(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/7372 E. , 2013/10244 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/7372 E. , 2013/10244 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 1-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler ve uygulanacak kapitalizasyon faizi yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış, hükme esas alınan 2. ve 3. bilirkişi raporlarında kuru tarım arazilerindeki kapitalizasyon faizi esas alınarak değer biçilmesine karşın münavebeye alınan ürünlerin verim miktarları sulu arazi şartlarına göre tespit edilmiştir. Taşınmazın sulu arazi olup olmadığı, sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2-Mahkemece ortalaması alınmak suretiyle hükme esas alınan raporlardan 10.09.2012 tarihli keşif üzerine tanzim edilen raporda taşınmazın tümüne biber ekili olduğunun belirtildiği, 23.10.2012 tarihli keşif üzerine hazırlanan raporda ise araziye buğday ekili olduğu ve hasat yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Yaklaşık bir ay arayla yapılan keşifler sonrası düzenlenen raporlardaki bu çelişki nedeniyle bilirkişi raporları inandırıcı bulunmamıştır. Bu nedenle yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılıp, taşınmazın durumuna ilişkin yapılacak gözlemin bizzat hakim tarafından keşif zaptına yazılmak suretiyle belirlenmesinden ve arazinin niteliğinin ayrıntılı olarak tespit edilmesinden sonra alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken çelişkili raporların ortalaması alınmak suretiyle hüküm kurulması, Kabule göre de;