Başvuru, delil tespiti talebinin reddine ilişkin kararda mahkemenin kanun yolu ve süresini yanlış göstermesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, delil tespiti talebinin reddine ilişkin kararda mahkemenin kanun yolu ve süresini yanlış göstermesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/7/2014 tarihinde Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 27/4/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 25/3/2016 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, zilyetliğinde bulunan taşınmazların 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılıOrman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun hükümleri gereği satışa esas alınacak bedellerin idare tarafından yüksek miktarlarda tespit edildiğini belirterek taşınmazların gerçek değerlerinin belirlenmesi için Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) delil tespiti talebinde bulunmuştur. Mahkeme 30/7/2013 tarihli ve E.2013/167, K.2013/167 Değişik İş sayılı kararı ile talebi reddetmiştir. Hüküm kısmında aşağıdaki ibarelere yer verilmiştir:"...... tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtay Başkanlığına hitaben yazılacak ve mahkememize sunulacak bir dilekçe ile temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi." Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 4/2/2014 tarihli ve E.2014/1178, K.2014/1623 sayılı ilamı ile onanmıştır. İlamın ilgili kısmı şöyledir:"...Davacı, 6292 sayılı yasa nedeniyle belirlenen taşınmaz satım bedelinin daha düşük olduğunu delil tespiti şeklinde istemiştir.Yerel mahkemece, istem konusu tespitin açılacak asıl davada yapılabileceği, tespiti istenen delilin kaybolma ihtimalinin bulunmadığı belirtilerek hukuki yarar şartı bulunmadığından reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun geçici maddesinde; "Bölge Adliye Mahkemelerinin 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun geçici maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıdaki yasal düzenleme ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun "temyiz edilebilen kararlar" başlıklı maddesi ve "temyiz edilemeyen kararlar" başlıklı 428/ maddesi birlikte değerlendirildiğinde; çekişmesiz yargı niteliğinde olan delil tespiti istemi aynı zamanda nihai karar niteliğinde de olmadığından temyiz edilebilen kararlardan değildir. Şu halde, davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir...." Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 21/5/2014 tarihli ve E.2014/6081, K.2014/8266 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. İlamın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava, delil tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, talep reddedilmiş; tespit isteyen tarafından temyiz edilen kararın Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun "temyiz edilebilen kararlar" başlıklı maddesi ve "temyiz edilemeyen kararlar" başlıklı 428/ maddesi birlikte değerlendirildiğinde; çekişmesiz yargı niteliğinde olan delil tespiti isteminin aynı zamanda nihai karar niteliğindeolmadığından temyiz edilebilen kararlardan olmadığı gerekçesiyle davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.Şu halde, temyizi kabil kararlardanolmayan delil tespiti istemine ilişkin verilen karara karşı karar düzeltme talebinde de bulunulamayacaktır. Bu nedenle karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmelidir...." Ret kararı 26/6/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, 25/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:"Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir." 6100 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabilir. Tespitin yapılmasından sonra, tespit dilekçesi, tespit kararı, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece kendiliğinden diğer tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebilir." 16/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:"Mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir."6100 sayılı Kanun'un geçici maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:"Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur."