11. Ceza Dairesi 2018/5679 E. , 2019/6047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet Suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi idare adına vekilinin 27/09/2007 tarihli, 2007/712 Esas ve 2007/791 Karar sayılı karara yönelik 18/10/2007 tarihli temyiz dilekçesinin katılma istemi mahiyetinde olduğu ve bu istemin usulünce karara bağlanmadığı anlaşılmış ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya enge
**11. Ceza Dairesi 2018/5679 E. , 2019/6047 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet Suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi idare adına vekilinin 27/09/2007 tarihli, 2007/712 Esas ve 2007/791 Karar sayılı karara yönelik 18/10/2007 tarihli temyiz dilekçesinin katılma istemi mahiyetinde olduğu ve bu istemin usulünce karara bağlanmadığı anlaşılmış ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun kabul edilmesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca, 19.08.2003 olan suç tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.06.2010 tarihine kadar bazı kesintilerle, her seferinde yeniden başlayan dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve kesinleşen mahkûmiyet hükmü nedeniyle ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.06.2010‘den itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 16.08.2013‘e kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nin 204. maddesindeki cezasının üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.