8. Hukuk Dairesi 2021/15524 E. , 2023/2633 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/448 E., 2021/548 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/62 E., 2021/1 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üz
**8. Hukuk Dairesi 2021/15524 E. , 2023/2633 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/448 E., 2021/548 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/62 E., 2021/1 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı Hazine vekilinin vekalet ücreti yönüyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında; ... ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 227 ada 3 parsel ... 740,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, arsa vasfıyla davalı olduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili, ... Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada verdiği dava dilekçesinde; dava konusu ettiği taşınmazı 19.05.2004 tarihli senet ile üçüncü kişiden satın ve devir aldığını, köy muhtarı tarafından senedin onaylandığını, ancak davacı ile arasında sonradan gelişen ihtilaf nedeniyle köy muhtarı tarafından davacı tarafından dikilen ağaçların kesilmek, tel ve tahtadan yapılan çitlerin kırılmak suretiyle zarar verildiğini, bu eylem nedeniyle davalı hakkında kamu davasının açıldığını, buna rağmen davalının eylemlerini devam ettirdiğini, 3091 ... Yasaya dayalı olarak taşınmazın Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğu yolunda idari karar aldırması nedeniyle bu davayı açmak sorunda kaldıklarını ileri sürerek taşınmazın davacıya ait olduğunun tespiti ile davalı köy muhtarının taşınmaza yönelik ve süreklilik arzeden tüm müdahalesinin önlenmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı Köy Tüzel Kişiliğine izafeten köy muhtarı cevap vermemiş; duruşmada, davacının satın aldığı yerin burası olmadığını, dava konusu yerin köyün müşterek kullanımına açık alan/ köy boşluğu olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Yargılama sırasında davaya dahil edilen Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.08.2009 tarihli, 2008/176 Esas, 2009/311 karar ... kararıyla taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmesi nedeniyle davanın Kadastro Mahkemesinde görülmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir 2. ... Kadastro Mahkemesine yapılan yargılama sırasında Kadastro Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dosya görevli ... Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin (... Kadastro Mahkemesi) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden 5-10 yıl önceye kadar dere olduğu, taşkınlar nedeniyle yapılan çalışma sonucunda derenin şimdiki yerine alındığı, böylece ortaya 227 ada 3 parselin çıktığu, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi gereğince devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dere yataklarından taşınmaz kazanmak için emek ve masraf sarf edilen taşınmazın imar ihya edilerek tarıma elverişli getirilmesi ve imar ihyanın tamamlanmasından itibaren taşınmaza kadastro tespit tarihine kadar 20 yıl aralıksız malik sıfatı ile ekonomik amaca uygun zilyet olunması gerektiği, her ne kadar 19/05/2004 tarihli senet dava konusu taşınmazın bir kısmını kapsasa da, dava konusu taşınmazın imar ihyaya konu olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufunda olan aktif dere yatağı olduğu, kaldı ki davacının eklemeli 20 yıl malik sıfatı ile zilyetliğinin de olmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine, 227 ada 3 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dere yatağı olduğunun tespitine ve haritasında dere olarak gösterilmesine, davacının meni müdahale talebinin reddine, davanın niteliği gereği yasal hasım Hazine lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınma kabiliyeti bulunmayan bilirkişi raporuna değer verildiğini, derede 10 yıl önce yapıldığı iddia edilen ıslahın köy içinde mecraına dokunulmadan kenarına beton duvar yapıldığını, köy dışında ise hiç dokunulmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın öncesinin dere olmadığını, öncesinden itibaren şahıs arazisi olduğunu, 1994 tarihinde de davacı tarafından satın alındığını, köy muhtarının da onayının bulunduğunu, aynı köy muhtarının bu kez davacının köyde bulunmamasını fırsat bilerek köy adına tespit ettirdiğini, etrafında da diğer bahçeler ve evlerin bulunduğunu, aynı konumda olan komşu taşınmazın birinin şahıs arazisi olarak tespit edilmiş iken diğerinin dere yatağı olarak kabulünün bilime ve akla aykırı bulunduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulanan yerlerden olduğunu, ancak terkin edilmesini gerektirecek mahiyette olmadığını, eylemli duruma aykırı karar verildiğini, ayrıca mahkeme tarafından Hazine lehine vekalet ücretinin de hükmedilmemesinin yerinde olmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 8-10 yıl öncesine kadar aktif dereyatağı olan ve halen ... alanında kalan taşınmazı ıslah edip meyve bahçesi haline getirerek kullandığı, davacının kullanımına rağmen, zilyetlikle edinme koşullarının, kullanım süresi ve taşınmazı yapısal özelliği nedeniyle oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine vekilinin, taşınmazın tapudan terkin edilmemesi gerektiği yönündeki istinaf istemi bakımından; Kadastro Kanunu'nun 16/C maddesinde belirtildiği gibi devletin tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar, göl ve nehir gibi genel sular gibi taşınmazların tescil ve sınırlandırımaya tabi olmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 999/2 nci maddesinde belirtildiği üzere tapuya kayıtlı bir taşınmaz kayda tabi olmayan bir taşınmaza dönüşürse bu durumda tapu sicilinden terkin edilir hükmü de göz önünde alındığında kadastro tespitinin iptali ile haritasında dere yatağı olarak gösterilmesi yönündeki kararın yasaya uygun olduğu, Kadastro Kanunu'nun 31/3 maddesi gereğince davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ... Kadastro Mahkemesinin 2015/62 Esas, 2021/1 Karar ... kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına; davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davacının davasının reddine, dava konusu 227 ada 3 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dere yatağı olduğunun tespitine ve haritasında dere olarak gösterilmesine, davacının meni müdahale talebinin reddine, davalı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Kadastro Kanunu'nun 31/3 maddesi gereğince takdiren 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve vekalet ücreti yönüyle istinaf taleplerinin kabul edilmesine rağmen işin esası hakkındaki taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı, dere yatağı vasfıyla terkinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 14, 16, 17, 30 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığına göre, davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince; 3402 ... Kanunu'nun 16/C Maddesinde belirtildiği gibi devletin tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar, göl ve nehir gibi genel sular gibi taşınmazlar tescil ve sınırlandırımaya tabi olmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 999/2 nci maddesinde belirtildiği üzere tapuya kayıtlı bir taşınmaz kayda tabi olmayan bir taşınmaza dönüşürse bu durumda tapu sicilinden terkin edilir hükmü de göz önünde alındığında kadastro tespitinin iptali ile haritasında dere yatağı olarak gösterileceği gerekçesiyle dava konusu 227 ada 3 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dere yatağı olduğunun tespitine ve haritasında dere olarak gösterilmesine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 3.Yapılan keşifte alının beyanlara ve düzenlenen ziraat ve jeolog bilirkişi raporlarına göre, kadastro tespitinden yaklaşık 10 yıl kadar öncesine kadar dava konusu taşınmazın içinden derenin geçtiği, İdare tarafından 10 yıl kadar önce dere yatağının değiştirilerek şimdiki yatağına alındığı, bu tarihten sonra taşınmazın davacı tarafından meyve bahçesi haline getirildiği, aktif dere yatağı özelliğini kaybettiğinin bildirildiği, bundan ayrı olarak dava konusu taşınmaz ile mevcut dere yatağı arasında 227 ada 1 parsel ... tapu kaydına dayalı olarak arsa niteliğiyle tespit ve tescil edilen taşınmaz olduğu, kadastro paftası ile uydu fotoğrafının çakıştırılması suretiyle dosyaya sunulan haritadan dava konusu taşınmazın köy yerleşim içinde kaldığı, doğu ve güneyinde bulunan aynı ada içinde tespitleri yapılan ev ve bahçesi niteliğindeki diğer taşınmazlarla bir bütünlük oluşturduğu görülmektedir. 4. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazın aktif dere yatağı özelliğini kaybettiği, ekonomik yarar sağlayan yer haline geldiği, meyve bahçesi niteliğinde bulunduğu, ancak davacı lehine 20 yıllık zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı, davanın aktarılan dava olması, bu nedenle malik hanesinin açık bırakılması nedeniyle 3402 ... Kanun'un 30 uncu maddesi gereğince Kadastro Mahkemesince malikinin resen belirlenmesi gerektiğinden taşınmazın bahçe niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yasa hükümlerinin ve dosya kapsamının yanlış değerlendirilerek taşınmazın tescil harici bırakılmasına karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2021 tarih ve 2021/448 Esas, 2021/548 Karar ... karanın hüküm fıkrasının B/2 nolu bendinde yer alan "...227 ada 3 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dere yatağı olduğunun tespitine ve haritasında dere yatağı olarak gösterilmesine" ifadesinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "227 ada 3 parsel ... taşınmazın bahçe vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline" yazılmasına ve hükmün BU ŞEKİLDE DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.