6. Hukuk Dairesi 2024/1446 E. , 2024/4619 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.) SAYISI : 2019/255 E., 2023/139 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret Davacılar vekili; davalı arsa sahipleri ile yüklenici ... arasında düzenlenen 26.02.1999 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile taşınmazda 15 daire ve 3 dükkan inşa edilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, yapılacak 18 bağımsız bölümden yarısının yükleniciye ve diğer yarısının arsa sah
**6. Hukuk Dairesi 2024/1446 E. , 2024/4619 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.) SAYISI : 2019/255 E., 2023/139 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret Davacılar vekili; davalı arsa sahipleri ile yüklenici ... arasında düzenlenen 26.02.1999 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile taşınmazda 15 daire ve 3 dükkan inşa edilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, yapılacak 18 bağımsız bölümden yarısının yükleniciye ve diğer yarısının arsa sahiplerine verileceğinin kararlaştırıldığını, davacıların, yüklenici ile yaptıkları sözleşmeler uyarınca yükleniciye isabet eden dairelerden satın aldıklarını ve üzerlerine düşen edimleri yerlerine getirdiklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazdaki, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile her bir davacı adına 1/18'er pay oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise; arsa sahibi davalı ...'nin, dava konusu taşınmazdaki payını, dava açılmadan önce Halide Kara'ya satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile her bir davacı adına 1/18' er pay oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili, yüklenicinin kendisine düşen edimleri yerine getirmediğini, inşaatın süresinde teslim edilmeyip yüklenici tarafından yapılmayan veya eksik bırakılan iş ve işlemlerin arsa sahiplerince tamamlandığını, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen edimlerin davacı tarafça yerine getirilmeden davanın kabulüne karar verilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., taşınmazdaki payını 22.08.2005 tarihinde dava dışı (birleştirilen davada davalı) Halide Kara'ya sattığını, davanın husumetten reddini savunmuştur. Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece; davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi’nin 2016/16315 Esas, 2019/2717 Karar sayılı ilamıyla davacı tüketiciler yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduklarından o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. Tüketici mahkemesi sıfatı ile davaya devam olunarak; davalı yüklenici ile arsa sahipleri davalılar arasında yapılan sözleşmenin yapı ortaklığı niteliğinde olduğu, yükleniciden daire satın alan davacıların yüklenici adına yapı ortaklığına dahil oldukları, taraflar arasındaki sözleşmeye göre binanın kaba inşaatının bitirildiği, bağımsız bölümlerin puan durumu arsa payı oranı olarak kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerinde kat irtifakının kurulmadığı dikkate alınarak davacıların yükleniciden satın aldıkları dairelerin puan oranları doğrultusunda davalıların tapuda kayıtlı hisselerinin iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tescil yapılması gerektiği ancak davacılara isabet eden hisselerin dava dilekçesinde talep olunan 1/18'er hisseden düşük olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, taşınmazda hissesi olmadığı anlaşılan davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ..., ..., ... ve ... vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dava yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, tapu iptal ve tescil kararı verilebilmesi için öncelikle yüklenicinin edimlerini ifa etmiş olması gerekmektedir. Arsa sahibi ve yüklenici arasındaki sözleşme kapsamında yüklenicinin edimini ifa edip etmediği konusu açıklığa kavuşturulmadığı gibi yapılan inşaatın sözleşmeye ve yürürlükte olan imar mevzuatına uygun yapılıp yapılmadığı da belli değildir. Ayrıca infazda tereddüt yaratacağı dikkate alınmaksızın karar başlığında müteveffa mirasçılarının da hatalı gösterilmiş olması da doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş öncelikle arsa sahipleri ve yüklenici arasındaki sözleşme hükümlerine göre yüklenicinin edimini ifa edip etmediği belirlenmeli, daha sonra yapılan binanın imar durumu sorularak gerektiğinde rapor da alınmak sureti ile binanın imar mevzuatına uygun olup olmadığı tespit edilmeli, uygun olmadığının anlaşılması halinde uygun hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenmeli, mümkün olduğunun anlaşılması halinde ise irtifaka esas kroki hususunda rapor almak sureti ile davacıların irtifak payının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte olup mevcut şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar ..., ..., ... ve ... lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 05.12.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.