17. Hukuk Dairesi 2015/169 E. , 2017/6050 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükmün, davalı vekili tarafından temyizi üzerine; mahkemece, 28.10.2014 tarihli ek karar ile süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine dair verilen kararın, davalı vekili tarafından süresinden …
**17. Hukuk Dairesi 2015/169 E. , 2017/6050 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükmün, davalı vekili tarafından temyizi üzerine; mahkemece, 28.10.2014 tarihli ek karar ile süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine dair verilen kararın, davalı vekili tarafından süresinden sonra temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalının idaresindeki araçla davacının idaresindeki aracın çarpışmasıyla oluşan kazada, davacının yaralanıp %13,1 maluliyete uğradığını, davacının bu kalıcı maluliyeti nedeniyle manevi olarak da zarar gördüğünü belirterek, 50.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davaya konu edilen kazada davalının kusuru bulunmadığını, davacının kişilik haklarına saldırı sözkonusu olmadığından manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 6.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıda tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş; mahkemece, 28.10.2014 tarihli ek karar ile, davalı vekilinin temyiz süresini geçirmesi nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş; bu ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen 18.06.2014 tarihli kararın, davalı vekiline 29.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinin, HUMK'nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 17.09.2014 tarihinde verildiği; mahkeme tarafından, 28.10.2014 tarihli ek karar ile davalı vekilinin süresinde yapılmayan temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiği; bu ek kararın davalı vekiline 06.11.2014 tarihinde tebliği üzerine, davalı vekili tarafından, yasal 7 günlük süre geçirildikten sonra, 21.11.2014 tarihinde ek kararın temyiz edildiği görülmektedir. Temyiz tarihi itibariyle uygulanmakta olan HUMK'nun 432. maddesi yollamasıyla 426/F maddesinin 1. fıkrasında "İstinaf dilekçesi, yasal süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir" düzenlemesine yer verilmiştir.