Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/5632 E. , 2024/11048 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5632 Karar No : 2024/11048 DAVACI : ...'a vesayeten ... DAVALI : ... Kurulu / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Eskişehir Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararıyla 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/5632 E. , 2024/11048 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5632 Karar No : 2024/11048 DAVACI : ...'a vesayeten ... DAVALI : ... Kurulu / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Eskişehir Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararıyla 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Görevde bulunduğu dönemde yürüttüğü Askeri Casusluk olarak nitelendirilen soruşturmada usul ve yasaya aykırı hiçbir işlem yapmadığı, yargısal nitelikteki eylem ve işlemlerinin disiplin soruşturmasına konu olamayacağı, hakkında yapılan ceza soruşturmalarının iyi niyetli olmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı hareket edildiği, meslekten çıkarılmasına dayanak eylem ve işlemlerin 6572 sayılı Yasa'nın 32.maddesi ile 2802 sayılı Yasa'nın Geçici 19.maddesi kapsamında kaldığı, bu haliyle hakkında soruşturma yapılabilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davanın vesayet makamından izin alınarak vasi veya tayin edeceği vekil aracılığıyla açılması şart olduğundan bu hususa dair araştırma yapılarak vasinin dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiği, davacının eylemini yargısal takdir kapsamında değil FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirdiği, bu haliyle mesleğin şeref ve onuru ile nüfuz ve itibarına aykırı hareket ettiği, 22/03/2017 tarihli soruşturma raporu ve ekleri incelendiğinde disiplin cezasına konu eylemlerini terör örgütünün talimatı ile gerçekleştirdiğinin ayrıntılı bir şekilde ortaya konulduğu, davacı hakkında uygulanan işlemlerin hukuki dayanakları ve sebepleri farklı olduğundan aynı eylemden dolayı ikinci defa cezalandırılmasının söz konusu olmadığı, davacı hakkındaki ceza yargılamasının devam etmesinin disiplin yönünden ceza verilmesine engel teşkil etmediği, davacının disiplin cezasına konu eylemlerini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği sabit olduğundan sübuta eren fiilleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Dava, Eskişehir Cumhuriyet Savcısı iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve anılan kararın yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir Dosyanın incelenmesinden, HSK müfettişlerince yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda; davacının da aralarında bulunduğu eski yargı mensuplarının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne ve o dönem Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bulunan militanlarına yakın olmayan, onlarla birlikte hareket etmeyen askeri personelin örgüt tarafından hedefe konularak itibarsızlaştırılmaları ve nihayetinde bu kişilerin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltisaklı hâkim ve C. Savcıları tarafından hukukun bir silah gibi kullanılıp, uydurma deliller veya açıkça hukuka aykırı işlemlerle mağdur edilerek tasfiyelerinin sağlandığı ve davanın, devletin tüm kılcal damarlarına gizlice sızan silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde uzman er ve erbaşından, general ve amiraline kadar yuvalanma ve kadrolaşma amacına hizmet ettiği sabit olmakla, ilgililerin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda ve örgütün talimatıyla hareket ederek yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan usul ve yasaya aykırı işlem ve eylemleriyle hak ihlallerine ve mağduriyete sebebiyet verdikleri değerlendirilerek bu eylemin mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sabit görülerek 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İncelenen soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Diğer taraftan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı kararı ile (FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek) 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay 5.Dairesinin 24/06/2021 tarihli ve E:2019/6172, K:2021/2287 sayılı kararı ile, "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve temyiz incelemesi sonucu kararın onandığı belirlenmiştir. Nitekim, davacı hakkında ... Ceza mahkemesince yapılan yargılamada verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; silahlı terör örgütüne üyelik suçu sabit görülerek 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedildiği kararın temyizi üzerine mahkumiyet hükmünün onandığı de tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında, İzmir Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde, 08/05/2012 tarihinden itibaren yürüttüğü ve kamuoyunda "İzmir Askeri Casusluk Davası (Kumpası)" olarak bilinen soruşturmada yapılan usulsüz işlemlere ilişkin olarak soruşturma başlatılmıştır. Anılan soruşturma neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına faaliyette bulunarak, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere bir kısım kamu kurumları ile buralarda görev yapan kamu görevlilerini itibarsızlaştırma gayesiyle, kamuoyunda İzmir Askeri Casusluk Davası (Kumpası)" olarak bilinen, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının (TMK 10.maddesi ile görevli) ... soruşturma sırasına kayden yürütülüp yargılaması ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden karara bağlanan evrakın soruşturma ve kovuşturma sürecinde usul ve yasaya aykırı işlem tesis ederek mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemlerde bulunduğu, bu cümleden olarak; 1- Amerika Birleşik Devletlerine ait IP üzerinden gönderilen mail ile başlayan soruşturma kapsamında, kolluk görevlilerinin yasaya aykırı olarak yaptıkları işlem ve incelemeler neticesi elde edilen veriler esas alınarak gerçekleştirilen aramalarda ele geçen hukuka aykırı delilleri temel kabul ederek, 'Pandora veri tabanını içeren dijital materyallerin bulunduğu ev aramalarında genelde şüphelilerin ikametgahlarında olmamaları, suç unsuru içerdiği iddia olunan materyallerin sürekli siyah poşet içerisinde bulunması' gibi şüpheli ve müdafilerinin dile getirdiği kuşkulu hususları da araştırmaksızın iddianame düzenlediği, 2- Tutuklama koruma tedbirine müracaatta gerekli özeni göstermediği, Bu çerçevede; a)Avukat H.Ç'nin şikayeti ile ilgili olarak; Şüphelilerden ele geçtiği belirtilen belgelerin niteliği konusunda bağımsız bilirkişilerden henüz rapor alınmamış iken bir çok askeri personel hakkında istisnai tedbir olan tutuklamaya müracaat ettiği, b)C.B'ye yönelik; Aleyhinde dijital olanlar haricinde herhangi bir delil bulunmayan ilgiliyi tutuklamaya sevk ettiği, c)D.E.G'ye yönelik; 10/07/2012 günü odasına getirilen müştekiye kopyala yapıştır şeklinde gelişi güzel hazırlanmış üzerindeki numaralara göre toplam 52 olması gerektiği halde 25 adet gizliliği olmayan genel hususları içeren slaytların fotokopilerini göstermek suretiyle yurt dışında görevde olduğu 31/03/2012 tarihinde hazırlandığı iddia olunan ege.rar isimli dosyayı hazırladığı iddiasına istinaden başkaca da delil olmadığı halde 'aramalarda delilleri kaçırma girişimlerinin tespit edilmesi' gerekçesi ile yakınanı tutuklamaya sevk ettiği, 3- Doç. Dr. H.M.E ve D.T'ye yönelik; Etkin bir soruşturma yürütmediği, bu çerçevede, dijital verilerde geçen eylemlerin gerçek hayatta yaşanıp yaşanmadığını tahkik etmeden peşinen doğru kabul ederek ve bu verileri esas almak suretiyle iddianame tanzim ettiği, 4- S.O.S ve D.T'ye yönelik; B.Ö ve diğer sanıklarda ele geçirilen dijital materyallerde yer alan kişisel bilgi mahiyetindeki fişleme kayıtlarını, doğruluğunu tahkik etmeden peşinen doğru kabul edip iddianameye açıkça yazarak dosyadaki tarafların itibarsızlaştırılmasına neden olduğu, 5- Birinci sınıf Askeri Hakim T.G'nin arama ve el koymaya ilişkin itirazını havi dilekçesini itirazı inceleyecek merciye göndermeyerek usule aykırı davrandığı, 6- D.Ş'ye yönelik; Bahse konu iddianamede sanıklardan 210'u Türk Silahlı Kuvvetleri personeli olduğu halde kurumu yıpratmak kastıyla şüphelilerden D.Ş'nin de içinde bulunduğu bir kısım kişinin rütbesine yer verdiği, Bu suretle ilgili C. Savcısı ...'ın söz konusu eylemlerinin, suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile nitelik ve ağırlık itibariyle mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü " gerekçesiyle davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. B) İLGİLİ MEVZUAT: T.C. Anayasasının "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesinde; "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", "Hakimlik ve savcılık mesleği" başlıklı 140. maddesinin 3. fıkrasında; "..Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.." şeklinde hükümlere yer verilmiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. " hükmüne, son fıkrasında da; "..Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir. C) İNCELEME VE GEREKÇE: Davacının soruşturmaya konu söz konusu eylemlerinden dolayı görevini kötüye kullandığı iddiasıyla yargılandığı Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... esas sayılı dava dosyasının devam ettiği anlaşılmış ise de; Davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında tanık olarak ifadesine başvurulan yargı mensubu olarak görev yapan D.K.; "Ben Diyarbakır Başsavcılığından İzmir Başsavcılığına atandıktan sonra bir vesile ile yine FETÖ yapılanmasının içinde olduğunu bildiğim kişilerle tanıştım. Bu kişilerle ya İzmir'e görevli gelmeleri yada İzmir de görev yapmaları vesilesiyle tartışmıştım. Bunlarda 1-CTE Genel Müdür vekili M.O., 2/ CTE görevli R.G., 3- o zamanlar Adalet Bakanlığı Strateji Başkanı A. Ç. (kendisini okul döneminde de tanırdım, ancak bu yapı içinde olduğunu bu dönemde öğrendim),4- İzmir Cumhuriyet Savcısı S.P., 5- İzmir Savcısı ..., 6-İzmir Terörden Sorumlu Başsavcı vekili A.H., 7- İzmir Hakimi Y.K., 8-Soyisminden emin olamadığım o zamanlar İzmir ACM başkanı olan C.K., 9- İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı K.Ç., 10-liman Soruşturmasını yürüten İzmir Cumhuriylet Savcısı A.Ç., 11- İzmir Cumhuriyet Savcısı olan B.Ç. (İzmir Büyükşehir Belediyesi Soruşturmasını yürüten), 12- o zamanlar Bergama Cumhuriyet Başsavcısı olan B.D.' dir.....yaptığım süre boyunca önemli gördüğüm ve anlatacağım hususlar bunlardır. Bir de İzmir de yaşadığım bir olay vardı daha önceki ek ifademde de belirttiğim sonradan Yargıtay üyesi olduğunu söylediğim G.D. İzmir Başsavcısı iken yanıma ... isimli bir şahıs getirmişti ve bana da artık bundan sonra seni ... bey ziyaret edecek demişti. Bende kendilerine gelmeyin diyerek çıkışmıştım. Şuan düşündüğümde ve yaptığım araştırma sonucunda bu şahsın üniversite de yardımcı doçent olarak görev yaptığını öğrendim, ancak çok araştırmama rağmen hangi üniversitede öğretim görevlisi olduğunu ve açık kimliğini öğrenemedim. Hatta gerçek isminin ... olup olmadığını da bilmiyorum. Yalnız daha sonra Manisa' da görev yaptığım sırada S.P. isimli İzmir savcısı ile görüştüğümde bana ... isimli şahsın eğe bölgesinin hakim savcılar imamı olduğunu söyledi. Yine herhangi bir açık kimlik bilgisi vermedi. Yine İzmir de görev yaptığım sırada, bir önceki ifademde ayrıntılı bir şekilde anlattığım Askeri Casusluk soruşturmasında K.G., ... birlikte hareket ederek İ.O.'dan aldıkları talimat doğrultusunda soruşturmayı yürütmüşlerdir. Ben bu soruşturmanın hükümeti sıkıştırmak için yürütüldüğü kanaatindeyim ve yine FETÖ' nün kontrolünde yapıldığını düşünüyorum. Yine ayrıntısını bir önceki ifademde de anlattığım gibi bu yapı almış olduğu talimat doğrultusunda bu işlemlerini yürütüyordu ve benim sözümü dinlemiyorlardı. Benim bu soruşturmaya herhangi bir müdahalem olamadı. Zaten liman soruşturmasını yaptırmamam nedeniyle FETÖ üyesi olan İ.O. beni İzmir' den alarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına atanmamı sağladı. Benim İzmir'le ilgili anlatacaklarım bunlardır." şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, söz konusu tanık ifadesi ile HSK müfettişlerince düzenlenen 22/03/2017 tarihli soruşturma raporunun incelenmesinden, davacının İzmir Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, eşitlik ve dürüstlük gibi evrensel etik kuralları hiçe sayarak kolluk personelince düzenlenen tutanaklara kuşku ile yaklaşmadan ve sorgulamadan itibar ederek tutuklama gibi ağır koruma tedbirine dair tasarrufta bulunduğu ve iddianame tanzim ettiği, hukuka aykırı olarak elde edilen delilleri göz önünde bulundurmayarak usule aykırı soruşturma işlemleri yaptığı, Askeri Hakimin arama ve el koyma işlemine itirazına dair dilekçesini itiraz merciine göndermediği, Türk Silahlı Kuvvetleri personelini yıpratır tavırlar içinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun anılan kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada, Dairemizin 28/12/2021 tarih ve E:2018/2969, K:2021/4953 sayılı kararı ile; "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/04/2023 tarih ve E:2022/3073, K:2023/864 sayılı kararıyla reddedilmek suretiyle kesinleşmiştir. Diğer yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği görülmüştür. Davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının 04/10/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan davacının yukarıda yer verilen eylemlerinin yargısal faaliyete ilişkin olmadığı planlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirdiği ve örgütsel hiyerarşik ilişki içerisinde kendine verilen görevi yerine getirdiği ve söz konusu eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.