Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması ve uzun süre hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltında iken avukat yardımından yararlandırılmama nedeniyle adil yargılanma hakkının ve hastalığa rağmen tutuklanma ve tahliye edilmeme nedenleriyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması ve uzun süre hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltında iken avukat yardımından yararlandırılmama nedeniyle adil yargılanma hakkının ve hastalığa rağmen tutuklanma ve tahliye edilmeme nedenleriyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/11/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından darbe girişimiyle bağlantılı ya da darbe girişimiyle doğrudan bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51, Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Başvurucu, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlardan başlatılan soruşturma kapsamında 4/8/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu 10/8/2016 tarihinde Başsavcılığa sevk edilmiştir. İfade tutanağına göre başvurucuya yöneltilen FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamasına dair olay ve olgular açıklanmıştır. İfade esnasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu ve müdafii Savcılıkta ayrıntılı şekilde savunma yapmıştır. Savcılık aynı tarihte başvurucuyu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle Aliağa Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Tutuklama sevk yazısında özetle başvurucuya isnat edilen suç, suçlamaya ilişkin deliler ve tutuklama sebeplerinin varlığına değinilerek başvurucunun tutuklanmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Hâkimlik aynı tarihte başvurucunun savunmasını almıştır. Sorgu tutanağına göre başvurucuya isnat edilen suçlar anlatılmış ve sorgu esnasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu ve müdafii Hâkimlikte ayrıntılı şekilde savunma yapmıştır. Aliağa Sulh Ceza Hâkimliği 10/8/2016 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olmak, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaksuçlarından tutuklanmasına karar vermiştir. Başvurucu tutuklama kararına itiraz etmiş, Karşıyaka Sulh Ceza Hâkimliği 8/9/2016 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Başsavcılık 7/11/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açmıştır. İddianame İzmir Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) 20/11/2017 tarihinde kabul edilerek E.2017/695 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme 18/5/2018 tarihinde yaptığı duruşmada başvurucunun savunmasını almış ve başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Başvurucu 2/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemesinde derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Özcan Güney (B. No: 2017/20709, 15/11/2018, §§ 30-38) kararı.