11. Ceza Dairesi 2007/7866 E. , 2010/4775 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : 213 S.K 359/b-1,765 S.K 80,59. mad. uyarınca 17 ay 15 gün hp. Hükmolunan cezanın süresine göre koşulları oluşmadığından sanık müdafiinin incelemenin duruşmalı olarak yapılması isteminin, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü; 16.…
**11. Ceza Dairesi 2007/7866 E. , 2010/4775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : 213 S.K 359/b-1,765 S.K 80,59. mad. uyarınca 17 ay 15 gün hp. Hükmolunan cezanın süresine göre koşulları oluşmadığından sanık müdafiinin incelemenin duruşmalı olarak yapılması isteminin, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü; 16.05.2005 gün ve 25817 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununun 33. maddesi uyarınca, diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağının belirtilmesi ve bu hükme uygun olarak 04.04.2007 gün ve 26483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5615 sayılı Kanunun 20. maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 367. maddesinin 1.fıkrasında bulunan “defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün” ibaresinin “vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın” şeklinde değiştirilmesi karşısında; Vergi Dairesi Başkanı adına ... imzalı, T.C. Gelirler İdaresi Başkanlığı, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 06 Kasım 2006 gün ve 3088 sayılı yazısının, 213 sayılı Kanunun 367. maddesinde belirtilen ve dava şartı olan mütalaa niteliğinde bulunduğundan tebliğnamedeki mütalaa bulunmadığından bahisle (1 nolu) bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 28.12.2006 günlü iddianamedeki anlatıma ve dayanağı olan 27.09.2006 tarih ve 1005/24 sayılı vergi suçu raporu ve ekleri içeriğine göre sanık hakkında 2002 ve 2003 takvim yıllarında “sahte fatura kullanmak” suçlarından kamu davası açıldığı ve her takvim yılında işlenen suçların kendi içinde teselsül eden birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu gözetilmeden iki ayrı hüküm kurulması yerine hangi takvim yılında işlenen suçla ilgili olduğu da belirtilmeksizin yazılı şekilde tek hüküm kurulması, 2-)Kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine vekalet ücretine hükmolunmaması yasaya aykırı, 3-)Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,