13. Hukuk Dairesi 2019/5325 E. , 2019/10875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dar gelirli ailelere konut edindirmesi kapsamında davalı belediye ile aralarında sözleşme düzenlendiğini, arsa tahsisi yapıldığını, satış bedeli
**13. Hukuk Dairesi 2019/5325 E. , 2019/10875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dar gelirli ailelere konut edindirmesi kapsamında davalı belediye ile aralarında sözleşme düzenlendiğini, arsa tahsisi yapıldığını, satış bedelinin taksitler halinde ödendiğini, tahsis kararının iptal edildiğini,imar planı değişikliği ile ifanın imkansız hale geldiğini ileri sürerek arsanın rayiç değerinin tespiti yapılarak bu bedelin yasal faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile toplam 80.000,00 TL'nin tahsiline dair verilen karar, Yargıtay 3.Hukuk Dairesince 12.05.2014 tarih 2014/499 e., 2014/7265 k. sayılı ilam ile bozulmuş, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucu davanın kabulü ile 80.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı beleyide vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili eldeki dava ile dar gelirli aileleri konut edindirme projesinden yararlanmak için müvekkili tarafından davalı belediyeye yapılan başvurunun kabul edildiğini, yapılan noter çekilişi ile 200 m² yüzölçümlü arsa tahsisinin yapıldığını, satış bedelinin müvekkilince taksitler halinde ödenmesine rağmen, davalı belediyenin arsa tahsislerini iptal ettiğini, akabinde ise bölgenin imar planının değiştirildiğini, bu nedenlerle arsanın devrinin talep edilmesinin imkânsız hale geldiğini ileri sürerek; müvekkiline tahsis edilmiş olan 200 m² lik arsanın, ıslahen, rayiç değeri olan 80.000,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, davalı vekili; davacının alacağının rayiç bedel üzerinden değil denkleştirici adalet ilkelerine göre ödenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince, ifanın her iki tarafça imkansız hale geldiği tarihin araştırılmamış olması, taşınmazın rayiç değerinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun yetersiz olduğu gerekçeleri ile bozulmuş; bozma ve 20.08.2016 tarihinde kabul edilen 6745 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 775 sayılı Gecekondu Kanuna eklenen geçici 10.maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptali de gözetilerek, aldırılan bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 80.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Görüşüne uyulan 02.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın ifanın imkansız olduğu tarih olan 27.10.2009'daki m² birim değerinin 450,00 TL olduğu belirtilmiş, buna göre de taşınmazın bu tarihteki değeri hesaplanmıştır. Rapor incelendiğinde emsal olarak bilirkişi tarafından resen dikkate alınan taşınmazın (1 numaralı emsal) dava konusu taşınmazdan 2,36 kat daha değerli olduğu belirlenerek sonuca gidilmiştir. Dava konusu taşınmazdan 2,36 kat daha değerli olduğu raporda işaret edilen taşınmazın, eldeki davanın konusu olan taşınmaza böylesi bir oranla fazla değerli olmasının, aradaki oran farkının ne şekilde elde edildiği dosyaya yansıtılamamıştır. Daha önce Dairemizin 2015/41413 E. sayılı ve diğer benzer bozma ilamlarında da işaret edildiği üzere, m² birim fiyatlarının 300,00 TL olarak belirlendiği başka dosyalardan aldırılan bilirkişi raporlarına atıf yapılmış olup, bu raporlar da gözetilerek, önceki bozma kararında vurgulanan hususlar dikkate alınıp, temin edilecek taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.