T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1164 - 2026/593 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1164 KARAR NO : 2026/593 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.07.2024 NUMARASI : 2024/15 Esas 2024/416 Karar DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 09.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 10.04.2026 İlk D…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1164 - 2026/593 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1164 KARAR NO : 2026/593 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.07.2024 NUMARASI : 2024/15 Esas 2024/416 Karar DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 09.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 10.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.08.2016 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının kusursuz olduğunu, davalıya 09.09.2016 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, HMK'nın 107. maddesine göre şimdilik 20.000-TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13.02.2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 1.000,00-TL geçici işgöremezlik tazminatının 9.093,21-TL’ye, 19.000,00-TL sürekli işgörmezlik tazminatını 215.307,39-TL olarak belirlemiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 9.093,21TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 310.000,00TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 30.05.2016 - 30.05.2017 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup sorumluluklarının gerçek zarar, sigortalının kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının dava öncesi başvuru üzerine % 18 maluliyet oranına göre ödeme teklifinde bulunmalarına rağmen davacı tarafından geri dönüş yapılmadığından ödeme yapılamadığını, bu nedenle davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğin, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek, davanın reddine savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 17.11.2023 tarih ve 2021/1635 E. - 2023/917 K. sayılı kararı ile geçici işgöremezlik tazminatının da davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken SGK’nın sorumluğunda olduğu gerekçesiyle geçici işgöremezlik tazminatının reddine karar verilmiş olması, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı yönünden aktüer bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, 1.000 TL rapor ücreti yönünden yargılama gideri olarak olumlu olumsuz karar verilmemiş olması doğru görülmediği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğu, 02.08.2016 tarihinde davacı sürücü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, kazada davacının yaralandığı, alınan maluliyet raporuna göre davacının vücut fonksiyon kaybı oranının % 39 olduğu geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olarak belirlendiği, davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun asgari ücret seviyesinde olduğu, alınan kusur raporuna göre; kazanın oluşumunda davacının % 25 oranında davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'un ise % 75 oranında kusurlu olduğu, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı miktarının 9.093,21-TL sürekli iş göremezlik tazminatı miktarının ise 2.040.566,65-TL olarak hesaplandığı ancak davalı tarafça düzenlenen ZMMS poliçe teminat limitinin kaza tarihi itibariyle sakatlık ve tedavi giderleri için ayrı ayrı olmak üzere 310.000,00-TL ile sınırlı olduğu, buna göre davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatını ve poliçe limiti olan 310.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatını talep hakkının bulunduğu, KTK'nın 85 ve 91. Maddeleri hükümlerine göre, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davanın başlangıçta belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı tarafça istinaf kararından önce 13.02.2020 tarihinde dosyada talep arttırım dilekçesi sunulduğu, istinaf kararından sonraki aşamada ise bu defa 03.05.2024 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 310.000,00-TL olarak arttırdığı, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre belirsiz alacak davasını açan davacı, alacağı belirlenebilir hâle geldikten sonra kesin talep sonucunu artırabileceği, buna göre davalı tarafın ıslahın geçerli olmadığı yönündeki itirazının yerinde olmadığı, istinaf kararı öncesinde verilen 14.09.2020 tarihli karara istinaden Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/9713 E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde yapılan tahsilatların ise infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, davanın geçici iş göremezlik tazminatı bakımından kabulü ile toplam 9.093,21-TL'nin temerrüt tarihi olan 17.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından kabulü ile (Tahsilde tekerrüre yol açmayacak şekilde) toplam 310.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 17.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/9713 E. (Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin 2023/56176 E.) sayılı dosyasına yapılan ödemenin infazda değerlendirilmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kazanın 02.08.2016 tarihinde meydana geldiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, yargılama sürecinde yapılan ikinci ıslahın geçersiz olduğunu, çift teminat esas alınmasının hatalı olduğunu, kaza tarihi itibari ile poliçe teminat limiti 310.000,00-TL olup geçici iş göremezlik için ayrı teminatın bulunmadığını, maluliyet oranının fahiş olarak belirlendiğini, davacının kalıcı maluliyetinin olması gerekenin üzerinde tespit edildiğini, kaza ve poliçe tanzim tarihi dikkate alındığında usule uygun yönetmeliğe göre de düzenlenmediğini, maluliyet raporları arasında çelişki söz konusu olduğunu, maluliyet oranının tespiti için adli tıp genel kurulu'ndan alınacak bir nihai rapor alınması gerektiğini, poliçe tanzim tarihindeki genel şartlar gereğince davacının talebi teminat dışı olduğunu, talebe konu tedavi, bakıcı ve geçici iş göremezlik tazminatının SGK'nın sorumluluğunda kaldığını kusur oranlarının gözetilmediğini, davacının müterafik kusuru olduğunu, TRH yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne, karar verilmiştir. 1. 2918 Sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir. Somut olaya bakıldığında; meydana gelen kaza sonucunda davacı yaralanmış olup somut olay bakımından kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre uzamış zamanaşımı süresi 8 yıldır. 6098 sayılı TBK'nın 151. Maddesi gereğince süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur. Davaya konu trafik kazası 02.08.2016 tarihinde meydana geldiği göz önüne alındığında uzamış zamanaşımının 03.08.2024 tarihinde dolacağı sabittir. Bu kapsamda, 27.09.2016 tarihinde HMK'nın 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılan davada 13.02.2020 de değer artırımı yapılmış, kaldırma kararı sonrasında da 03.05.2024 tarihinde ıslah edilmiş olması dikkate alındığında davanın uzamış zamanaşımı süresinde açıldığı, değer artımı yapıldığı ve ıslah edildiğinin anlaşılmasına göre davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı, belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada, dava açılmakla alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı kesildiği için artırılan kısma yönelik alacağın zamanaşıma uğramayacağı gibi davalının süresi içerisinde zamanaşımı definde de bulunmadığının anlaşılması karşısında davalı tarafın zamanaşımına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K. ) Mahkemece davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden alınan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre trafik kazasına bağlıyaralanması nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 39 olduğu, kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle iyileşme (iş göremezlik) süresinin 02.08.2016 tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, bu sürenin ilk 3 (üç) ayında geçici olarak başka birinin bakımına muhtaç olacak şekilde yaralandığının belirlendiği, raporun kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum raporunun alınarak, muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği, anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 TBK'nın 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanarak tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dahilinde davalı trafik sigortacısı tedavi giderlerinden de sorumludur. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda kaldırma kararından önceki 10.02.2020 tarihli kusur raporu esas alınmak suretiyle dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak, bilinen / bilinmeyen dönem ayrımı yapılıp, asgari ücreti üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda tazminatın sürekli iş görmezlik tazminatının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir.Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kezde ıslah edebilir.( Yargıtay 17. HD'nin 04.11.2019 tarih ve 2017/2842 E. - 2019/10129 K. ) Bu kapsamda belirsiz alacak davası niteliğindeki davalarda dava değeri bir kez artırabileceği gibi bir kez de ıslah edebilecek olup somut olayda, 27.09.2016 tarihinde açılan davada 13.02.2020 tarihinde değer artırımı yapılmış, kaldırma kararı sonrasında da 03.05.2024 tarihinde ıslah edilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakatadır. 5. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının mevcut yaralanması ile takılması zorunlu koruyucu tertibat olan kask takılmaması arasında illiyet bağı bulunmadığı, davalı sigortalı araç sürücünün kusurlu davranışı nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğrayan davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş gücü kaybı zararına hak kazanmasına, trafik kazasından kaynaklı sürekli, geçici iş görmezlik zararı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumlulu olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 6. Davalı sigorta şirketi trafik kazası sonucu yaralanan kişinin geçici iş göremezlik ve sürekli işgöremezlik tazminatından zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamına olay tarihinde geçerli olan sakatlık ve ölüm halinde kişi başına teminat limiti ili sorumludur. Kaza tarihi itibariyle ZMSS sakatlık teminatı limiti kişi başına 310.000,00-TL'dir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının yaralanması nedeniyle 310.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 9.093,21-TL geçici iş göremezlik tazminatının kabulüne karar verilmiş olması gözetildiğinde geçici iş göremezlik tazminatı talebinin de kabul edilmesi, sakatlık teminatı yönünden poliçe limiti olan 310.000,00-TL'nin aşılması anlamına geleceğinden, mahkemece sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde sorumlu tutulması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.(Yargıtay 4. HD'nin 25.12.2025 tarih ve 2023/13219 E. 2025/17286 K., 07.10.2025 tarih ve 2023/12431 E. 2025/13675 K.) Açıklanan nedenlerle istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı toplamı davalının sorumlu olduğu poliçe teminat limitini aştığından davalının olay tarihinde geçerli poliçe teminat limiti olan 310.000,00TL ile sorumluluğuna dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın kısmen kabulü ile ; 310.000,00-TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının (tahsilde tekerrür olmamak üzere) temerrüt tarihi olan 17.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı tarafça Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/9713 E. (Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin 2023/56176 E.) sayılı dosyasına yapılan ödemenin infazda değerlendirilmesine, 2-Davacı tarafça yapılan 1.000,00-TL rapor ücreti ve 3.919,60-TL diğer yargılama gideri olmak üzere toplam 4.919,60-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 4.779,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.176,10-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 68,31-TL harç ve ıslah ile alınan 324,00-TL olmak üzere toplam 392,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.783,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 392,31-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 49.6000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 9.093,21-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 290,00-TL yargılama gideri ile 1.169,40-TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 09.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n