T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/01/2026 NUMARASI : ... D.iş ... D.iş K. İhtiyati Haciz isteyen : ... -... Vekili : Av. ...- ... Karşı Taraf : ... -... Vekili : Av. ...- ... DAVANI…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/01/2026 NUMARASI : ... D.iş ... D.iş K. İhtiyati Haciz isteyen : ... -... Vekili : Av. ...- ... Karşı Taraf : ... -... Vekili : Av. ...- ... DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2026 İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; 13/10/2025 tanzim, 31/10/2025 vade tarihli 100.000,00 TL meblağlı bono nedeni ile borçludan toplam 100.000,00TL alacaklı olduğunu, borcun ödenmediği gibi rehinle de temin edilemediğini beyanla ihtiyati haciz talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 12/11/2025 tarihli değişik iş kararında özetle; "İhtiyati haciz talep eden alacaklının talep konusu bonodan dolayı 100.000,00 TL alacaklı olup, borcun ödenmediği gibi rehinle de temin edilmemiş olduğu anlaşılmakla yukarıda açık kimlik ve adres bilgileri yer alan borçludan alacak tutarı olan 100.000,00 TL ’yi karşılamaya yetecek miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine alacak tutar miktarının % 15 karşılığı olan 15.000,00 TL teminat yatırıldığı taktirde İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA," karar verilmiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden karşı taraf vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebinde bulunan karşı taraf ile müvekkili arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olup müvekkilinin bu ilişki kapsamında tüketici sıfatına haiz olduğunu, bilindiği üzere tüketicinin yapmış olduğu işlemlerde düzenlenecek kıymetli evrak sadece nama yazılı olarak düzenlenebilmekte olup aksine düzenlenen senetlerin geçersiz olduğunu, bu hususun 6502 Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Temel İlkeler" Başlıklı 4. Maddenin 5. Fıkrasında düzenlendiğini, icra takibine konu edilen senedin bu şartları taşımadığını, bu hususta takibin iptali davası açmak amacıyla arabulucuya başvurduklarını henüz sonuçlanmadığını, müvekkilinin karşı tarafa borçlu olduğunun henüz kesinleşmediğini, vadesi gelmiş bir borcun varlığından söz edilemeyeceğini, ihtiyati haciz kararı için öngörülen koşulların oluşmadığını, ihtiyati haciz kararı verilirken mal kaçırma saiki ile hareket edildiğinin ispat edilmediğini, açıkladıkları nedenlerle 12.11.2025 tarihli kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati haciz isteyen vekili 12.01.2026 tarihli dilekçesi ile özetle; vekil edenin karşı taraftan bir senede müstenit alacağı mevcut olduğunu, senedin vadesinde ödenmediğini ve ihtiyati hacze itiraz eden borçluya yapılan başvurular da sonuçsuz kaldığını ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, haksız itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 14/01/2026 tarihli değişik iş kararında özetle; İhtiyati hacze konu alacağın kambiyo senedinden kaynaklanmakta olduğunu, talep tarihi itibariyle alacağın muaccel olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın alacağı rehinle teminat altına da alınmadığını, alacağın varlığı bakımından yaklaşık ispatın gerçekleştiği, kanun koyucu tarafından 2004 sayılı İİK'nde ihtiyati haciz bakımından belirlenen şartların oluştuğunun kabulü gerektiği, itiraz eden tarafından ileri sürülen hususların ise İİK'nin 265. maddesinde sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, yargılamayı gerektirdiği ancak esas hakkındaki davada araştırılabileceği gerekçesiyle davalı tarafın ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından eksik inceleme sonucunda verilmiş olan itirazın reddine ilişkin kararının taraflarınca kabul etmediklerini, haksız ve soyut iddialarla ihtiyati haciz talebinde bulunan tarafın halı, mobilya ve ev aletleri gibi ürünler satan .... firmasının yetkilisi olduğunu, müvekkilinin, ürün almak için ihtiyati haciz talep eden taraf ile tüketici ilişkisi kurulduğunu, müvekkili aleyhine senet düzenlediğini, nitekim bilindiği üzere ve açıkça TKHK'da düzenlendiği şekliyle tüketicinin yapmış olduğu işlemlerde düzenlenecek kıymetli evrağın sadece nama yazılı olursa ve her bir taksit için ayrı ayrı düzenlenirse geçerli olacağı; bu şekilde düzenlenmeyen senetlerin geçersiz olacağı madde hükmüyle açık olduğunu, müvekkilinin ilgili geçersiz senedin borçlusu olmadığını, buna ilişkin olarak taraflarınca ''... Tüketici Mahkemesi ... E.'' sayılı dosyası ile 'takibin iptali' talepli dava ikame edildiğini, henüz kesinleşmemiş hukuk dosyasında yapılan yargılama sonucunda müvekkilinin ihtiyati haciz talep eden tarafa borçlu olmadığının sabit hale geleceğini, yaklaşık ispat külfetinin yerine getirilemediğinin açıkça görüleceğini, aynı şekilde müvekkilinin sabit bir ikametgahının bulunmadığına veya kaçma eğilimi içinde olduğuna dair somut bir olgu ya da delilin de mevcut olmadığını, bu haliyle, ihtiyati haciz şartları oluşmadığı açıkken yerel mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının ölçülük ilkesini aştığını, ayrıca ihtiyati haciz kararının verilmesi neticesinde, talep eden lehine hükmedilen vekalet ücretine de itiraz ettiklerini, talep edenin ihtiyati haciz talep etmekte hukuki yararı bulunmadığından bahisle, hükmedilen vekalet ücretinin de haksız olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin telafisi güç ve imkansız zararlara uğramasının önlenmesi amacıyla, müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararı, vekalet ücreti ve ihtiyati haciz kararına karşı itirazlarının reddine ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin talep eden tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili istinafa cevap dilekçesi ile özetle; İhtiyati hacze konu alacağın kambiyo senedine dayalı ve muaccel olduğunu, istinaf eden tarafın, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a (TKHK) dayalı olarak ileri sürdüğü iddialar, ihtiyati hacze itirazın kapsamı dışında kalan ve esas davanın incelenmesini gerektiren iddialar olduğunu, İİK’nın 265. maddesi uyarınca, borçlu tarafından yapılan ihtiyati hacze itirazların yalnızca kanunda sayılan sınırlı sebeplerle yapılabileceği ve mahkemenin de bu sebepleri esas alarak değerlendirme yapacağının açıkça düzenlendiğini, ilk derece mahkemesinin de somut olayda, istinaf eden tarafın ileri sürdüğü tüketici hukuku hükümlerine dayalı itirazların, İİK m.265’te öngörülen itiraz sebeplerinden olmadığı ve ihtiyati haczin dayandığı somut şartların oluşup oluşmadığı hususlarının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle itirazı reddettiğini beyanla karşı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Talep, kambiyo senedine (bono) dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; Asliye Ticaret Mahkemesinin eldeki uyuşmazlığın çözümünde görevli olup olmadığı ve ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafça, 13/10/2025 keşide ve 31/10/2025 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli bononun ödenmediğinden bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, bononun tüketici senedi niteliğinde olduğu, yasal unsurları taşımadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. Bononun ödeme tarihinin geçtiği ve yaklaşık ispatın gerçekleştiği anlaşılmakla ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. İhtiyati haciz kararı için hangi mahkemenin görevli olduğu konusunda İİK.'nun 258. maddesinde açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Anılan maddede sadece, genel olarak mahkemeden söz edildiğine göre, görev konusunda HMK.'nun göreve ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olduğundan, kendisinden ihtiyati haciz talep edilen mahkeme, re’sen ya da itiraz üzerine görevli olup olmadığını inceleyebilir. (Yargıtay 19 HD'nin 2007/11636 e-2008/975 karar ve 8.2.2008 tarihli emsal kararı) TTK. 4. maddesinde; uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava bulunduğu kabul edildiğinden ve de somut uyuşmazlıkta da; dosya içerisinde bono sureti dışında sunulu yazılı başkaca delile de rastlanmaması, iddianın ileri sürülüş biçimine ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bonodan kaynaklandığı değerlendirilerek ihtiyati haciz kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşmakla, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında verilen 14/01/2026 tarihli değişik iş kararına karşı karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Karşı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.26/02/2026 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.