Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2561 E. , 2024/1688 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2561 Karar No : 2024/1688 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... 2- DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Denizli 11. Moto
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2561 E. , 2024/1688 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2561 Karar No : 2024/1688 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... 2- DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Denizli 11. Motorlu Piyade Tabur Komutanlığında astsusbay olarak görev yapmakta iken disiplinsizlik nedeniyle 27/01/2014 tarihli işleme silahlı kuvvetlerden ilişiği kesilen davacının, bu işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının uygulanmadığından bahisle (ödenmediği iddia edilen maaş ve diğer mali haklarından oluşan) uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere, ıslah edilmiş haliyle 112.350,16-TL maddi tazminatın, her bir maaş için ait olduğu aydan itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte; 100.000,00-TL manevi tazminatın ise işlem tarihi olan 07/02/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının (ıslah edilmiş haliyle) 112.350,16-TL maddi tazminat ödenmesi istemi yönünden; davacının, maddi tazminat talebini açıkta geçirdiği sürelerde maaş vb. mali haklardan yoksun kaldığı iddiasına dayandırdığı, idarenin hizmet kusurundan dolayı maddi tazminattan sorumlu tutulabilmesi için bir hizmetin kuruluşunda, işleyişinde ve yürütülmesinde kusurlu olması ve bu durumun maddi bir zarara yol açması gerektiği; diğer taraftan, hizmet kusuru kaynaklı maddi tazminat talep edilebilmesi için, uğranıldığı iddia edilen zararın kesin, somut ve belirlenebilir olması gerektiği, olayda, davacının 27/01/2014 tarihli işlemle silahlı kuvvetlerden ilişiğinin kesildiği, söz konusu işlemin, Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, davacının silahlı kuvvetlerden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlem hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiğinden, davalı idarece söz konusu kararın gereği olarak davacının göreve iade edilmesi ve açıkta geçen sürelere ilişkin maaş vb. mali haklarının ödenmesinin gerektiği, bu kararın uygulanması kapsamında davacının davalı idarece 17/08/2018 tarihinde yeniden göreve başlatılmasına rağmen davacıya açıkta geçen sürelere ilişkin maaş vb. mali haklarının ödenmediği, davacının maddi tazminat isteminin de açıkta geçen sürelerdeki maaş vb. mali haklarına ilişkin olduğu, hakkaniyet gereği davacının açıkta geçen sürelerindeki ticari faaliyetinden elde ettiği net gelir miktarının hükmedilecek tazminattan mahsup edilmesinin gerektiği, davalı idarece, davacının açıkta geçen sürelere ilişkin maaş vb. mali haklarının toplam tutarının 179.027,74-TL olduğunun belirtildiği, yine davacının açıkta geçen sürelerdeki ticari faaliyetinden dolayı elde ettiği net gelirinin toplam 66.677,58-TL olduğu, bu haliyle davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat tutarının; (davacının açıkta geçen sürelere ilişkin maaş vb. mali haklarının toplam tutarı olan 179.027,74-TL'den, açıkta geçen sürelerdeki ticari faaliyetinden elde ettiği net gelir olan 66.677,58-TL'nin mahsubu sonucu kalan) 112.350,16-TL olduğu, davacının da maddi tazminat istemini bu bedele göre ıslah ettiği anlaşıldığından, kesin, somut ve belirlenebilir nitelikteki davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 112.350,16-TL'nin davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği; davacının 100.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi istemi yönünden; davacının, manevi tazminat istemini, silahlı kuvvetlerden ilişiğinin kesilmesi işlemi nedeniyle duyduğu üzüntü ve kedere dayandırdığı, söz konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, davacının söz konusu işlem nedeniyle yıllarca işsiz kaldığı, yaşamını idame ettirebilmek için ticari faaliyette bulunmak zorunda kaldığı, bu haliyle davacının söz konusu işlem nedeniyle manevi ve ruhsal açıdan büyük üzüntü ve elem duyduğunun tartışmasız olduğu anlaşıldığından, davacı, manevi zararına karşılık olarak 100.000,00-TL ödenmesi isteminde bulunmuş ise de, Mahkemece yapılan değerlendirmede davacının iptal edilen silahlı kuvvetlerden ayırma işlemi nedeniyle oluşan manevi zararının takdiren 15.000,00-TL olduğu sonucuna varıldığı; her ne kadar davacı tarafından, maddi tazminat istemi yönünden her bir maaş için ait olduğu aydan itibaren yasal faizi işletilmesi, manevi tazminat yönünden ise işlem tarihi olan 07/02/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi isteminde bulunulmuş ise de, faizin; ancak, davalı idarenin, temerrüde düştüğü tarihten itibaren işletilebileceği, davalı idarenin davacının maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı idareye başvurduğu tarih olan 02/04/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, ayrıca maddi tazminat isteminin ıslah edilen kısmına da ıslah dilekçesinin idareye tebliğ tarihinden itibaren faiz işletilebileceği anlaşıldığından, maddi tazminatın 10.000,00-TL'lik kısmına başvuru tarihi olan 02/04/2018 tarihinden, 102.350,16-TL'lik kısmına ıslah dilekçesinin idareye tebliğ tarihi olan 15/02/2019 tarihinden, manevi tazminata ise başvuru tarihi olan 02/04/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 112.350,16-TL maddi tazminatın (10.000,00-TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 02/04/2018 tarihinden itibaren; 102.350,16-TL'sinin ise ıslah dilekçesinin idareye tebliğ tarihi olan 15/02/2019 tarihinden itibaren) işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 15.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 02/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı tarafından istinaf başvurusunda, maddi tazminat tutarının açıkta geçen sürelerdeki ticari faaliyetinden elde ettiği net gelirin mahsubuna ilişkin kısmı ile hükmedilen maddi tazminat tutarı üzerinden faizin başlangıç tarihine karşı ileri sürülen iddialar kararın dayandığı gerekçe karşısında usul ve yasaya uygun olup, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; davacının, istinaf başvurusunun Mahkemece takdir edilen 15.000,00-TL manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden; davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemi öncesinde başlayan süreçte kendisinin, ailesinin ve yakınlarının yaşanan olay karşısında duyduğu elem ve üzüntü, 5 yıl gibi uzun bir süre sivil yaşamda ruh sağlığının bozulduğu, lekelenmeme hakkının korunmadığı, davacı ve bir çok meslektaşının gerek adli gerek idari soruşturma ve yargılama süreçlerinde yıprandığı, isnat edilen suçlara ilişkin ceza yargılamalarının beraatle sonuçlandığı ve fakat tüm bu süreçte yıprandığı hususları dikkate alındığında, olayın oluş şekli, zararın niteliği, davacının yaşı, idarenin sorumluluğu, hizmet kusurunun ağırlığı ve manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak hakkaniyet gereği yapılan değerlendirme sonucunda, İdare Mahkemesince kararlaştırılan 15.000,00-TL manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun olmadığı; bu durumda, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlem tarihinden tekrar yargı kararıyla görevine iade edilmesine ilişkin işlem tarihine kadar süreçte davacının duyduğu elem ve üzüntü, olayın oluş şekli, idarenin hizmet kusurunun ağırlığı dikkate alınarak davacıya takdiren hakkaniyet gereği 30.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği; davalı idarenin istinaf başvurusundaki manevi tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihi dışındaki iddialarının, kararın dayandığı gerekçe karşısında, usul ve yasaya uygun olan kararın diğer kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; davalı İdarenin istinaf başvurusunun, Mahkemece takdir edilen manevi tazminata işletilen faizin başlangıç kısmı yönünden; İdare Mahkemesince, manevi tazminata davacının idareye başvuru tarihi olan 02/04/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ise de; anılan başvuruda davacının manevi tazminat istemi bulunmadığından idarenin temerrüdünden bahsedilemeyeceği, bu haliyle manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin davanın açıldığı 28/05/2018 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile İdare Mahkemesi kararının 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin takdiren hakkaniyet gereği 30.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 30.000,00-TL manevi tazminatın, davanın açıldığı 28/05/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, tarafların diğer istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı tarafından; açıkta geçen sürede elde edilen gelirlerin mahsup edilemeyeceği, maddi tazminatın 10.000-TL'lik kısmına başvuru tarihinden, 102.350,16-TL'lik kısmına ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu, ihraç tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, manevi tazminata ilişkin faizin dava tarihinden değil ihraç tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, kararın fer'isi olan, İdare Mahkemesince vekalet ücretinin, manevi tazminatın kabul edilen 15.000,00-TL'si üzerinden nispi %12 olarak hesaplanarak 1.800,00-TL olarak takdir edildiği, Bölge İdare Mahkemesince bu miktar 30.000,00-TL'ye yükseltildiği halde vekalet ücretinin bu miktar üzerinden hükmedilmediği, hükümde eksiklik bulunduğu, Bölge İdare Mahkemesince manevi tazminatın reddedilen miktarı üzerinden vekalet ücretinde güncelleme yapılmadığı, dava kısmen kabul, kısmen retle sonuçlandığı için, İdare Mahkemesince yargılama giderlerinin, manevi tazminatın kabul edilen 15.000,00-TL miktarı üzerinden davacının %59,97, davalı idarenin % 40'03 kusur durumuna göre hesaplandığı, Bölge İdare Mahkemesince manevi tazminatın 30.000,00-TL şeklinde hükmedilmesi üzerine yargılama giderlerinde kusur durumunun ve buna bağlı olarak taraflara yüklenecek miktarı üzerinde hüküm kurulmadığı belirtilerek, kararın bu kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiği, 492 sayılı Kanun'a göre idarelerinin harçtan muaf olduğu, aleyhlerine yargı harcına hükmedilemeyeceği belirtilerek, kararın bu kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı tarafından; savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından; temyize konu kararın davacının temyiz yoluna başvurduğu kısımlarının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, manevi tazminat isteminin Takdiren hakkaniyet gereği 30.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 30.000,00-TL manevi tazminatın, davanın açıldığı 28/05/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısımları hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu karar, davacının, Bölge İdare Mahkemesince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine ilişkin kısma yönelik temyiz istemi yönünden incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. Maddesinde ise avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır. 2019 yılı Avukat Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinde, "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." hükmüne yer verilmiş; Tarife'nin "Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olan veya Para ile Değerlendirilebilen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret" başlıklı Üçüncü Kısmında, "İlk 35.000,00-TL için %12" ödeneceği kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince verilen kararda, manevi tazminatın kabul edilen 15.000-TL'si üzerinden %12'si olan 1.800,00-TL vekalet ücretine; dava kısmen kabul ve kısmen ret ile sonuçlandığından, kabul edilen manevi tazminat miktarı esas alınarak davacının %59,97, davalı idarenin %40,03 haklılık oranına göre yargılama giderine hükmedildiği, istinaf incelemesi sırasında İdare Mahkemesince takdir edilen 15.000,00-TL manevi tazminat miktarı 30.000,00-TL'ye artırılmakla birlikte nispi olarak hesaplanması gereken vekalet ücreti ve tarafların haklılık oranına göre hesaplanacak yargılama giderleriyle ilgili hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, temyize konu kararın hüküm fıkrasına "dava kısmen kabul ve kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan 213,60-TL yargılama giderinin tarafların haklılık oranlarına göre (%67,03 davacı, %32,97 davalı idare) belirlenen 143,17-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan 70,42-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle kabul edilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 3.600,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen reddedilmiş olması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin ikinci fıkrası (manevi tazminatın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği) uyarınca belirlenen 3.600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kabul edilen toplam 142.350,16-TL tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.723,93-TL nisbi karar harcından peşin alınan 3.626,33-TL'nin mahsubu ile kalan 6.097,60-TL'nin davacıya tamamlattırılmasına, kabul edilen kısım üzerinden belirlenen 9.723,93-TL nispi karar harcının davalı idarece davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 112.350,16-TL maddi tazminatın (10.000,00-TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 02/04/2018 tarihinden itibaren; 102.350,16-TL'sinin ise ıslah dilekçesinin idareye tebliğ tarihi olan 15/02/2019 tarihinden itibaren) işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 15.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 02/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile İdare Mahkemesi kararının 15.000,00-TL manevi tazminat hükmedilmesine ilişkin kısmının kaldırılması, manevi tazminat isteminin takdiren hakkaniyet gereği 30.000,00-TL'lik kısmının kabulü, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddi, 30.000,00-TL manevi tazminatın, davanın açıldığı 28/05/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi, tarafların diğer istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 02/04/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.