T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1563 KARAR NO : 2026/407 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2023 NUMARASI : 2021/165 Esas - 2023/489 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 06/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/03/2026 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1563 KARAR NO : 2026/407 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2023 NUMARASI : 2021/165 Esas - 2023/489 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 06/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/03/2026 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2023 tarih 2021/165 Esas 2023/489 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi Davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacılar vekili, 20.09.2018 tarihinde davalı .... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı, davalı ....'ın işleteni ve davalı.....'ın sürücüsü olduğu..... plakalı traktörün, davacılardan ....'un babası,.....'ın oğlu ve ....'un kardeşi .....'un sürücüsü olduğu.... plakalı motorsiklete çarparak ölümüne neden olduğunu, Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/193 E sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, traktör sürücüsü ....'ın kaza tarihinde yaşının küçük ve ehliyetsiz olduğunu, müteveffanın tek mirasçısının 2004 doğumlu kızı davacı .... olduğunu, davacı ....'un Çorlu 1. Aile Mahkemesinin 2019/339 E., 2019/663 K. sayılı dosyası ile davacı ...'u evlat edindiğini, bu nedenle velateyen de davacı konumunda olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 08.06.2020 tarihinde davacı ....'a 102.428,86 TL, 09.10.2020 tarihinde davacı...'a 40.724,27 TL ödendiğini, ancak bu hesaplamada müteveffanın gelirinin asgari ücret olarak kabul edildiğini, müteveffanın müzisyen olduğunu, gelirinin asgari ücretten yükek olduğunu, PMF yaşam tablosu ve %10 artırım ve iskonto yöntemi yerine TRH 2010 yaşam tablosunun ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, kaza nedeniyle cenaze masrafı yapıldığını, ayrıca motosikletin hasar gördüğünü, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davacı ....'nın annesi ile irtibatının bulunmadığını iddia ederek, davacı .... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000,00 TL araç hasar tazminatı ve 100.000 TL manevi tazminatın, davacı ..... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı .... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücü için kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri kapsamında (manevi tazminat sorumluluğu bulunmamak kaydı ile) temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, 12.04.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, davacı .... için destekten yoksun kalma tazminatı istemini 56.199,49 TL'ye, araç hasar tazminatı istemini 27.300,00 TL'ye, davacı .... için destekten yoksun kalma tazminatı istemini 126.036,09 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı .... Şirketi vekili, müvekkili şirket tarafından poliçe teminatı kapsamında davacı vekiline 08.06.2020 tarihinde 102.428,86 TL, 09.10.2020 tarihinde 40.724,27 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava konusu tazminatların zamanaşımına uğradığını, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiği, hesaplanacak tazminatta hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiği, müvekkilinin poliçe teminat limiti ve sigortalı sürücünün kusuru oranında sorumluluğu bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar .....ve.... vekili, davacı .....'ın yasal mirasçı olmadığını, yetkili mahkemenin Kiraz Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, KTK'nın 110. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinin İzmir ilinde bölge müdürlüğünün bulunduğu, mahkemenin dava konusu uyuşmazlık yönünden yetkili olduğu; Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/193 E. sayılı dosyasında müştekinin ......, sanığın suça sürüklenen çocuk .... olduğu, yapılan yargılama neticesinde suça sürüklenen çocuk .... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan beraat, suçu üstlenme suçu yönünden ise neticeten 1.000,00 TL adli para cezası verildiği, bu cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, birleşen Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/418 E. sayılı dosyasında ise suça sürüklenen çocuk .....'ın taksirle ölüme neden olma suçundan neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu; Karayolları Trafik Fen Heyetinden emekli bilirkişi heyetinden alınan 06.09.2021 tarihli rapora göre, davalı traktör sürücüsü .....'ın %75, müteveffanın %25 oranında kusurlu olduğu; 14.02.2022 tarihli otomotiv bilirkişi raporunda; müteveffaya ait motorsikletin onarım bedelinin yedek parça, işçilik ve KDV dahil 93.123,24 TL olduğu, kaza öncesi rayicinin 47.100,00 TL olduğu, sovtaj değerinin 12.100,00 TL olduğu, talep edilebilecek hasar bedelinin 34.900,00 TL olduğu, yaşı küçük ... vasisi...... tarafından davalı sigortaya 34.900,00 TL ödeme yapılması kaydı ile ibraname verildiği, ancak davalı sigorta tarafından yapılan herhangi bir ödeme olmadığı, kaza öncesi rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farka göre davacıların 36.400,00 TL (48.500,00-12.100,00) gerçek zararının bulunduğu, davalı sürücünün %75 kusurlu olmasına göre davacıların 27.300,00 TL talep edebileceği; aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 07.07.2022 tarihli raporda, TRH 2010 Yaşam Tablosu Progresif Rant Yöntemine göre asgari ücret üzerinden ve davacıların iddia ettiği şekilde müzisyen olarak kabul edilmesi halinde ise emsal ücrete göre hesaplama yapıldığı, 2020 yılı verilerine göre emsal ücret ve asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada, davalı sigortanın davacılara yapmış olduğu ödemenin davacıların gerçek zararını karşılamadığı, bu nedenle rapor tarihi itibariyle yeniden yapılan hesaplamada asgari ücret üzerinden kazanca göre sigorta ödemesinin güncellenmeden mahsup edilmesi halinde, davacı annenin 361.730,14 TL, davacı .....'nın 48.769,81 TL, sigorta ödemesinin güncelenip mahsup edilmesi halinde davacı annenin 342.294,26 TL, davacı .....'nın 42.294,65 TL, emsal ücret üzerinden kazanca göre sigorta ödemesinin güncellenmeden mahsup edilmesi halinde, davacı annenin 1.535.037,52 TL, davacı .....'nın 299.175,96 TL, sigorta ödemesinin güncelenip mahsup edilmesi halinde davacı annenin 1.515.601,65 TL, davacı .....'nın 292.700,81 TL destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı, cenaze giderinin ise 3.648,75 TL olduğu, 04.01.2023 tarihli ek raporda müteveffanın yeniden evlenme ihtimali dikkate alınarak 2 yıl sonra evleneceği, 2 yıl sonrasında da ikinci çocuğunun olması ihtimali ile Yargıtay içtihatları doğrultusunda destekten önce vefat eden babasının payının anneye aktarılmaması yönündeki kararları dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı, bu kapsamda yapılan hesaplamada asgari ücret üzerinden kazanca göre sigorta ödemesinin güncellenmeden mahsup edilmesi halinde, davacı annenin 150.132,48 TL, davacı .....'nın 64.527,60 TL, sigorta ödemesinin güncelenip mahsup edilmesi halinde davacı annenin 126.036,09 TL, davacı .....'nın 56.199,49 TL olduğu, söz konusu hesaplamanın kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitini aşmadığı, emsal ücret üzerinden kazanca göre sigorta ödemesinin güncellenmeden mahsup edilmesi halinde, davacı annenin 754.108,53 TL, davacı .....'nın 356.213,06 TL, sigorta şirketinin bakiye poliçe teminat limiti dikkate alındığında, davacı annenin 147.325,92 TL, davacı ......'nın 69.520,95 TL, sigorta ödemesinin güncelenip mahsup edilmesi halinde ise davacı annenin 730.012,14 TL, davacı .....'nın 347,884,95 TL, sigorta şirketinin bakiye poliçe teminat limiti dikkate alındığında davacı annenin 146.697,75 TL, davacı .....'nın 69.986,05 TL talep edebileceği yönünde görüş bildirildiği; davalı sürücünün %75 kusurlu olmasına göre davacı anne ....'ün bakiye 126.036,09 TL, davacı ....'nın ise bakiye 56.199,49 TL destekten yoksun kalma tazminatını davalı sigorta ile kazaya sebebiyet veren .... plakalı aracın işleteni olan ....'dan talep edebileceği, davacılar tarafından cenaze giderleri talebi olduğu dava dilekçesinde bildirilmiş ise de, dava dilekçesinin talep sonuç kısmında cenaze giderlerine ilişkin herhangi bir taleplerinin olmadığı, harca esas değerin gösterilmediği ve harç yatırılmadığı, bu nedenle bu yönden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kısmen kabulü ile .... için 126.036,09 TL, davacı .... için 56.199,49 TL maddi tazminatın davalı ..... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden 09.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... A.Ş ve....'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ....un hasar bedeli talebinin kısmen kabulü ile 27.300,00 TL'nin davalı ...yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden ise 09.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... A.Ş ve ....'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ....için 40.000,00 TL, davacı .... için 80.000,00 TL ve davacı .... için 20.000,00 TL manevi tazmiantın davalı ....'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... ve ... .'un davalı ....'a karşı açtıkları davanın reddine, davacıların davalı ....'a karşı açtıkları manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, ceza dosyasında ölüme neden olan ve aracı kullanan kişinin beraat ettiğini, aracı kullanmayan yaşca küçük çocuğun ceza aldığını, hatalı ceza yargılaması nedeniyle gerçek sürücüye karşı açılan dava reddedildiği için, davacıların kadınlar vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığını, manevi tazminat kısmında, hatalı ceza yargılaması nedeniyle, gerçek sürücüye karşı açılan dava reddedildiği için vekalet ücreti ödemek zorunda kalındığını, kazanın oluşumunda aslında .... plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu iken, %75 kusurlu kabul edildiğini, ceza dosyasında traktörü 18 yaşının altında ehliyetsiz sürücü ... kullanırken kazanın meydana geldiğini, babası ...'ın suçu üstlendiğini, müteveffanın kızı davacı.....'nın bir gelirinin bulunmadığını, üniversiteyi yeni kazandığını, davacı anne ....'ün babasından aldığı emekli maaşından başka bir gelirinin bulunmadığını, davacı kız kardeş ....'nin bir şirkette çalıştığını, başka geliri olmadığını, Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/193 E - 2022/63 K sayılı dosyasında traktör sürücüsünün davalı ...olduğu kabul edilmiş ise de, traktörün sürücüsünün keşifte dinlenen ve motorsiklet arkasında yaralanan ve ambulansla hastaneye kaldırılan yolcunun, kazadan 2,5 yıl sonra net olmayan, sadece keşifte boyuna bakarak, bu olabilir sözü üzerine diğer küçük kardeş... olduğu düşünülerek, davalı ...'a ceza verilmemesinin hatalı olduğunu, ceza dosyasındaki kararı bu nedenle istinaf ettiklerini, davalı ...'ın kendi avukatı bile hükmün açıklanmasına itiraz dilekçesi sırasında "traktörü müvekkilinin sürdüğünü" beyan ettiğini, istinaf kararının sonucunun beklenmesi halinde asıl sürücünün.... olduğunun ortaya çıkacağını; mütevaffanın yurt dışı eğitimli ve hem şarkı söyleyip hem de enstrüman kullanan uluslararası yarışmalara giden bir müzisyen olduğunu, gerçek gelirin uygulamada hiç bir zaman vergisel olarak sigorta kayıtlarına yansıtılamadığının bir gerçek olduğunu, bu nedenle maddi tazminat talebinin, müteveffanın gerçek geliri yerine asgari ücret üzerinden talep edilmek zorunda kalındığını, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının düşük olduğunu, davacıların manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat isteminin reddedilen kısmı yönünden davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin adaletsiz olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacılar vekili, traktör sürücüsünün gerçekte davalı .... olduğunu, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi TBK'nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (Yargıtay HGK 24.12.2014 tarih ve 2014/4-846 E. - 2014/1091 K.) Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen bu maddi olguların hukuk mahkemesi tarafından kabulü zorunludur. (Yargıtay 17. HD 14/06/2016 tarih ve 2015/3502 E. - 2016/7282 K.) Somut olayda, her ne kadar kaza tespit tutanağında davalı .... A.Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ....'ın işleteni olduğu ... plakalı traktörün sürücüsünün davalı ... olduğu belirtilmiş ise de, Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/193 E. 2023/63 K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada sürücünün dava dışı .... olduğu tespit edilerek, davalı ....'ın taksirle ölüme neden olma suçundan beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 2023/1602 E. 2023/2411 K. sayılı ilamı ile esastan reddine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği dikkate alındığında, artık bu hususun bir maddi vakıa olarak hukuk hakimini bağlayacağı kanaatine varılarak, ilk derece mahkemesince davalı .... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davacılar vekilinin bu istinaf sebebi yerinde değildir. Davacılar vekilinin, müteveffanın gelirinin düşük belirlendiğine ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; 6098 sayılı TBK'nın 53/3. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yoksun kalınan gerçek destek miktarının tespit edilebilmesi için öncelikle desteğin sağlığında elde ettiği net gelirin doğru saptanması icap eder. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar desteğin asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise SGK'dan trafik kazasının olduğu tarihteki desteğin ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler getirtilmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili kolluk araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 15.10.2020 tarih 2019/3055 Esas 2020/5754 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu davacı tarafça kanıtlanamamış olup, bu yönde dosyada herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davacının gelirinin SGK kayıt ve bilgilerine göre belirlenmiş olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekili, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul edilmesi nedeniyle aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin davacıların mağduriyetlerine neden olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326/2. maddesindeki "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Her ne kadar Anayasa Mahkemesi'nin 25.12.2024 tarih, 2024/29 E. 2024/226 K. sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2. maddesindeki hükmün manevi tazminat davaları yönünden Anayasanın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiş ve bu karar 14.03.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış ise de, söz konusu kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe gireceğinden, ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle iptal kararı henüz yürürlüğe girmemiş olmakla, ilk derece mahkemesince reddedilen manevi tazminat istemleri yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin bu istinaf sebebi yerinde değildir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur bilirkişi raporu ve aktüerya bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların kusur durumun anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, hükme esas alınan kusur oranlarının kaza tespit tutanağı ile ceza dosyasında alınan trafik bilirkişi raporu ve ATK raporu ile uyumlu olmasına, aktüerya bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden TRH 2010 yaşam tablosunun ve progresif rant ile hesaplama yapılmasının mevzuata ve dosya kapsamına uygun bulunmasına, davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmasına; mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelerin, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı .... yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'nin davacı ....'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı .... yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'nin davacı ....'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı ....yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 809,55 TL'nin mahsubu ile bakiye fazla alınan 77,55 TL'nin istek halinde davacı ....'a iadesine, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/03/2026