13. Hukuk Dairesi 2014/31178 E. , 2015/18961 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, aşırı terleme şikayeti ile ... ünvanı ile kayıtlı ...başvurduğunu, ... tarafından müvekkile aşırı terleme teşhisinin konulduğunu, bu do…
**13. Hukuk Dairesi 2014/31178 E. , 2015/18961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, aşırı terleme şikayeti ile ... ünvanı ile kayıtlı ...başvurduğunu, ... tarafından müvekkile aşırı terleme teşhisinin konulduğunu, bu doğrultuda tedaviye başlandığını ve 2 koltuk altında bulunan ter bezleri bilateral aksiler blokajı adı verilen bir operasyonla 06/08/2010 tarihinde alındığını, taburcu edildiğini, operasyondan 1 gün sonra nefes darlığı sebebiyle aniden fenalaştığını 4 gün yoğun bakımda kaldığını, maddi , manevi zarara uğradığını belirterek 15.000,00.-TL Maddi 5.000,00.-TL Manevi tazminat olmak üzere toplam 20.000,00.-TL 'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı hastaneye aşırı terleme şikayetleri ile başvurduğunu ve ilk ameliyatını 06.08.2010 tarihinde olduğunu, bu ameliyattan 6 ay sonra ameliyatla göğsüne takılan klipslerin çıkartılması için tekrar aynı doktora ameliyat olduğunu ancak 2. ameliyattan sonra aynı gün müşaade altında iken nefes darlığı şikayetlerinin baş gösterdiğini, davalı doktorun kendisi ile ilgilenmemesi nedeniyle durumu ağırlaştığından taburcu olarak dava dışı başka bir hastaneye giriş yaptığını, orada derhal ameliyata alınarak göğsüne tüp takıldığını, geçirdiği bu son ameliyat nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu, komplikasyon sonrası geçirdiği ameliyat nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini istemiştir. Davalılar, yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğunu, oluşan komplikasyon konusunda davacının bilgilendirildiğini savunmuşlardır. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu ve bir adli tıp uzmanından alınan raporlar doğrultusunda her ne kadar davalı doktorun tıbbi eksiği olsa da tazminat taleplerine konu son ameliyatın geçirilen komplikasyonun neticesi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki,vekil,vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur.(BK 386-390 maddeleri) Vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil,işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1 md.) O nedenle sağlık memuru ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.