11. Ceza Dairesi 2012/9630 E. , 2012/16425 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Beraat (her iki sanık hakkında tüm yıllar için ayrı ayrı) 25.10.2010 tarihli bilirkişi inceleme ve teslim tutanağında hakim ve katip imzasının eksik olması dosya içeriğine göre sonuca etkili bulunmadığından mahallinde tamamlatılması mümkün görülmekle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. I-Katılan vekilinin sanıklar hakkında “2005 ve 2006 ta…
**11. Ceza Dairesi 2012/9630 E. , 2012/16425 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Beraat (her iki sanık hakkında tüm yıllar için ayrı ayrı) 25.10.2010 tarihli bilirkişi inceleme ve teslim tutanağında hakim ve katip imzasının eksik olması dosya içeriğine göre sonuca etkili bulunmadığından mahallinde tamamlatılması mümkün görülmekle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. I-Katılan vekilinin sanıklar hakkında “2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Katılan vekilinin sanıklar hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek”suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.