3. Ceza Dairesi 2012/16708 E. , 2012/21154 K. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yaralama suçundan sanık ...'ın,5237 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2-3-c,87/1-c-son,62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2010 tarihli ve 2009/173 esas,2010/156 sayılı kararını müteakip,sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin,aynı mahkemenin30.12.2010 tari…
**3. Ceza Dairesi 2012/16708 E. , 2012/21154 K.** **"İçtihat Metni"** Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yaralama suçundan sanık ...'ın,5237 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2-3-c,87/1-c-son,62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2010 tarihli ve 2009/173 esas,2010/156 sayılı kararını müteakip,sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin,aynı mahkemenin30.12.2010 tarihli,2009/173 esas,2010/156 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 10.04.2012 tarih ve 2012/5986-21489 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.05.2012 tarih ve 2012/112018 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre;yokluğunda verilen kararın sanığa savunmasında bildirdiği adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış olup,anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön koşul olan kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre,daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise söz konusu Kanunun 35.maddesinin son fıkrasında gösterilen isrisnai durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında;gerekçeli kararın tebliği için sanığın bilinen son adresine çıkartılmış tebligat bulunmaması sebebiyle anılan Kanun maddesi uyarınca doğrudan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı gibi,Tebligat Tüzüğünün 55/2.maddesi yollamasıyla aynı tüzüğün 28.maddesinde adres araştırmasına yönelik olmak üzere belirtilen şekil şartları yerine getirilmeden yapılan tebligatın da geçerli sayılamayacağı,bu hususun Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 01.12.2004 tarih, 2004/ 20415 12070 sayılı ilamında da kabul edildiği üzere kararın kesinleşmemiş olduğu,bu nedenle sanığın öğrenme üzerine vermiş olduğu dilekçenin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden,yazılı şekilde temyiz talebinin reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.12.2010 tarih ve 2010/4-199 esas,2010/249 sayılı kararında “ “Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti” başlığını taşıyan 7201 sayılı Tebligat Yasasının 35. maddesi; "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır. Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkârlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır" hükmünü taşımaktadır. Tebligat Yasası’nın 35. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkraları uyarınca yapılan tebliğin geçerli olabilmesi için, ilgilinin kendisine veya adına tebliğ yapılabilecek kimselere bu adreste yasanın gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması, ilgilinin adresini değiştirmesine karşın yeni adresini yargı yerine bildirmemesi ve yeni adresin tebliğ memurunca da tespit edilememesi gerekmektedir.”denilmek suretiyle Tebligat Kanununun 35.maddesinin uygulanma koşulları açıkça belirtilmiştir. [adres satırı maskelendi] Mahkemece bu kez aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Yasasının 35. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı, tebligat görevlisinin 06.05.2010 günü bu adresin kapısına tebligat evrakını yapıştırarak tebliğ işlemini gerçekleştirdiği, Bu nedenle 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine uygun olarak geçerli tebligatın yapılmış olduğunun anlaşılması karşısında; Açıklanan nedenlerle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden,kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.