gövdesinden itibaren 32. kilometreye kadar 22 adet “Suyun Ani Yükselmeleri Nedeniyle Suya Girmenin Tehlikeli Olduğu” yolunda ikaz levhalarının bulunduğu, 06.07.2011 tarihinde şirket tarafından, Siirt Valiliğine hitaben vatandaşların ve muhtarlıkların ani yükselmeler konusunda uyarı yapılması için bilgilendirme yazısı yazıldığı, Valilikçe aynı tarihte Jandarma Komutanlığına gereği yapılmak üzere havalesinin yapıldığı, ancak gereğinin boğulma olayları sonrasında, Siirt İl Taşkın Koordinasyon Kurulunca alınan 01.03.2012 tarihli karar ile, Alkumru Barajına taşkın uyarı sisteminin monte edilmesi ve sistemin sorumlu firma tarafından işletilmesinin sağlanması, yapılacak su tahliyesi öncesinde valilik ve ilgili makamların bilgilendirilmesi ve baraj gövdesinden 30. kilometreye kadar 30 saniye öncesinden uyaracak sistemin kurulmasına karar verilerek yerine getirildiği, 01.03.2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda, barajda kullanılan türbinlerin üçünün birden hizmete alınması nedeniyle olayın meydana geldiği, türbinlerin yarım saat veya daha uzun aralıklarla teker teker üretime alınması durumunda böyle bir kazanın meydana gelmeyeceği, suyun yükselmekte olduğu fark edilerek tehlikenin zarar görmeden atlatılmasının sağlanabileceği, ikaz levhalarının faydalı olduğu ancak okuma yazma bilmeyenlere etkisinin olmayacağı, özellikle sıcak yaz aylarında yüzme bilmeyenlerin serinleme, yıkanma amacıyla girip çıkmaları dikkate alınarak Alkumru HES baraj sahibi ve işletmecisinin enerji üretimi için barajdan su alma, Botan Çayı yatağına ani olarak 300 m3/sn ve 21 kat fazla su bırakılmasının doğuracağı sonuçları önleme konusunda, ani aşırı su salınımlarından önce 4 tekerlekli arazi araçları, motosikletler ile aşırı debiyi haiz suyun akışını önceden ikaz uyarı yazıları ile uyaran helikopterlerin Botan Çayı su akış istikametinde uçurmak suretiyle vatandaşları uyarmak gibi yol ve yöntemlerle risk, tehlike bölgelerinde hayvan otlatan vatandaşları, suya girme ihtimali olan çocukları, çobanları, çay kenarında piknik yapan, balık tutan vatandaşları önceden uyarmadıkları, çevrenin korunması, işçi sağlığı, ve iş güvenliği ile ilgili her türlü tedbiri almak ve üretim tesisini güvenli bir şekilde işleterek mevzuat hükümleri çerçevesinde her türlü emniyet tedbirini almakla yükümlü olan şirketin kamuya, çevreye, gerçek ve tüzel kişilere ait taşınır ve taşınmazlara zarar verilmemesi, can ve mal kaybına sebep olunmaması için gerekli tedbirleri almadığı, araç, gereç ve personel yönünden yeterli istihdam olanaklarını sağlamadıklarından, etkin iş güvenliği örgütü kurmadıklarından, baraj personelini işletme konusunda eğitmediklerinden, insiyatifi vatandaşa terk ettiklerinden kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduklarının belirlendiği, 26.11.2014 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 25.02.2015 tarihli ek raporda, Alkumru HES yetkilileri, işletme müdürleri, sorumlu işletmeciler ve işletme müdürünün emri altında santral işletme faaliyetlerini yürüten suyu salınımından sorumlu kişilerin, baraj suyu kapaklarının açılmasından önce, Botan Çayının kenarında mevsimsel zaman nedeniyle piknik yapan kişilerin olabileceğini öngörüp, Bendinin devamındaki Botan Çayı mecrası kenarında su yollarının civarında yaşayan halkı olası tehlikeler ve alınabilecek önlemler konusunda bilgilendirici ve eğitici nitelikteki kamu spotları ile televizyon ve radyolarda uyarmaları, vatandaşı uyarmak için helikopter ile uyarılma, siren sistemi kurulması gibi tedbirlerin alınmaması nedeniyle kusurlu olduklarının bildirildiği, 01.06.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda da, Botan Çayı güzergahının belirli noktalarına yazılı uyarı tabelaları konulmasının tek başına yeterli olmadığı, olay tarihinde işletme müdürünün emrinde Alkumru Barajının suyun salımından sorumlu kişilerin vatandaşların can ve mal kaybına uğramamaları için gerekli tüm önlemlerin alınmasını sağlamadıkları, bu konudaki çalışmaları iş uygulamasına dönüştürmediklerinden kusurlu oldukları yönünde tespitlere yer verildiğinin anlaşılması karşısında; Siirt 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2016 tarih ve 2015/335-2016/68 sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin dosya içine alınarak, baraj suyu kapaklarının açılması sırasında kamuya, çevreye, gerçek ve tüzel kişilere ait taşınır ve taşınmazlara zarar verilmemesi, can ve mal kaybına sebep olunmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği hususunda, şirket üst yönetim birimine ve yönetim kuruluna herhangi bir bildirim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilerek dosya içine alınması, olay tarihinde işletme müdürünün emri altında mühendis olarak çalışan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in görev tanımları araştırılıp, baraj kapaklarını açmakla, açmadan önce de herhangi bir kazanın meydana gelmemesi için gerekli bildirimleri etkin iletişim, uyarı mekanizmalarını devreye sokmakla görev tanımı gereği yükümlü olup da yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi ya da kişiler net bir biçimde belirlenmesi sonrasında, tüm sanıkların hukuksal durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, belirtilen hususlarda gerekli araştırmalar yapılmadan delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde eksik inceleme ile sanıkların beraatlerine karar verilmesi; 2-Gerekçeli karar başlığında, "04/09/2011" olan suç tarihinin "10/09/2011" olarak yazılması..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanıkların savunmaları alınıp yeniden bilirkişi raporu alındıktan sonra, "...Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarih, 2021/1818 esas ve 2021/6686 karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda alınan dosyada mevcut 06.07.2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, olay tarihinden önce 06.07.2011 tarihinde barajdan su bırakılması durumunda ortaya çıkan tehlikeler hakkında gerekli bilgilendirmenin Kasım Eren tarafından T.C. Siirt Valiliğine yapılması, olay yerine 300 metre mesafede "suyun ani yükselmesinden dolayı suya girmek / yaklaşmak tehlikeli ve yasaktır" yazılı uyarı tabelasının olduğunun ve bu tabelaların barajdan itibaren olayın meydana geldiği yere kadar 22 adet bulunduğunun kolluk kuvvetleri tarafından tespitinin yapıldığı, olay yeri ile suyun bırakıldığı baraj arası mesafenin 31748 metre olması ve suyun hızlı bir dalga şeklinde değil debisinin artması ile yükselmesi sonucu olayın meydana gelmesi, su bırakılması ve elektrik üretilmesi talimatının Milli Yük Tevzi Merkezi tarafından verilmesi hususlarının tamamı birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in meydana gelen olayda herhangi bir etkisinin ve ihmalinin olmadığı hususunun bildirildiği anlaşılmış olup, buna göre sanıkların meydana gelen olaya ilikin olarak suçun manevi unsuru olan kast veya taksirlerinin bulunmayışı sebebiyle..." şeklinde gerekçelerle sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Olay tarihinde ölen ...' in ailesi ile piknik yapmak üzere Botan çayına gittikleri, ... ve eşi ... kıyıda otururlarken, Alkumru Barajı Hidroelektrik Santralinin gövdesinden 31748 metre mesafedeki yerde çocukları 17 yaşındaki ..., 9 yaşındaki ... ve 13 yaşındaki ...'in oyun oynadıkları sırada, suyun debisindeki artış nedeni ile ...'in çocuklarını çıkarmak üzere çaya girdiği, çocuklar ile ...'in suya kapıldıkları, ...'in hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, ..., ... ve ...'in ise suda boğulma sonucu öldükleri olayda; mahkemece yazılan müzekkereye istinaden şirket tarafından 09.03.2022 tarihli dilekçe içeriğinde, Dairemizin 07.10.2021 tarihli bozma ilâmında araştırılması istenen hususlara ilişkin bir bilgi veya belge bulunmadığı, buna göre; baraj suyu kapaklarının açılması sırasında kamuya, çevreye, gerçek ve tüzel kişilere ait taşınır ve taşınmazlara zarar verilmemesi, can ve mal kaybına sebep olunmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği hususunda, şirket üst yönetim birimine ve yönetim kuruluna herhangi bir bildirim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilerek dosya içine alınması, olay tarihinde işletme müdürünün emri altında mühendis olarak çalışan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in görev tanımları araştırılıp, baraj kapaklarını açmakla, açmadan önce de herhangi bir kazanın meydana gelmemesi için gerekli bildirimleri etkin iletişim, uyarı mekanizmalarını devreye sokmakla görev tanımı gereği yükümlü olup da yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi ya da kişiler net bir biçimde belirlenmesi sonrasında, tüm sanıkların hukuksal durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, belirtilen hususlarda gerekli araştırmalar yapılmadan, bozma ilamı gereği yerine getirilmeyerek, dosya kapsamına uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde eksik inceleme ile sanıkların beraatlerine karar verilmesi, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Siirt 1.Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Siirt 1.Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.