TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR M.T.A. BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2016/22509) Karar Tarihi: 28/1/2021 Başvuru Numarası : 2016/22509 Karar Tarihi : 28/1/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Sinan ARMAĞAN Başvurucu : M.T.A. Vekili : Av. Mehmet OKATAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulu nan ülkeye sınır dı
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR M.T.A. BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2016/22509) Karar Tarihi: 28/1/2021 Başvuru Numarası : 2016/22509 Karar Tarihi : 28/1/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Sinan ARMAĞAN Başvurucu : M.T.A. Vekili : Av. Mehmet OKATAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulu nan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi ve geri gönderme merkezindeki tutma koşulları nedenleriyle kötü muamele yasağının, hukuka aykırı olarak idari gözetim altı nda tutma nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına iliş kindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 31/10/2016 tarihinde yapılmıştır.3. Başvurucu bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama imk ânının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur. 4. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 73. maddesi uyarınc a sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesin i talep etmiştir. 5. Komisyonca tedbir talebinin ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesini n Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 6. Bölüm tarafından 2/11/2016 tarihinde başvurucuya yönelik derh al tedbir kararı verilmesini gerektiren ciddi bir tehlike bulunmadığı gerekçesiy le tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numarası : 2016/22509 Karar Tarihi : 28/1/2021 38. Başvurucu 1989 doğumlu bir erkek olup İran İslam Cumhuriyeti (İran) vatandaşıdır. 9. Başvurucu 22/4/2015 tarihinde Türkiye ye yasal yollardan giri ş yapmış ancak yasal olarak kalma süresini aşarak vize ihlalinde bulunmuştur. 10. Göçmenlere sahte kimlik düzenlenmesini konu alan bir adli so ruşturma kapsamında başvurucu, Hatay'da yakalanmış; sonrasında İl Göç Mü dürlüğüne teslim edilmiştir. 11. Hatay Valiliğinin 22/3/2016 tarihli kararıyla başvurucunun 4 /4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu nun 54. ma ddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ve idari gö zetim altına alınmasına karar verilmiştir. 12. Başvurucu, sınır dışı etme kararının iptali için 1/4/2016 ta rihinde Hatay İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. 13. Başvurucu; dava dilekçesinde özetle yasal yollardan Türkiye' ye geldiğini, kaldığı süre boyunca herhangi bir illegal faaliyette bulunmadığ ını, haksız yere hakkında sınır dışı etme kararı alındığını, Sünni olması nedeniyle ülkesinde b askı ve zulüm göreceğinin muhakkak olduğunu, bu nedenle geri gönderme yasağı kapsamındaki kişilerden olduğunu beyan ederek işlemin iptalini talep etmiştir. 14. İdare Mahkemesinin 21/10/2016 tarihli kararıyla başvurucunun açtığı dava kesin olarak reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Dava dosyas ında yer alan bilgi ve belgelerin de ğerlendirilmesinden; davac ının göçmen ve mültecilere sahte kimlik düzenledi ğinden bahisle resmi belgede sahtecilik ve doland ırıcılık suçundan yakaland ığı, 22.04.2015 tarihinde Ülkemize yasal yollardan giri ş yapmakla birlikte yasal kal ış süresini ihlal etti ği hususlar ı birlikte de ğerlendirildi ğinde kamu yarar ı gözetilerek 6458 say ılı Kanun'un 54/1-d maddesi uyar ınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ayk ırılık bulunmad ığı sonucuna ula şılmıştır. Aç ıklanan nedenlerle, davan ın reddine..." 15. Verilen karar 9/11/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş tir. 16. Başvurucu 31/10/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuş tur. 17. Başvurucu idari gözetim altında tutulduğu geri gönderme merk ezinden salıverilmiştir. IV. İLGİLİ HUKUK 18. İlgili hukuk için bkz. A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, 28-38; Abdolghafoo r Rezae ı, B. No: 2015/17762, 6/12/2017, 20-31; B.T. [GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017, 19-38. Başvuru Numarası : 2016/22509 Karar Tarihi : 28/1/2021 4V. İNCELEME VE GEREKÇE 19. Mahkemenin 28/1/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Adli Yardım Talebi Yönünden 20. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ö lçüde güçleştirmeksizi n yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan ba şvurucunun açıkç a dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. B. İdari Gözetim Kararına İlişkin İddialar21. Başvurucu; hukuka aykırı şekilde idari gözetim altında tutul ması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, insan haysiyetiyle bağdaşmayan koşullarda geri gönderme merkezinde tutulması nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve bu konularda şikâyetini ileri sürebileceği etkili bir başvuru meka nizması bulunmadığını ifade etmiştir. 22. Anayasa Mahkemesi B.T. başvurusunda idari gözetim altında tutulma yerlerinin yönetim, denetim ve işletilmesinin İçişleri Bakanlığı tarafında n yürütülen bir kamu hizmeti olduğunu, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı doğrudan e tkilenenlerin idari yargıda tam yargı davası açabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespit e dilen bu yolun -sırf bilgi eksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisiz ol duğu biçiminde yorumlanamayacağını belirtmiş ve yabancının salıverilmesi hâlin de etkili hukuk mekanizmasının tam yargı davası olduğunu ifade etmiştir ( B.T., 45-58). 23. Anayasa Mahkemesi aynı başvuruda, idari gözetimi sona erdiri len başvurucuların hukuka aykırı olarak idari bir kararla özgürlükl erinden yoksun bırakılmaları nedeniyle uğradıklarını öne sürdükleri maddi ve manevi zararlar ının karşılanması bakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz v e ulaşılabilir olduğu görülen tam yarg ı davas ı yolu tüketilmeden yapılan başvuruların incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteli ği ile bağdaşmadığı sonucuna varmıştır ( B.T., 73; A.A., B. No: 2014/18827, 20/12/2017, 37). 24. Başvurucunun geri gönderme merkezlerinden salıverildiği görü lmüştür. Bu durumda başvurucunun geri gönderme merkezinde tutulması nedeniy le kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiala rı bakımından yukarıda açıklanan ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmamaktadır. 25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul ed ilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 26. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle mevcut ba şvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresine ilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur. Başvuru Numarası : 2016/22509 Karar Tarihi : 28/1/2021 527. Öncelikle vurgulanmalıdır ki idari yargı yerlerinde açılacak davaların süresine ilişkin koşulları incelemek ve idari davaların süresinde açılıp açılmadığını değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Öte yandan inceleme konusu b aşvuruda olduğu gibi B.T. kararındaki içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'de yayımlandığı 16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmeden, doğrudan Anayasa Mahkemesin e yapılan müracaatların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulun masını müteakip açılacak davalarda dava açma süresinin derece mahkemelerince bu kişileri n mahkemeye erişim haklarının ihlaline neden olmayacak biçimde değerlendirilmesi g erektiğine de işaret edilmelidir ( B.T., 59). 28. Kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yö nünden başvuru yollarının tüketilmemesine istinaden kabul edilemezlik kararı v erildiğinden anılan yasak ve hakla bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen e tkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemişti r. C. Sınır Dışı Etme İşlemine İlişkin İddialar1. Başvurucunun İddiaları 29. Başvurucu; etnik, dinî, siyasi ve istikrarsız durum nedeniyl e ülkesini terk ederek yasal yollardan Türkiye'ye geldiğini, vatandaş olabilmek için s ahte bir kimlik çıkarmak zorunda olduğuna inandırılarak kandırıldığını, kaldığı süre boy unca illegal bir eylemi olmadığını, hakkında tesis edilen sınır dışı etme işleminin hak sız olduğunu, ülkesinde Sünnilere bakışın herkesçe bilindiğini, bu nedenle ülkesine ger i gönderilmesi hâlinde tari f edilemez baskı ve zulme uğrayacağını ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 676 sayılı Olağanüstü H âl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (676 s ayılı KHK) ile 6458 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik sonrasında sınır dışı etme i şlemi yönünden etkili bir iç hukuk yolu bulunmadığını belirterek kötü muamele yasağı ile etk ili başvuru hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş; kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulmasını talep etmiştir. 2. Değerlendirme 30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucu 676 sayılı KHK i le yapılan değişiklikler sonrasında idari yargıda dava açılmasının sınır d ışı etme işlemini kendiliğinden durdurmayacağını, bu nedenle etkili bir başvuru yolu olmaktan ç ıktığını belirterek etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de başvurucu nun açtığı iptal davasının söz konusu değişiklikten önce kesinleştiği, dolayısıyla kararnameni n kendisinin hukuki durumunda bir değişikliğe neden olmadığı anlaşıldığından bu hak yönünden ayrıca bir inceleme yapılmamıştır. 31. Anayasa'da yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikamet ediş leri ve ülkeden çıkarılmalarına ilişkin konularda herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Uluslararası hukukta da kabul edildiği üzere bu husus, devletin egemenlik ye tkisi kapsamında kalmaktadır. Dolayısıyla devletin yabancıları ülkeye kabul etme kte veya sınır dışı etmekte takdir yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak anılan işlemleri n Anayasa'da güvence altın a alınan temel hak ve özgürlüklere müdahale oluşturması hâlinde b ireysel başvuruya konu edilebilmesi mümkündür ( A.A. ve A.A., 54). Başvuru Numarası : 2016/22509 Karar Tarihi : 28/1/2021 632. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında yaşama hakkını n yanında maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkı da güvence altına alınmıştır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan haysiyetiyl e bağdaşmayan cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı hükmüne yer verilmiş tir. Maddenin sistematiğinden de anlaşılacağı üzere birinci fıkrada genel olarak güvence altına alınan bireyin maddi ve manevi varlığı, üçüncü fıkrada kötü mua melelere karşı özel olara k korunmuştur ( A.A. ve A.A. , 55). 33. Anılan maddede, devlete getirilen kötü muamelede bulunmama (negatif) yükümlülüğünün herhangi bir istisnasına yer verilmemiştir. Teme l hak ve özgürlükleri n savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde kullanılmasının dur durulmasına imkân vere n Anayasa'nın 15. maddesinde de maddi ve manevi varlığın bütünlüğ üne dokunulamayacağı belirtilmiştir. Bu durum, kötü muamele yasağının mutlak nitelik te olduğunun açık göstergesidir ( A.A. ve A.A. , 56). 34. Ancak bu yasakla korunan hakların gerçek anlamda güvence alt ına alındığından bahsedilebilmesi için devletin kötü muamelede bulunmaması yeter li değildir. Devletin aynı zamanda bireyleri kendi görevlilerinin ve üçüncü kişilerin kötü muamele oluşturabilecek eylemlerine karşı da koruması gerekir ( A.A. ve A.A. , 57). 35. Nitekim Anayasa'nın 5. maddesinde " insan ın maddi ve manevi varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmak" devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır. Anayasa'nın 5. ve 17. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde devleti n bireyi işkence ve kötü muamele yasağına karşı koruma (pozitif) yükümlülüğünün de bulunduğu anlaşılmaktadır ( A.A. ve A.A. , 58). 36. Anayasa'nın 5., 16. ve 17. maddeleri uluslararası hukuk ve ö zellikle de Türkiye'nin taraf olduğu Cenevre Sözleşmesi'nin ilgili hükümler i ile birlikte yorumlandığında devletin egemenlik yetkisi alanında olup gönderildikleri ülkede kötü muameleye maruz kalabilecek yabancıların da maddi ve manevi varlıklarına yöneli k risklere karşı korunmalarının devletin pozitif yükümlülükleri arasında yer ald ığının kabulü gerekir ( A.A. ve A.A., 59). 37. Anılan pozitif yükümlülük kapsamında sınır dışı edilecek ki şiye ülkesinde karşılaşabileceği risklere karşı gerçek anlamda bir koruma sağl anabilmesi için bu kişiye sınır dışı kararına karşı etkili bir karşı çıkma imkân ı tanınması gerekir. Aksi hâlde sınır dışı edildiğinde kötü muameleye maruz kalma riski altında olduğunu i ddia eden ve bu iddiasını delillendirme konusunda devlete göre daha kısıtlı imkânlara sah ip olan yabancıya gerçek anlamda bir koruma sağlanabildiğinden bahsetmek mümkün olmayaca ktır ( A.A. ve A.A. , 60). 38. Dolayısıyla kötü muameleye karşı koruma pozitif yükümlülüğü nün -anılan yasağın koruduğu hakların doğası gereği- hakkında sınır dışı ka rarı verilen bir yabancıy a iddialar ını araştırtma ve bu kararı adil bir şekilde inceletme imkânı sağlayan usul güvencelerini de içerdiği kuşkusuzdur ( A.A. ve A.A. , 61). 39. Bu çerçevede sınır dışı etme işlemi sonucunda yabancının g önderileceği ülkede kötü muamele yasağının ihlal edileceğinin iddia edilmesi hâlind e idari ve yargısal makamlar tarafından söz konusu ülkede gerçek bir ihlal riskinin bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır. Anılan usul güvencelerinin bir gereği olarak idari makamlar tarafından alınan Başvuru Numarası : 2016/22509 Karar Tarihi : 28/1/2021 7sınır dışı kararlarının bağımsız bir yargı organı tarafından de netlenmesi, bu denetim süresince sınır dışı kararlarının icra edilmemesi ve yargılama sürecine t arafların etkili katılımının sağlanması gerekir ( A.A. ve A.A. , 62). 40. Kötü muameleye karşı koruma yükümlülüğü, her sınır dışı işle minde yukarıda belirtilen şekilde bir araştırma yapılmasını gerektirmez. Bu yü kümlülüğün ortaya çıkabilmesi için öncelikli olarak başvurucu tarafından savunulabilir (araştırılabilir/tartışılabilir / araştırmaya değer/makul şüphe uyandıran) bir iddia ortaya konma lıdır. Bu doğrultuda başvurucu; geri gönderileceği ülkede var olduğunu iddia ettiği kötü muamele riskinin ne olduğunu makul şekilde açıklamalı, (varsa) bu iddiayı destekley en bilgi ve belgeleri sunmalı, bu iddialar belirli bir ciddilik seviyesinde olmalıdır. Ancak s avunulabilir iddianın ortaya konması somut olayın özelliğine göre farklılık gösterebileceğin den her olayda ayrıca değerlendirme yapılmalıdır ( A.A. ve A.A. , 63). 41. Geri gönderilen ülkenin koşullarının kamu makamları tarafınd an resen araştırılması gerektiğine ilişkin kural, başvurucunun bu konuda açıklamada bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır ( Yryskul Beishenaliev, B. No: 2016/7458, 20/4/2017, 51). 42. Somut olayda başvurucu, hem İdare Mahkemesine sunduğu dava d ilekçesinde hem de başvuru formunda mezhebi nedeniyle ülkesindeki kamu maka mlarından baskı ve zulüm gördüğünü beyan etmiştir (bkz. 13, 29). Başvurucu, idd ialarını sunarken kendisiyle ilgili araştırmaya yapmaya yarar herhangi özel bir bilgi vermem iş; ülkesinden ayrılmaya zorlayan şartlara ve ne gibi sorunlar yaşadığına dair somut açı klamalar yapmamış ve (varsa) bunlara ilişkin belgeler ortaya koymamıştır. Başvurucunun kişis el durumuna ilişkin açıklama yükümlülüğünü yerine getirmediği görülmektedir. Kaldı ki başvur ucu, Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra ülkesinde yaşadığını iddia ettiği sorunlara dai r genel nitelikli açıklamaları il k kez sınır dışı etme kararından sonra dile getirmiştir. Bu durum başvurucunun beyanlarının inandırıcılığını konusunda şüphe uyandırmaktadır. 43. Sonuç olarak başvurucunun ülkesine geri gönderilmesi hâlinde kötü muameleye maruz kalacağına ilişkin genel ve soyut mahiyetteki iddialarını n araştırmaya değer nitelikte ve yeterlilikte olmadığı anlaşılmaktadır. 44. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 17. maddesin in üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal e dildiğine ilişkin iddiasının savunulabilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMA. Adli yardım talebinin KABULÜNE, B. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulmas ı talebinin KABULÜNE, C. 1. İdari gözetim altında tutma dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, Başvuru Numarası : 2016/22509 Karar Tarihi : 28/1/2021 82. Sınır dışı etme işlemi dolayısıyla kötü muamele yasağının ih lal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu nu n 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağdur iyete neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ö demekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 28/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi . Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Recai AKYEL Selahaddin MENTEŞ