T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 05/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : - ASLİ MÜDAHİLLER : 1 -... VEKİLİ : Av. ... : 2 -... VEKİLİ : Av. ... : 3 -... VEKİLİ : Av. .…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 05/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : - ASLİ MÜDAHİLLER : 1 -... VEKİLİ : Av. ... : 2 -... VEKİLİ : Av. ... : 3 -... VEKİLİ : Av. ... : 4 -... : 5 -... VEKİLİ : Av. ... : 6 -... VEKİLİ : Av. ... : 7 -... VEKİLİ : Av.... : 8 -... VEKİLİ : Av. ... : 9 -... VEKİLİ : Av.... : 10 -... VEKİLİ : Av. ... : 11 -... VEKİLİ : Av. ... : 12 -... VEKİLİ : Av... : 13 -... VEKİLİ : Av. ... : 14 -... VEKİLİ : Av.... MÜDAHALE TALEP EDENLER : 1 -... VEKİLİ : Av. ... : 2 -... : 3 -... VEKİLİ : Av. ... : 4 -... VEKİLİ : Av. ... : 5 -... VEKİLİ : Av. ... : 6 -... İLİŞKİLİ KİŞİ : 7 -... VEKİLİ : Av.... KONKORDATO KOMİSLERİ : 1 -... : 2 -... : 3 -... DAVANIN KONUSU : Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ... Sanayi Bölgesi adresinde ...'nin önde gelen orta ölçekli işletmelerinin bulunduğu, şirketin çeşitli inşaat malzemelerinin toptan ve perakende satışlarının yanında çeşitli duvar, yer ve dekor seramikleri, değişik modellerde vitrifiyeler, kombi ısıtma ve soğutma sistemleri, temiz su ve pis su giderleri için çeşitli malzemeleri vb. ürünlerin ticareti ve satışını yaptığı, döviz hareketlerinden artan maliyetlerden davacı şirketin olumsuz olarak etkilendiğini ve etkilenmeye devam ettiğini, davacı şirketin bir şekilde nakit döngüsünü çevirmeye çalışırken Rusya-Ukrayna/İsrail-Filistin savaşı nedeniyle sosyal ve ekonomik alanın daraltması, enerji ve akaryakıt fiyatlarındaki fahiş yükseliş döviz kurlarındaki yükseliş, banka kredi faizlerinden kaynaklı finansman giderlerinin yükselmesi ve istikrarsız sebebi ile ticari faaliyetlerde kullanılan ticari malların alışlarında yaşan enflasyona dayalı fiyat artışları ve dövizde yaşan kur artışı ve bankalarda kullanılan kredi faizlerinin sürekli olarak yükselmesi sonucu oluşan finansman giderleri, ticareti yapılan ürünlerin taşınmasında ve nakliyesinde kullanılan en temel ihtiyaç olan akaryakıt fiyatlarında meydana gelen sürekli artışlar sonucunda oluşan nakliye giderlerinin ve elektrik enerjisi fiyatlarının ve diğer inşaat malzemelerinin yardımcı malzemeler vb. ürünlerin tüm girdi maliyetlerinin ani yükselmeleri, fiyat artışı, piyasalarda yaşanan ekonomik daralma ve risklerin artması nedeniyle nakit akış dengesinin bozulduğunu ve problemler yaşamaya başlandığını, likiditede ciddi sıkıntılar yaşandığını, konkordato ön projesinde konkordato tasdik kararının kesinleşmesinden 31/03/2024 tarihi itibariyle borçlarından herhangi bir iskonto yapılmadan 1 yıl sonra sonra 48 ay vade ile 2 eşit taksit halinde ödeneceğini, bu nedenlerle davacının faaliyetlerine devam edebilmesi için geçici mühlet kararı verilerek tedbirlerin konulmasını, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucunda kesin mühlet verilmesini ve yapılacak yargılama sonucunda konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..Davacı... Mühendislik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca konkordato talebinin REDDİNE, Kesin mühletin sonuçlarının kaldırılmasına, Komiser heyetinin görevine son verilmesine, bu hususta Denizli Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Kurulu'na müzekkere yazılmasına, -... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...Mühendislik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi gereğince İFLASINA, İflasın 15/04/2025 günü saat 13:30 itibariyle açılmasına, İflas kararının derhal İflas Müdürlüğü olan ... İflas Müdürlüğü'ne bildirilmesine, Kesin mühletin kaldırıldığına ilişkin kararın İcra ve İflas Kanunu'nun 288. maddesi kapsamında ilanına ve ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmesine, Dosyaya yatırılan iflas avansının İflas Müdürlüğü'ne gönderilmesine, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/2. maddesi gereğince tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre yapılmasına," karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili şirket yetkilisinin İİK m.292/3 uyarınca karar verilmeden önce bizzat duruşmaya davet edilmediğini, söz konusu eksikliğin, Kanunun amir hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, aynı anda iflasına karar verilen müvekkili yönünden telafisi mümkün olmayan zararlara yol açtığını, bu çerçevede kararın istinaf incelemesi neticesinde bozulması gerektiğini, dava dosyasında yaptığı konkordato başvurusu ile müvekkili şirkete 15.05.2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet verildiğini, 15.08.2024 tarihinden itibaren 2 ay süre ile geçici mühletin uzatıldığını ve nihayetinde 09.10.2024 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verildiğini, akabinde kesin mühlet süresi içerisinde konkordato komiser heyeti tarafından tanzim edilen 04.02.2025 tarihli rapor doğrultusunda Yerel Mahkemece 07.02.2025 tarihli ara karar tanzim edildiğini, İİK m.292 uyarınca müvekkili şirket yetkili temsilcisini dinlemek üzere, duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkarılmasına yönelik hüküm tesis ettiğini, keza İİK m.292 hükmü “Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması” halini açıklamakta olup; Mahkemelerce kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ve iflasın açılması şartlarının oluştuğunun kabulü halinde, işbu İİK m.292/3 uyarınca borçluların ve varsa konkordato talep eden alacaklının ve alacaklılar kurulunun duruşmaya davet edilmesinin zorunlu olduğunu, ancak yerel Mahkeme, amir Kanun hükmü doğrultusunda müvekkili şirket yetkilisine duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye çıkarılmasına yönelik mevzu bahis ara kararı tesis etmiş ise de işbu ara kararın gereğini yerine getirmediğini, açıkça usul ve yasaya aykırı uygulamalarla hukuki dayanaktan yoksun bir karar verdiğini, bu nedenle bozulması gerektiğini, yerel Mahkemenin İİK m.292/3 Kanun hükmüne aykırı uygulamalarının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, yerel Mahkemece, 07.02.2025 tarihli anılı ara karar tesis edildikten sonra; 04.03.2025 UYAP kayıt tarihli “...” barkod numaralı ve müvekkili şirket yetkili temsilcisi ...adına meşruhatlı davetiye düzenlenerek 07.02.2025 tarihli ara kararın ...a tebliğe çıkarıldığını, ancak müvekkili şirket yetkili temsilcisine çıkarılan tebligatın 03.04.2025 tarihinde bila iade edilerek dava dosyasına gönderildiğini, bu tebligatın iade dönmesinin ardından ise yerel Mahkemenin, Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tebliğin yapılabilmesi adına müvekkili şirket yetkili temsilcisine yeniden tebligat göndermediğini, hem tesis ettiği 07.02.2025 tarihli ara kararın hem de İİK m.292/3 emredici hükmünün gereklerini yerine getirmediğini, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle sabit olan bu vaziyet neticesinde Yerel Mahkemenin, kanunun amir hükmünü yerine getirmeyerek başlı başına bozma sebebi olacak bir usul hatasına yol açtığını, müvekkili şirket yetkilisinin duruşmaya davet edilmemesinin; müvekkili şirketin konkordato sürecinde azledilen vekil Av. ...ve konkordato komiser heyeti tarafından maddi olarak zarara uğratılma halinin, yerel mahkemeye arz edilmesine engel olduğunu, eski vekil ve komiserlerin maddi olarak müvekkilini uğrattığı zararların maddi boyutunun ise, milyonlarca lira değerinde olduğunu, yerel mahkemenin konkordato komiserleri üzerindeki denetim eksikliğinin müvekkili şirketin maddi olarak konkordato sürecinden çıkmasına engel olduğunu, müvekkili şirketin konkordato sürecinin başlamasının ardından malvarlığının korunmasına yönelik tedbirler kapsamında, konkordato mühlet tarihinden önce alınan ve tahsil amaçlı olarak bir kısım bankalara verilen çeklerin tahsil edilen bedellerinin müvekkili şirket hesabına iadesi için Yerel Mahkemece 12.07.2024 tarihli ara karar ihdas edildiğini, ilgi ara karar doğrultusunda ... A.Ş. aleyhine ...İcra Dairesi’nin... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı ve nihayetinde harç ve masrafların düşülmesi neticesinde 6.117.269,98 TL borç tahsilatının azledilen vekil Av. ...’ın hesabına gönderildiğini, bu tahsilattan, Av. ...’ın hakedişi olan 556.180,69 TL icra dosyası vekalet ücretinin mahsubu neticesinde kalan 5.561.089,29 TL, azledilen vekil tarafından müvekkili şirket hesabına aktarılmalı iken sadece 4.000.000,00 TL'nin şirket hesabına aktarıldığını ve bu duruma ilaveten müvekkilinden hukuken hiçbir geçerliliği taşımayan 5.000.000,00 TL tutarında ibraname alındığını, konkordato sürecine bağlılığı çerçevesinde ticari faaliyetlerini komiser nezaretinde sürdürmeye çalışan müvekkilinin, komiser onayından geçerek girişilen 4.000.000,00 TL bedelli ticari ilişkiler sonucunda yine telafisi mümkün olmayan maddi zararlara uğradığını, aktarılan 4.000.000,00 TL nakit sermaye ile ticari faaliyetlerini sürdürmeye çalışan müvekkili şirketin, konkordato komiser onayı ile “Seypa Tesisat Isıtma Soğutma Sistemleri İnş. San. Tic. Ltd. Şti.” ve “.... ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.” isimli iki firma ile ticari olarak mal alım-satımı konusunda anlaşmaya vardığını ve yine komiser onayı doğrultusunda mal alımı karşılığında ...Tesisat Isıtma Soğutma Sistemleri İnş. San. Tic. Ltd. Şti.ye 2.500.000,00 TL,... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.’ye 1.500.000,00 TL tutarlı ödemeler gönderdiğini, ancak işbu firmaların yapılan ödemelere rağmen taahhüt ettiği mal teslim edimlerini yerine getirmediğini, komiserler tarafından da ödemelere onay verilmiş olmakla birlikte ödemelerin akıbeti ve malların teslimi noktasında gerekli takibat yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin yukarıda ifade edilen 1.500.000,00 TL’lik maddi zararın yanında; konkordato komiserlerinin bilgisi ve onayı dahilinde giriştiği ticari faaliyetler sonucundan da 4.000.000,00 TL’lik ayrı bir maddi zarara uğradığını, eski vekil ve konkordato komiserlerinin kusura dayanan/kasıtlı eylemleriyle 5.500.000,00 TL’lik maddi zarara uğrayan müvekkili şirketin, kolaylıkla tasdik ettirebileceği konkordato sürecinden çıkamayarak iflasa sürüklendiğini, yerel Mahkemenin ise komiser heyeti üzerindeki denetim görevini yerine getirmeyerek tüm bu kusura dayanan/kasıtlı zarar verici eylemler silsilesine dolaylı şekilde sebebiyet verdiğini ve müvekkili şirketin hukuki denetimden yoksun uygulamalarla iflasına karar verdiğini, Yerel Mahkemenin, konkordato sürecindeki görev ve yetkilerini usulüne uygun şekilde ve aktif olarak kullanmamasından ötürü müvekkili şirketin zarara uğramasına ve iflas etmesine yol açan uygulamalarına dayanılarak tesis edilen kararın, istinaf incelemesi neticesinde bozulmasının gerektiğini, ... yerine ...'da ticari faaliyetlerini yürütmek zorunda kalan müvekkili şirketin, konkordatoya bağlılığı neticesinde haricen yaptığı borç ödemeleriyle sürecin devam etmesini sağlamaya çalıştığını; ancak yerel mahkemenin yapılan ödemelerin araştırılması taleplerini nazara almayarak müvekkili şirketin konkordato sürecine bağlılığına dair gerekli tahkikatı yerine getirmediğini, müvekkili şirketin İstanbul iline gelmeden önce ve geldikten sonra da konkordato sürecinde gerek bankalar gerekse gerçek ve tüzel diğer üçüncü kişiler nezdindeki borçlarını ödeme gayesinden hiçbir zaman vazgeçmediğini, bu konuda mal satımı, taahhüt, temlik, nakit ödeme vs. minvalindeki çeşitli yöntemlerle borçlarını azalttığını veya kapattığını, Konkordato süreci içinde müvekkili şirketin kapattığı / azalttığı borçları sıralamak gerekirse;...Bankası'nın 8.500.000,00 TL borç kapatıldığı, ... Faktoring Şirketi'nin 1.500.000,00 TL borcu kapatıldığı, ... Mühendislik - ... firmasının 2.700.000,00 TL borcu kapatıldığı, ... isimli alacaklının 400.000,00 TL borcu kapatıldığı, ... isimli alacaklının 50.000,00 TL borcu kapatıldığını, müvekkili şirket adına yapılan tüm bu ödemelerin bilgilerini, 15.04.2025 tarihli celsede Yerel Mahkemeye iletildiğini ve ilgili kişilerden/kurumlardan yapılan ödemelerin akıbetinin sorulması hususunun talep olduğunu, Yerel Mahkemece işbu talepleri doğrultusunda gerekli tahkikatın yapılması halinde, müvekkili şirketin konkordato tasdik projesi uyarınca borçlarını ödeme gayreti içinde olduğu, projeye bağlılığın devam ettiği ve dolayısıyla borca batıklık halinin söz konusu olmadığı açıkça tespit edileceğini, ancak Yerel Mahkemece mezkur talep ve beyanlarını hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, yaklaşık 13.500.000,00 TL tutarında yapılan ödemelerin akıbeti araştırılmayarak müvekkili şirketin konkordato projesine ve sürecine ne denli bağlı olduğunun tespit edilmediğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulünü, Hükmün bozulmasını, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini, hükmün bozulması yerine, davanın Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesine karar verilirse; ilke derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasını ve duruşmalı yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak konkordato projesinin tasdik edilmesine karar verilmesini istemiştir. Asli Müdahil.. Bankası A.Ş. İstinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi ile; Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya 17/02/2025 havale tarihli raporunda; imtiyazlı alacaklar dışında tüm alacaklılara alacakları tutarlarının %100'ünü konkordato talebinin Mahkemece projesinin tasdik edilmesinden itibaren bir yıl ödemesiz dönemden sonra yılda iki eşit taksit halinde 48 aylık sürede ödeme teklifinde bulunulduğu, ödemelerin 2030 yılı Ekim ayı sonunda tamamlanacağı, ancak ülkemizde yaşanılan ekonomik sıkıntılar, enflasyonun yüksek olması nedeni ile davacı firmanın proje tastikinden 1 yıl ödemesiz yılda 2 eşit taksit halinde 48 ay da ödemeleri bu piyasa koşullarında, projelerinde tenzilatsız ödeme denilse de paranın değerini kaybetmesi ile alacaklılar yönünden hem vadeli hem de tenzilatlı bir proje olduğunu gösterdiği, şirketin en son kayıtlı değerlerine göre hazırlanan rayiç bilanço da tablolar da borca batık durumda olup olmadığı, diğer bir ifadeyle Türk Ticaret Kanunu'nun 376/3. maddesi çerçevesinde varlıklarının borçlarını karşılamaya yeterli olup olmadığı, en son mali verilerine göre hazırlanan rayiç değerleri itibari ile borçları karşılamaya yeterli olmadığı, varlıklarının borçlarını karşılamaya yeterli olmadığı, davacı şirkete ait mali tablo raporları ve bilgileri davacı şirket muhasebesi tarafından komiser heyetine ulaştırılmadığı, yeni mali raporlara göre heyet görüşünün bildirilemediği, davacı şirketin işyeri adresine ziyarete gidildiğinde işyerinin kapalı olduğunun tespit edildiği, şirketin yeni adresinin neresi olduğu, firmaya ait malların nerede olduğu, şirkete ait demirbaşların nerede olduğu konusunda komiser heyetine yazılı resmi olarak bir bilgi verilmediği, davacı şirketin adresinde bulunamaması, resmi kayıtlarında bulunan ticari malların ve demirbaşların nerede olduğu bilinmediğinden 2025 yılı ile ilgili olarak ticari mallar ve demirbaşlarla ilgili olarak rayiç bedel tespiti yaptırılamadığı, alacaklıların alacaklarını bildirmeleri için ilgili firmalara taahhütlü mektup ile bildirimlerin yapılması gerektiği davacı şirket yetkilisine defalarca söylenmesine rağmen komiser heyetine alacaklıların adreslerinin bildirilmediği, ilgili evraklar komiser heyetine teslim edilmediğinden dolayı alacaklılara alacaklarını bildirmeleri ile ilgili olarak iadeli taahhütlü mektup bildirimi yapılamadığı, davacı şirket yetkilisinin kendisinin sürekli şehir dışında olduğunu beyan ederek komiser heyeti ile görüşmeye gelmediği, davacı şirket vekiline bu durumlarla ilgili olarak elden tebligatlar yapılarak çok acil bir şekilde Mahkemeye ve komiser heyetine bilgi verilmesi gerektiğinin bildirildiği, davacının işyeri adresini terk ettiği, konkordato komiser heyetine bilgi ve belge vermediği, şirketin aktifinde yer alan ticari malların, demirbaşların, taşıtların nerede olduğu konusunda bir bilgiye rastlanılmadığı, davacının ticari faaliyetinin bulunmadığı, şirketin revize projesinin uygulanmasının mümkün olmadığı dosya kapsamı itibariyle sabit olduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca kesin mühlet kararı verilmesinden sonra maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde yazılı rapor üzerine mahkemenin kesin mühleti kaldırılacağı, konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceğinin düzenlendiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesinde sayılan nedenlerden biri de konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olduğunu, davacı şirket adresinin kapalı olduğu, şirketin aktifinde yer alan ticari malların, demirbaşların, taşıtların nerde olduğunun bilinmediği, revize projenin uygulanabilir olmadığı dosya kapsamı itibariyle sabit olduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca kesin mühletin verilmesinden sonra konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa konkordato talebinin reddine karar verileceğinin düzenlendiğini, davacı şirketin iş yerini terk ettiği, yine ayrıcı konkordato komiser heyetinin ihtaratlı tutanak tebliğlerine rağmen komiser heyetinin talimatlarının yerine getirilmediğini, bu yüzden konkordato müessesesinden faydalanmasının mümkün olmadığını, bilirkişi heyetinin dosyaya sunmuş olduğu 17/02/2025 havale tarihli raporda davacıların konkordato revize projelerini yerine getirmelerinin mümkün olmadığı anlaşıldığından tüm bu sayılan nedenler kapsamında davacı şirketin konkordatosunun başarıya ulaşamayacağı dosya kapsamı itibariyle sabit olduğundan davacı şirketin konkordato talebinin reddini, kesin mühletin sonuçlarının kaldırılması kararının doğru olduğunu, b nedenlerle, davacının maddi ve hukuki dayanağı bulunmayan, istinaf dilekçesinin usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Asli Müdahil ... A.Ş. Vekili istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi ile; 17.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporuyla davacının; gerek davacı şirketin gerek şirket sahibi şahsın(... Asl. Tic. Mah....E. dosyasında), kesin mühlet aldıktan sonra işletmelerinin içini boşalttığı, tüm makine demişbaş taşıt ve stokları bulunduğu yerden götürdüğünü, işletmeleri boşaltarak çalışmaz hale getirdiğini, ticari faaliyetini sona erdirdiğini, projelerde taahhüt ettiği işlemleri yapmadığını, mali durumunu iyileştirmediği gibi kesin mühlet süresi içinde durumunu daha da kötüleştirdiği ve alacaklıları daha zarara soktuğunu, gerek şirketin gerek bu şirketin tek ortağı (diğer davada davacı ....'ın) şahıs işletmesinin tüm mallarını alarak işyerlerini terk ettiğini, gerek şahıs işletmesi gerekse şirketin malvarlığını kaçırdığını, komiser heyetine bilgi vermediğini, art niyetle ve mal kaçırma amacıyla hareket ettiğinin tespit edildiğini, bu durumun bariz TMK 2. Maddesi ve konkordato hükümlerinin baştan sona ihlali olduğunu, davacı, aldığı tedbiri kötüye kullandığını, yerel mahkeme kararında da bu hususlar belirtilerek davanın reddine ve davacının iflasına karar verilmiş olup kararın usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun olduğunu, komiser heyeti, davacının vekilini denetlemeyeceğini, böyle bir hak ve yetkilerinin olmadığını, davacıyla eski vekili arasındaki ilişki, aralarındaki iç ilişki - özel hukuk ilişkisi olup kendilerini bağladığını, bu hususlara atıf yapan davacının, kendi iç - özel ilişkisine dayalı olarak kararı istinaf etme hakkı olmadığını, davacının ne denli kötüniyetli olduğunu, davacının eski vekiliyle olan ilişkisinin, mahkemeye verdiği konkordato projesine ve taahhütlerine bağlı kalma zorunluluğuyla bir ilgisinin de olmadığını, davacı, mahkemeye sunduğu projesine uymak yerine işletmelerinin mallarını bulunduğu yerden götürerek gayrifaal hale getirdiğini, davacının istinaf iddia ve itirazlarının hukuken geçerliliği olmadığını, yerel mahkeme kararı dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğunu, istinaf başvurusunun reddini, yargılama ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. Asli Müdahil ... Faktoring A.Ş. Vekili istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi ile; İİK. 305. maddesinde belirtilen koşullardan herhangi birinin sağlanamaması halinde konkordatonun tasdik edilmesinin mümkün olmadığını, konkordato tasdik için İİK. 305. maddesinde belirtilen tüm koşulların aynı anda gerçekleşmesinin zorunlu olduğunu, dosya içeriğinden, tasdik koşullarının tümünün gerçekleşmediğini, davacı tarafından sunulan revize edilen ön projede konkordato kapsamındaki toplam borcunu 48 ayda ve eşit taksitler halinde ödemeyi teklif ettiğini, davacının konkordato talebinin gerçekleşebilecek düzeyde ve inandırıcı bilgi ve belgelere dayanmasının zorunlu olduğunu, davacının konkordato projelerinin başarıya ulaşamayacağını ve borçlarını ödemeyeceğini, İİK 285. Maddesinde, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebileceğinin düzenlendiğini, Konkordatonun başarıya ulaşması iki şekilde mümkün olduğunu, birincisinin; borçlu şirketin mali durumunu düzelterek borca batıklıktan çıkması, ikincisinin ise konkordato projesine göre ödemelerin yapılarak borçların sona erdirilmesi olduğunu, Konkordato talebinde bulunurken bu amaçla dürüstçe hareket etmek ve kötü niyetli olmamak gerektiğini, davacı şirket işbu süreci borçlarını ödemek için hiçbir ilerleme kaydetmediğini ve kötü niyetli olarak kullandıklarını, konkordato projesinin alacaklıları zarara sokmak kastından ari olması gerektiğini, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağını, bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve ...K. sayılı 15/04/2025 tarihli yasa ve usule uygun kararına karşı istinaf yoluna başvuran davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 285. ve devamı hükümlerinden kaynaklanan konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davacının konkordato talebinin reddine, kesin mühletin sonuçlarının kaldırılmasına ve davacının iflasına karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek borçlu davacı lehine 15/05/2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı, geçici mühletin 15/08/2024 tarihinden itibaren 2 ay daha uzatılmasına karar verildiği, 02/10/2024 tarihli duruşmada borçlu lehine 09/10/2024 tarihinden itibaren bir yıllık kesin mühlet verildiği anlaşılmıştır. Kesin mühlet süresi içerisinde yerel Mahkemece İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak alınan bilirkişi heyet raporunda; davacı firmanın ön projesinin ve mali kayıtlarının incelenmesi sonucunda ön projede yapacaklarını taahhüt etmelerine rağmen, yapacakları işlemler ile ilgili herhangi bir şey yapılmadığı, gerekli satışlara ve karlılığa ulaşamadıkları hatta zarar ettikleri, projenin uygulanabilirliğinin mümkün olmadığı, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağı bilirkişi heyetinin görevlendirilmesinden sonra mahkemenin dosyasına eklenen belge ve bilgiler dikkate alınarak değerlendirildiği, davacının işyeri adresini terk ettiği, konkordato komiser heyetine bilgi ve belge vermediği, şirketin aktifinde yer alan malvarlığının şirketin tek ortağı ve yetkilisi tarafından işyerinden taşındığı, ...Müh. Ltd. Şti.) ...’ın ... ... Müh. Ltd. Şti. ne 30.853.493,13 TL borçlu olduğu, şirkete konkordato süresi verilerek koruma tedbirlerinin uygulanmasının şirketin durumunu iyileştirmediği, alacaklıların durumunu daha da ağırlaştırdığı, davacı şirketin faaliyetinin fiilen sona erdiği konkordato ön projesi ve revize projenin uygulanmasının olanaksız olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Yine dosyada komiser heyeti tarafından sunulan 11/04/2025 tarihli raporda, firmanın ulaşmış en son mali verilerine göre hazırlanan rayiç değerleri itibari ile borçları karşılamaya yeterli olmadığı, özvarlığın (-) 4.374.688,05 TL negatif bakiye verdiği borca batık durumda olduğu, davacı firmaya ait mali tablo raporları ve bilgilerinin davacı şirket muhasebesi tarafından komiser heyetine ulaştırılmadığı için yeni mali raporlara göre heyet olarak görüş bildirilemediği, davacı şirketin tescile tabi bulunan araçları ve gayrimenkulleri için 2025 yılı ile ilgili olarak rayiç bedel tespiti yaptırıldığı, davacı şirketin işyeri adresine ziyarete gidildiğinde işyerinin kapalı olduğunun tespit edildiği, şirketin yeni adresinin neresi olduğu, firmaya ait malların nerede olduğu, şirkete ait demirbaşların nerede olduğu konusunda komiser heyetine yazılı resmi olarak bir bilgi verilmediği, davacı şirketin adresinde bulunamaması, resmi kayıtlarında bulunan ticari malların ve demirbaşların nerede olduğu bilinmediğinden 2025 yılı ile ilgili olarak ticari mallar ve demirbaşlarla ilgili olarak rayiç bedel tespiti yaptırılamadığı, alacaklıların alacaklarını bildirmeleri için ilgili firmalara taahhütlü mektup ile bildirimlerin yapılması gerektiği davacı şirket yetkilisi tarafından alacaklıların adreslerinin bildirilmediği, ilgili evraklar komiser heyetine teslim edilmediğinden dolayı alacaklılara alacaklarını bildirmeleri ile ilgili olarak iadeli taahhütlü mektup bildirimi yapılamadığı, davacı şirket yetkilisinin kendisinin sürekli şehir dışında olduğunu beyan ederek komiser heyeti ile görüşmediğini, davacı şirket vekiline bu durumlarla ilgili olarak elden tebligatlar yapıldığı, bilirkişi heyetinin 17/02/2025 tarihli heyet raporunda “davacı şirketin faaliyetinin fiilen erdiği konkordato ön projesi ve revize projenin uygulanmasının olanaksız olduğu kanaati oluşmuştur” yönünde bilgi verdiği, davacının işyeri adresini terk ettiği, konkordato komiser heyetine bilgi ve belge vermediği, şirketin aktifinde yer alan ticari malların, demirbaşların, taşıtların nerde olduğu konusunda bir bilgiye rastlanılmadığı, davacının ticari faaliyetinin bulunmadığı, şirketin revize projesinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece, davacı işletmenin iş yerini terk ettiği, yine ayrıca konkordato komiser heyetinin ihtaratlı tutanak tebliğlerine rağmen komiser heyetinin talimatlarının yerine getirilmediği, bu yüzden konkordato müessesesinden faydalanmasının mümkün olmadığı, yine aynı şekilde bilirkişi heyetinin dosyaya sunmuş olduğu 17/02/2025 havale tarihli raporda davacı işletmenin konkordato revize projesini yerine getirmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından tüm bu sayılan nedenler kapsamında davacı şahıs firmasının konkordatosunun başarıya ulaşamayacağı dosya kapsamı itibariyle sabit olduğundan davacı işletmenin konkordato talebinin reddine, kesin mühletin sonuçlarının kaldırılmasına, İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca kesin mühletin verilmesinden sonra konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde kesin mühletin kaldırılarak talebin reddine, iflasa tabi borçlu bakımından ise borçlunun iflasına resen karar verilebileceği düzenlendiğinden ve davacı firmanın iflasa tabi borçlu olduğu ve İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca da konkordatonun başarıya ulaşamayacağı nedeniyle de konkordato talebinin reddine karar verildiğinden davacı şahıs firmasının İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi gereğince iflasına karar verilmiştir. Konkordatoda dürüstlük koşulunun arandığı aşikardır. Aslında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amacı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına da gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır.(Yargıtay 23 Hk Dairesinin 2019/2690 Esas, 2021/117 Karar Sayılı İlamı) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. İİK'nın 292. maddesinin son fıkrası; "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmünü düzenlemektedir. Somut olayda, Mahkemece 07/02/2025 tarihli ara karar ile "Konkordato komiser heyetinin 04/02/2025 havale tarihli raporu kapsamında İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca davacı şirketin yetkili temsilcisine ara karar ve komiser heyetinin raporu ekli duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğine, İş bu dava dosyasında alacaklılar kurulu oluşturulmadığından alacaklılar kuruluna davetiye gönderilmesine gerek olmadığına" karar verilerek davacı yetkili temsilcisi ...'a ara karar ile birlikte duruşma davetiyesinin tebliğe çıkarıldığı, her ne kadar 15/04/2025 tarihli karar celsesinde davacı şahıs şirketinin temsilcisine çıkarılan davetiyenin tebliğ edildiği duruşma zaptına derç edilmiş ise de tebligatın iade olduğu; adres her ne kadar şirket yetkilisinin ilgili tarihteki Mernis adresi ise de tebligat üzerinde adresin Mernis adresi olduğu yönünde şerh bulunmadığından duruşma davetiyesinin, adresin tevziat saatlerinde kapalı olduğu, bina sakinlerine ve muhataba ulaşılamadığından bahisle tebliğ imkansızlığı nedeniyle iade olduğu, ara karar ile tebliğine karar verilen İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca meşruhatlı davetiyenin tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. Yargıtay HGK'nın 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararında, İcra ve İflas Kanunu’nun 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu ve bu hüküm uyarınca konkordato talep eden şirket hakkında geçici mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlu şirketin duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, davacı şirket yetkilisine çıkartılan davetiye bila tebliğ iade edilmiş, adresin mernis adresi olduğu nazara alınarak, mahkemece Tebligat Kanunun 21/2 maddelerine göre şirket yetkilisine usulüne uygun duruşma gününü bildirir tebligat çıkartılmadan davacı şirketin konkordato talebinin reddine ve iflasına karar verilmiştir. Buna göre davacı şirket yetkili temsilcisinin yargılama sırasında mahkemeye çağrılarak dinlenmediği, kanunun amir hükmünün yerine getirilmediği anlaşıldığından, mahkemece yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği, konkordato talep eden borçlu şirket yetkilisi mahkemeye çağrılarak dinlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre sair istinaf başvurularının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE;...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2025 tarih,... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.05/02/2026 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.