T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1148 - 2025/1675 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1148 KARAR NO : 2025/1675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2023 NUMARASI : 2019/574 Esas 2023/581 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1148 - 2025/1675 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1148 KARAR NO : 2025/1675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2023 NUMARASI : 2019/574 Esas 2023/581 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılardan ...… Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06/06/2017 tarihinde, davacılardan ...’ın vefat eden eşi ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı hususi otomobil ile en sağ şerit üzerinde durmakta iken, yine aynı istikamet olan Kuzey Çevre Yolu Batıkent havaalanı istikametinde seyreden ... plakalı kamyon sürücüsü davalılardan ... belirtilen mevkiye geldiğinde, durmakta olan müteveffa ...'ın aracına kendi aracının ön kısmı ile arkadan çarpması sonucunda maddi hasarlı /ölümlü/ çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, davacı ...'ın eşi, diğer davacıların babası ...’ın kaldırıldığı Dr.Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını, ailenin geçimini sağlayan tek kişi olan ...’ın vefatıyla birlikte, davacıların onun desteğinden yoksun kaldıklarını, davacı ... çalışmamakta olup, eşinin desteği ile yaşamını idame ettirmekteyken bu elim kaza ile tüm hayatının alt üst olduğunu, eşinin hayatta olması durumunda olması gereken desteğinden eşinin bu ani ölümü ile yoksun kaldığını, müteveffanın ölümü dolayısıyla diğer davacıların da babalarının desteklerinden yoksun kaldıklarını, dava konusu trafik kazasında davalılardan ...'nün sevk ve idaresindeki aracın davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından 19519018 poliçe numarasıyla sigortalandığını, davalı ... Sigorta Şirketi'ne ait 19519018 nolu poliçe kapsamında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kişi başına sakatlanma ve/veya ölüm halinde kişi başına 310.000,00 TL teminat sağladığını, bu nedenle anılan tutarın, teminat miktarı olan 310.000,00 TL’den sorumlu olmak üzere, müvekkile ödenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ilgili teminatın yatırılması için davalı ... Sigorta Şirketi'ne başvurulduğunu, davalı ... Sigorta Şirketi'nce 49.004,00 TL ödeme yapıldığını, fakat müteveffa ...'ın yaşı, geliri, tüm diğer faktörler değerlendirildiğinde, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ödemiş olduğu bu miktardan çok daha yüksek bir meblağdan sorumlu olacağının aktüerya hesaplamaları sonucunda anlaşılacağını, müteveffa ... kaza tarihinde 51 yaşında ve inşaat ustası olarak asgari ücret ile çalışmakta olup, aylık gelirine ilişkin olarak SGK kayıtlarının tensip ile birlikte istenilmesini, müvekkili ...’ın meydana gelen trafik kazası sonucu müteveffa ...'ın yaşamını yitirmesi sonucu müteveffanın maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, bu nedenle davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve mütselsilen tahsilini, ayrıca ...’ın ölümü nedeniyle davacıların yaşadıkları manevi yıkım nedeniyle de müvekkillerden ... için 25.000,00 TL, müteveffanın çocukları olan davacılar ... için için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın 06/06/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar davacılar vekili tarafından kazanın meydana gelmesinde davalı ...’nün kusurlu olduğu ileri sürülmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, davacıların murisi ...’ın ölümlü kazanın meydana gelmesinde birinci derecede asli kusurlu oluğunu, somut olayda, ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile kuzey çevre yolu Batıkent-Keçiören istikamet yönünde seyir halinde iken, yol üzerinde, sağ şeritte park halindeki ... plaka sayılı otoya çarpması sonucu oto sürücüsü ...'ın vefat ettiğini, ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti aydınlatmanın bozuk olduğu, meskun dışı mahalde yeterli önlem almadan sağ şerit üzerinde park halinde bulunarak gerisinden aynı istikametten gelen vasıtaların seyir durumlarını tehlikeye düşürdüğünü, olay mahallinde bulunan emniyet şeridini kullanmadığı anlaşılmakla, meydana gelen kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile birinci derecede asli kusurlu olduğunu, olayda müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine karşın, kazanın olmasını engelleyememiş olup, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, müvekkilin kamyon sürücüsü olup, yüklü kamyonun fren mesafesinin diğer araçlara nazaran oldukça yüksek olduğunu, ...'ın aracını hiç bir güvenlik tedbiri almadan, ışıklı hiçbir işaret kullanmadan, görüşün kısıtlı olduğu, aydınlatmanın bulunmadığı yolda genellikle kamyonların kullandığı sağ şeride park ederek kazanın meydana gelmesine kusuru ile sebep olduğunu, olayın meydana geldiği yolda güvenlik şeridi bulunmasına karşın ... tarafından güvenlik şeridi de kullanılmadığını, bu tespitlere, kaza tutanaklarına ve ceza dosyasındaki belge ve bilgilerle maddi olgulara göre, davacıların murisi olan otomobil sürücüsü ...’ın birinci derecede asli kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, ölen desteğin inşaatta asgari ücretle çalıştığı beyan edilmiş olup, bunun imzalı ücret bordrolarıyla kanıtlanması gerektiğini, öte yandan görev sırasında trafik-iş kazası geçirdiği için, eşi ve çocuklarına Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gelir bağlanmışsa, bunun peşin değerinin tazminattan indirilmesi gerekeceğinden, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan bu hususun sorulmasını talep ettiklerini, davacılardan destek tazminatı talep eden ... desteğin eşi olarak iş bu davayı açmışsa da haricen edindikleri bilgilere göre destek ... ile davaya konu olaydan önce boşanma aşamasında olduklarını, müteveffa ... ile davacı ... arasında kaza tarihi olan 06.06.2017 yılından önce açılmış boşanma davası bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, boşanma davası olması durumunda davacı ...’ın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, yine davacı ...’ın dava dilekçesinde de belirtildiği üzere tüm maddi zararlarının sigorta şirketi tarafından karşılanmış olup, maddi tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, davacılar tarafından bugüne kadar hiçbir trafik davasında rastlanmayan abartılı rakamlarla çok yüksek miktarlarda manevi tazminat istenmiş olup, kusur oranı ne olursa olsun taksirle ölüme sebebiyet, sorumluların ekonomik gücünü yok edecek derecede yüksek bir tazminat isteğini haklı kılmayacağını, davacıların desteğinin, ölümlü kazanın meydana gelmesinde kendi kusuruyla birinci derecede etken olduğunu, şu halde desteğin ağır kusuru dikkate alındığında, manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ....Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Uluslararası Nakliyat İthalat İhracat Tarım ve Hayvancılık Rent A Car Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ... plakalı aracın maliki olduğunu, 06.06.2017 tarihinde ... müvekkil şirkete ait ... plaka sayılı araçla sağ şerit üzerinde seyir halinde iken, aynı şerit üzerindeki ... plakalı duran aracı göremeyerek ... plakalı araca çarptığını, bu kaza neticesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın vefat ettiğini, müvekkili şirket yetkilileri sebebiyet vermediği bu kaza neticesinden, çok üzüntü duyduğunu, bu kaza sebebiyle Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/1624 E. sayılı dosyası ile yargılama yürütüldüğünü, Ceza Mahkemesince kusur oranlarına ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığını, söz konusu bilirkişi raporunda müteveffa ...'ın asli kusurlu, sürücü ...' nün tali kusurlu olduğunun görüldüğünü, bilindiği üzere hukuk mahkemesinin ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranlarıyla bağlı olmadığını, ... plakalı araç sürücüsünün gece vakti aydınlatmanın bozuk olduğu yolda yolun ortasında herhangi bir tedbir almadan duran bir aracı görmesinin mümkün olmadığını, müteveffanın emniyet şeridini kullanmayıp, aracını yeterli önlem almadan yolun ortasına durdurduğu için tam kusurlu olduğunu düşündüklerini ayrıca aydınlatma bozuk olduğu için kazada Karayolları’nın da kusurlu olduğunu, bu hususun değerlendirilmesini de talep ettiklerini, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsüne kusur verilmesini kabul etmemekle birlikte, kusur raporu aldırıldığında bu konuya ilişkin ayrıntılı beyanlarını sunacaklarını, davacı taraf ... Sigorta Şirketi'nden 49.004,00 TL aldığını beyan ettiğini, davacılara maddi tazminat zorunlu sigorta şirketi tarafından ödendiği için müvekkilin maddi tazminattan sorumluluğunun bulunmadığını, vefat eden ...'ın kaza tarihinde 51 yaşında olup, asgari ücretle çalıştığını, kusuru kabul etmemekle birlikte müteveffanın ceza dosyasında asli kusurlu görüldüğünü, iş bu sebeple verilen tazminat miktarının müteveffanın yaşı, kusur durumu ve aldığı maaş gözetildiğinde makul olduğunun görüleceğini, ayrıca tazminat ödemesinde alınan bir ibraname varsa bu durumun da gözetilmesini ve maddi tazminat talebinin reddedilmesini, davacı tarafın manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini, müvekkilinin maliki olduğu aracın sürücüsüne kusur verilmesini kabul etmemekle birlikte ceza dosyasında müteveffaya asli kusur verildiğini, sürücü ...' ye bir kusur verilse bile 55.000,00 TL olarak istenilen manevi tazminat miktarının çok fazla olduğunu, müvekkilin maliki olduğu aracın sürücüsüne az da olsa kusur verilecek olursa trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde düşük bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda belirtilen nedenlerle, davacının maddi ve manevi taleplerinin reddine karar verilmesini, talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi raporları dikkate alındığında, davacı ...’ın maddi tazminat (destekten yoksun kalma) isteminin kabulü ile 184.679,71 TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 07/03/2019’den davalılar ... ve .....Ltd. Şti. bakımından ise kaza tarihi olan 06/06/2017’den itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’a verilmesine, manevi tazminat davası bakımından ise, TBK'nın 56. maddesine dayalı olarak manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, kazanın meydana geliş biçimi, tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davacıların davasının kabulüne, davacı ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL ve Deniz için 15.000,00 TL olmak üzere belirlenen manevi tazminat tutarlarının davalı ...’den kaza tarihi olan 06/06/2017’den itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalılar ... ve ...…Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...…Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin manevi tazminattan sorumlu tutulmamasına rağmen manevi tazminata ilişkin vekalet ücretinden ve yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, yetersiz bilirkişi raporu ile davalı tarafa kusur verilip, bu rapor uyarınca karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı sürücünün olayda kusuru bulunmadığını, davacı tarafın daha önce sigorta şirketinden ödeme alması nedeniyle tekrar tazminat almasını kabul etmediklerini, maddi tazminat hesaplaması ve faiz başlangıç tarihi ile faiz türünün de hatalı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan ... vekili ile ...…Ltd. Şti. vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Her ne kadar davalı ... vekili tarafından süresi içerisinde verilen dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; adı geçen davalının başvuru sırasında gerekli harç ve giderleri eksik yatırdığından bahisle ilk derece mahkemesi tarafından HMK’nın 344. maddesi uyarınca, noksan yatırılan istinaf harç ve giderlerinin tamamlanması için muhtıra çıkartılarak kesin süre verildiği, verilen kesin süre sonunda davalı ... tarafından istinaf giderlerinin yatırılmaması nedeniyle 14/04/2025 tarihli ek karar ile davalı ... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurmamış sayılmasına karar verildiği, bu ek kararın da ... vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmış olup, Dairemizce ilk derece mahkemesi kararına karşı usulüne uygun şekilde istinaf kanun yoluna başvuran davalılardan ...…Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazları doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 06/06/2017 günü davalılardan ...'nün, sevk ve idaresindeki davalı ...… Ltd. Şti.’ne ait, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS Poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyon ile kuzey çevre yolu Batıkent-Keçiören istikameti yönünde seyir halinde iken, yol üzerinde sağ şeritte park halindeki ... plaka sayılı otomobile arkadan çarptığı, olay nedeniyle otomobil sürücüsü olan davacılar murisi ...’ın hayatını kaybetmesi nedeniyle davacılar tarafından maddi ve manevi tazminat istemli eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu olay nedeniyle, Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesine açılıp, 2017/1624 Esas sayılı dosya üzerinden görülen kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...’ın asli, sanık ...’nün ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanık ...’nün TCK’nın TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'nin denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 24/02/2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacılar murisi ...’ın %75, davalı sürücü ...'nün ise %25 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş olup, bilirkişi raporu ile belirlenen kusur durumu, dosya kapsamına, kaza tespit tutanağına ve kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile tespit edilen maddi olguya uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, davacılardan ... tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı tutarının hesaplanması amacıyla aktüer bilirkişi raporu alınmış olup, TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp progresif rant yöntemine göre, hesaplama yapılması doğru olduğu gibi, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesi yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edilmesi üzerine rapor tarihindeki veriler esas alınıp, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenmek suretiyle hesaplanan tazminattan mahsubu ile davacılardan ...’a ödenecek desteksen yoksun kalma tazminatı tutarı belirlenerek, ilk derece mahkemesi tarafından bilirkişi raporu ile belirlenen tazminatın adı geçen davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde, destekten yoksun kalma tazminatının kazaya karışan aracın sürücüsü davalı ..., işleteni ...…Ltd. Şti. ve ... plakalı aracın ZMMS sigorta poliçesini yapan davalı ... Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği, manevi tazminat talebini sadece davalı ...’ye yönelttiği, ilk derece mahkemesi tarafından da davacılar vekilinin talebi doğrultusunda hükmedilen maddi tazminat tutarının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın ise davalı ...’den tahsiline karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında manevi tazminat tutarına ilişkin ilam harcı ve vekalet ücretinin sadece davalı ...’den tahsiline karar verilmesi gerekirken, hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin karar harcı ve davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılardan ...…Ltd. Şti. vekilinin yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davalı .... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 14/07/2023 tarihli, 2019/574 Esas - 2023/581 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, buna göre; 1-Davacı ...’ın maddi tazminat (destekten yoksun kalma) isteminin KABULÜ ile 184.679,71 TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 07/03/2019’den davalılar ... ve .....Ltd. Şti. bakımından ise kaza tarihi olan 06/06/2017’den itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’a verilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat isteminin KABULÜ ile, Davacı ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL ve ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000TL manevi tazminatın davalı ...’den kaza tarihi olan 06/06/2017’den itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara verilmesine, 3-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 12.615,47 TL harçtan peşin alınan 191,27 TL ve 628,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik alınan 11.796,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 3.757,05-TL karar harcının davalı ...’den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 40,40 TL Başvurma harcı, 191,27 TL Peşin harç, 6,40 TL Vekalet harcı, 628,00 TL Islah harcı, 1.177,80 TL tebligat ve posta gideri ile 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.543,87 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, 6-Maddi tazminat için davacılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 28.701,96 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 7-Manevi tazminat için davacılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-İstinaf başvurusu kabul edilen davalı ...…Ltd. Şti. tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ...…Ltd. Şti. tarafından yatırılan 495,00-TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, IV-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, V-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.