4. Hukuk Dairesi 2024/2721 E. , 2024/6030 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/84 D.İş - 2021/113 K SAYISI : 2021/İHK-1193 HÜKÜM/KARAR : Kabul/ Davalının İtirazının Kabulü ile Davanın Reddi SAYISI : K-2020/68500 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların kabulü ile başvurunun reddine karar verilmişti…
**4. Hukuk Dairesi 2024/2721 E. , 2024/6030 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/84 D.İş - 2021/113 K SAYISI : 2021/İHK-1193 HÜKÜM/KARAR : Kabul/ Davalının İtirazının Kabulü ile Davanın Reddi SAYISI : K-2020/68500 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların kabulü ile başvurunun reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış bulunan, başvurana ait aracın 08.05.2020 tarihinde dava dışı araçla karıştığı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, başvuranın aracında oluşan hasar bedelinin 85.000,00 TL olarak tespit edildiğini belirterek hasar bedelinin davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacının talebinin kabulü ile 85.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili; davacının kaza anında 0,50 promil üzerinde alkollü olduğu için hasarın teminat dışı olduğunu, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belireterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " davacının kaza sırasında 0,50 promil üzerinde alkollü olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, alkolün kazanın oluşumunda etkisinin olmadığını ileri sürerek davalının zarardan sorumlu olduğunu beyan etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı kaza sonucu meydana gelen hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1401 vd maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 inci maddesi, 3. Değerlendirme 6847 Sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK.'nın 48/6. maddesinde; "Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK.nın 179/3 maddesinde ise "Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde yer alan; Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerin de etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiği benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 07.04.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 02.03.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları). Dosyada mevcut nöroloji uzmanı görüşünde; kaza sonrası 08.05.2020 tarihinde alkolmetre ile yapılan ölçümde dava dışı araç sürücüsünün 0 promil davacıya ait aracın sürücüsünün ise 0,45 promil oranında alkollü olduğunun tespit edildiği, kaza saati ile alkol ölçümü saati arasında 24 dakika fark olduğu yapılan hesaplamaya göre kaza esnasında 0,51 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, bununla birlikte, kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana geldiğini kabul etmek için, yalnızca sürücünün güvenli sürüs yeteneğini bozacak derecede alkollü olmasının yeterli olmadığı, aynı zamanda alkollü sürücünün kazanın meydana gelmesinde tek başına (%100) kusurlu olmasının da gerektiği belirtilerek sonuç kısmında; davacıya ait aracın sürücüsünün uyuşmazlığa konu kazada almış olduğu alkolün kazaya münhasıran etkili olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağında; dava dışı sürücünün kendi beyanına göre seyir halindeyken aracını sol tarafa park etmek istediği sırada karşı yoldan gelen tarafın kullandığı şeride girmesi sonucu aracının sağ ön yan kısımlarının bu sırada eğimli yoldan aşağıya inmekte olan davacıya ait aracın sürücüsünün kullandığı aracın sağ ön yan kısımlarıyla çarpıştığı belirtilmiştir. Alınan kusur raporunda ise; davacıya ait aracın sürücüsünün %25, dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün 0,51 promil alkollü olduğu saptanmış ise de, sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekir. Dosyaya alınan rapor uyarınca davacıya ait araç sürücüsünün tek başına kazaya sebebiyet vermediği, dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu davranışı ile olaya katılımının bulunduğu, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği anlaşılmaktadır. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince kasko poliçesi nedeniyle davalının hasarın tamamından sorumlu olduğu hususu göz ardı edilerek davacıya ait aracın sürücüsünün alkollü olduğu gerekçesi ile başvurunun reddine dair verilen kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.