7. Ceza Dairesi 2019/8862 E. , 2023/3077 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2015/238 E., 2015/697K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER :Beraat, mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER :Katılan vekili, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî onama, kısmî düzelterek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Cez…
**7. Ceza Dairesi 2019/8862 E. , 2023/3077 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2015/238 E., 2015/697K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER :Beraat, mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER :Katılan vekili, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî onama, kısmî düzelterek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/238 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararı ile; A.Sanık ... Hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B.Sanık ... Hakkında 5607 sayılı Kanun'a (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 ... maddesi ve 54 üncü maddesi gereği 5 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyizi, sanık ... hakkında mahkumiyeti gerekirken beraat hükmü kurulmasına ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir. 2.Sanığın temyiz sebebi, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde ... otobüsünde Viranşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 3013/196 Değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada sanıklardan ...'a ait kutuda 95 adet kaçak cep telefonu ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. 2.Sanık ... aşamalarda olay tarihinde İstanbul'a giderken amcası olan diğer sanık ...'ın kendisine bir poşet içinde kutu verdiğini, içinde ne olduğunu bilmediğini beyan ettiği, sanık ...'ın ise aşamalarda cep telefonlarının kendisine ait olduğunu, yeğeni olan diğer sanık ...'a İstanbul'a giderken verdiğini, ...'ın cep telefonlarıyla ilgisi olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir. 3. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ve cep telefonları hakkında düzenlenen ve kayıt dışı olduklarını bildirir rapor dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden 1.Sanık ...'ın kaçak cep telefonlarından haberdar olduğuna dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanunun geçici 5 ... maddesinin birinci fıkrasının d bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 ... maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 ... maddesiyle eklenen Geçici 5 ... maddenin d bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin 01.04.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında halen derdest olduğu anlaşılan Derik Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/326 Esas sırasında kayıtlı dosyada suç tarihinin 07.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.12.2013 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında halen derdest olduğu anlaşılan Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/80 Esas sırasında kayıtlı dosyada suç tarihinin 14.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.02.2017 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4.5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrada sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği, adlî para cezası için anılan Kanun'un 58 ... maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanık hakkında anılan Kanun'un 58 ... maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 5.24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. 6.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine fıkra numarası belirtilmeden aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/238 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/238 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde karar verildi.